Dolar
43,7259
-0,02%
Euro
51,8869
0,02%
Sterlin
59,3895
0,04%
Bitcoin
2.953.272
-0,17%
BİST-100
14.227,29
-0,78%
Gram Altın
6.862,189
-0,06%
Gümüş
73,54
0,18%
Faiz
35,71
0,00%

OWL araştırmasına göre, hanelerin yarısından fazlası borçlu, borçluların yüzde 45’inden fazlasının vadesi geçmiş borcu var

OWL’nin Finansal İyilik Araştırmasına göre hanelerin yarısından fazlası borçlu ve borçlularda %45’ten fazlasının vadesi geçmiş borcu var. Hane borçluluğunda sadece kredi kartı ve kredi borçları konuşulurken, “gizli risk alanları” göz ardı ediliyor. Hanelerde arkadaş/aileye borçlu olanların oranı %12,4; esnafa/bakkala borçluluk oranı %7,1.

24.01.2026 03:33Güncelleme: 24.01.2026 03:36
OWL araştırmasına göre, hanelerin yarısından fazlası borçlu, borçluların yüzde 45’inden fazlasının vadesi geçmiş borcu var
16px
32px

OWL Intelligence LTD’nin, Türkiye genelinde 2 bin 200 kişiyle gerçekleştirilen Finansal İyilik Hali Monitörü (FWBM) 2025 Son Çeyrek Araştırması’nın sonuçlarına göre hanelerde gelir beklentisi yükseliyor, ancak nakit dengesi bozuluyor. Haneler tarafında borçluluk yaygın, risk ise görünenden daha derin. Hanelerin yarısından fazlası borçlu ve borçlu haneler içinde vadesi geçmiş borcu olanların oranı %45–49 bandında seyrediyor. Borçlulukta bir de enformel alan var. Aile, arkadaş ve esnafa borçluluk. Bu alanda da kayda değer oranlar söz konusu. Araştırmanın bulguları şöyle:

-Finansal İyilik Hali Endeksi, 2025’in son çeyreğini 44,0 seviyesinde tamamladı ve çeyrek boyunca 50 eşik değerinin altında kaldı. Haftalık dalgalanmalara gösterge hanehalkı tarafında kalıcı bir normalleşmenin henüz oluşmadığını gösteriyor.

-Beklenti yükseliyor, bütçe rahatlamıyor: Yıl sonu çalışan maaşları artış beklentileri sayesinde gelir artışı beklentisi Kasım başındaki %17 seviyesinden aralıkta %39’a yükseldi. Ancak toplumun yaklaşık %60’ı hâlâ gelirinde artış beklemiyor.

-Daha çarpıcı olan ise gelir–gider dengesindeki bozulma. Gelirinin giderlerini karşıladığını söyleyenlerin oranı çeyrek boyunca gerileyerek Kasım başındaki %20–23 bandından aralık sonunda %18,6’ya düştü.

-Borçluluk yaygın, risk enformel alana taşıyor. Hanelerin yarısından fazlası borçlu ve borçlu haneler içinde vadesi geçmiş borcu olanların oranı %45–49 bandında seyrediyor. Kredi kartı borcunu yalnızca asgari tutarla ödeyenlerin oranının %38,4 olması, hiç ödeyemeyenlerin ise %6,6 olması borç yönetiminin büyük ölçüde nakit akışı sıkışıklığı üzerinden sürdüğünü gösteriyor.

-Borç kompozisyonu görünmeyen bir kırılganlığa işaret ediyor. Kredi kartı (%34,5) ve bireysel krediler (%23,3) başı çekerken, arkadaş/aileye borç (%12,4) ve esnafa/bakkala borç (%7,1) gibi enformel borçlanma kanallarının kayda değer payı, resmi finansal istatistiklere yansımayan “gizli risk alanları” oluşturuyor. Toplumun yaklaşık %80’i farklı düzeylerde finansal risk taşıyor.

Ekonomim'in haberine göre, tüketim kısıntı ve erteleme üzerinden ayarlanıyor. Harcama öncesi fiyat ve alternatif araştırması (%80,4) ile harcamaları erteleme (%78,2) en yaygın stratejiler olarak öne çıkıyor. Zorunlu olmayan sosyo-kültürel harcamalardan kaçınma ve temel ihtiyaçlar dışındaki kalemlerde kısıntı da yüksek oranlarda gözleniyor.

 EKONOMİDE NORMALLEŞME REFAH ARTIŞINA DÖNÜŞMEDİ

Araştırmacılar Saygın Alkurt ve Beyza Polat, sonuçları şöyle değerlendiriyor:

“Finansal İyilik Hali Monitörü’nün 2025 son çeyrek endeks değeri 44 seviyesinde ve 50 eşik değerinin altında kalması, ekonomide “normalleşme” olarak adlandırılan sürecin henüz geniş tabanlı bir refah artışına dönüşmediğini gösteriyor. Beklenti ile gerçek arasındaki makas açılıyor. Beklenti iyimser, bütçe kırılgan. Bu da hanehalkını borçla ayakta kalmaya, tüketimi ise kısıntı ve erteleme yoluyla dengelemeye zorluyor. FWBM verilerinin en kritik katkısı, finansal riski yalnızca borç miktarı üzerinden değil; borcun taşınabilirliği üzerinden ele alması. Bu yaklaşım, Türkiye’de giderek büyüyen ama çoğu zaman gözden kaçan bir risk alanını görünür kılıyor. Kredi kartı borcunun yalnızca asgari tutarla çevrilmesi, borcun bir finansman aracı olmaktan çıkıp hayatta kalma mekanizmasına dönüştüğünü gösteriyor. Daha da önemlisi, borcun kayda değer bir bölümünün enformel kanallara kaymış olması. Aileye, arkadaşlara ya da esnafa olan borçlar, resmi istatistiklerde görünmüyor; ancak bu borçlar, şoklara karşı hiçbir tampon mekanizması içermiyor.”

patronlardunyasi.com