Japonya piyasasına nasıl girdi?
Soner Oner 10 yıl önce hiçbir yerde bulunmayan Türk gıda markalarını önemli market zincirlerinde satmayı başardı.

Bütün çocukların hayalinde uzaklar vardır... Bazen bu durum bir çocukluk hayali olarak kalır. Bazen de gerçekleşir ve ortaya bütün Japonya"daki en başarılı Türk işadamlarından biri çıkar. Soner Oner Japonya"daki en başarılı Türk işadamlarından biri olmanın yanında Japon-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Direktörlüğü görevini de başarıyla yürütüyor.
Uzaklara gitme sevdası ile başlayan Japonya macerası bugün Türkiye"ye milyonlarca dolar döviz kazandıran, Türk insanının daha fazla iş ve aş sağlamasına katkıya dönüşmüş proje haline gelmiş. Şirketi Baharu"nun Genel Müdürlüğü"nü yapan Soner Oner projenin gerçekleşmesindeki en önemli unsuru tek bir kelime ile özetliyor: Güven... Bizim Japonya"daki tek ve en büyük sermayemiz güven oldu. Burada güveni sağladık yolumuz açıldı. Güven Japonya"daki başarıya götüren sihirli kelime...
Çocukluk hayalini 20"li yaşlarda Edirne"den Japonya"ya gelerek gerçekleştiren sonra da 30"lu yaşlarda Japonya"da başarıya götüren sihirli sözcüğü keşfedip Türk girişimcisinin en başarılı temsilcilerinden biri olarak Tokyo semalarında bayrak açan Soner Oner"i en az Japonlar kadar tanımak için soruları art arda sorup ilginç cevaplar alıyoruz... İşte bu güzel söyleşi...
Japonya"ya ne zaman geldiniz? Ve iş hayatı nasıl başladı?
- Yaklaşık 11 yıl önce geldim. Önce alışma safhası ardından Japonya"da iş fırsatlarını araştırmaya başladık. Japonları bize iyi satıyorlardı. Ama Türk ürünleri Japon pazarında yoktu. Bu eksikliği tespit ederek yola çıktık.
Ve gıda işi mi başladı?
- Hayır biz bu tespitleri yaparken bir yandan da turizm işine başlamıştık. Binlerce Japon"u Türkiye"ye getirdik. Ardından Türk tekstil ürünlerini tanıtmak için çok sayıda defile yaptık. Bunun da büyük faydası oldu.
Sonra gıda işi?
- Evet... Bu işler sırasında Türk gıda markalarının Japonya"da hiç olmadığını gördük. Hemen harekete geçtik. Türk markalarını Japon pazarına taşıdık.
Neler getirdiniz ve getiriyorsunuz?
- Peynirden yağa, zeytinden üzüme her şeyi getirmeye başladık. Şu anda çok sayıda firmanın 80"den fazla ürününü Japonlarla buluşturuyoruz.
Nerede satılıyor ve damak tadı tutuyor mu?
- Tokyo ve çevresindeki bütün büyük marketlerde bizim getirdiğimiz Türk markaları yer bulunuyor. Zincir marketlerde Türk ürünleri satılıyor. Üstelik çok beğeniliyor. Damak tadında sorun yok.
Sağlanan güven ardından geliştirilen ticaret sizi mutlu etti mi?
- Biz ticaret yapıyoruz. Elbette amacımız para kazanmak. Ancak ülkenize binlerce kilometre uzakta sadece para sizi mutlu etmiyor. Biz yaptığımız işleri aynı zamanda sosyal boyutu olan projeler olarak görüyoruz. Japonya"dan ilk turist kafilesini Türkiye"ye getirdiğimizde müthiş mutlu olduk. Biz buraya geldiğimiz de hiçbir marketin rafında Türk gıda markası yoktu. Şimdi bazı raflarda sadece Türk ürünleri satılıyor. Bunun keyfi, hazzı çok müthiş. Bu ülkeye hizmet. Bizim burada sattığımız bir kutu üzümTürkiye"nin gelirine de katkı olarak geri dönüyor. İnsanların işinde aşında katkımız olarak. Bunu para kazanmadan daha da önemli görüyoruz.
PAZARA GİRMEK İSTEYENLERE ALTIN ÖĞÜTLER
Japonlar ABD"li şirketlere çok güveniyor. ABD"de ofisi olmak veya bu ülkeden bir partner ile çalışmak işinizi kolaylaştırır.
Japonya"da iş yaparken Güney Kore ve diğer çevre ülkelerle de ilişkileri geliştirmeniz mümkün. Japonya"da sınıfı geçtiniz mi bu ülkelerde de sınıfı geçmiş sayılıyorsunuz.
Japonya"da iş yapanların Japonca ve Japonya"yı bilen çalışanlardan faydalanması işi kolaylaştırır. Japonlar İngilizce biliyor ama iş yapanların kendileri ile Japonca konuşmasını çok önemsiyor.
Japon piyasası için kısa vadeli beklentilere girmemek gerekir. Japonlar"ın konuyu enine boyuna düşünen, ama karar verince de hızlı hareket eden bir millet olduğu unutulmamalı.
Japonya"ya ihracatta Fransa"nın uyguladığı gibi gemi taşıma süresini kısaltmak için doğrudan gemi seferleri başlatılabilir. Bu konuda başarılı Fransa örneğinden sonra İspanya da aynı stratejiyi uyguladı.
Japonya dünyada en çok deniz ürünü tüketen, ihraç ve ithal eden ülke. Dolayısıyla deniz ürünleri ile ilgili firmaların Japonya pazarını mutlaka dikkate alması gerekiyor.
Japonya"da organik ürünler de ilgi görüyor. Akdeniz bölgesine has ürünler de öyle. İtalya ve Fransa bu ürünler için tanıtım faaliyetleri yaparak, Japon piyasasını hazır hale getirdi bile.
JAPONYA ASLINDA FIRSATLAR ÜLKESİ
Soner Oner bilmediğimiz ya da atladığımız Japonya"yı anlatırken “burası aslında fırsatlar ülkesi” diye söz başlıyor ve şu önemli vurguyu yapıyor...
Eğer bir Türk firması dünya markası olacaksa yolu mutlaka Japonya"dan geçmeli. Bu pazarda mal satmayanın dünya markası olması zor. Ama burada sattığınızda dünyanın her yerine kolayca satabilirsiniz...
Yaptıklarının Japon pazarına girmek isteyen Türk şirketlerinin ve girişimcilerinin önünü açacak gelişmeler olduğunu söyleyen Soner Oner şu noktalara dikkat çekiyor...
Japonya"da neredeyse gıdanın yüzde 60"ı ithal ediliyor. Bu pazar 80 milyar dolarlık bir pazar.
Eğer biz kaliteli ürün riskini alıp bu pazara girersek Türk gıda markaları dünya çapında şöhrete ulaşır.
Yakın zamanda, dünya ihracatında Türkiye"nin ikinci sırada bulunduğu mücevher sektörünün burada iyi iş yapacağını gördük.
Gıdadan sonra ikinci hedef olarak mücevher sektörü öne çıkacak.
Biz bunlara ek olarak Japonya"yı ve iş piyasasını iyi bilen kadromuz ile, Japon piyasasına yönelik iş yapmak isteyen firmalara tekstil ve inşaat başta olmak üzere danışmanlık hizmeti vermeye hazırız.
Ayrıca Japonlar"la işbirliği yapmak isteyen Türk firmalarının önünü açmaya onlarla Japonlar"a buluşturmaya hazırız.
MESAFE UZAK AMA NAVLUN DAHA UCUZ
Türk firmalarının “Japonya uzak navlun fiyatları çok yüksek olur” şeklinde yanlış bir değerlendirme içinde olduğuna dikkat çeken Soner Oner “Tam aksine Japanya"dan Türkiye"ye gelen gemiler boş dönüyor. Bu yüzden Japanya navlun ücreti Avrupa"dan bile ucuz” uyarısında bulunup şu noktalara da dikkat çekiyor...
Bu pazara girmek için ürün kalitesinde ve fiyatta istikrar şart.
Ambalajlamada Japonya"ya yönelik ek ihtiyaçlar karşılanmalı. Japonca bilgiler olmayan hiçbir ürün bu ülkeye giremez.
Japonların güvenin kazanmak uzun sürüyor. Bu yüzden başlangıç aşamasındaki düşük miktarlı siparişlerle yetinmek gerekiyor.
Japonya"ya gıda ithalatında Japon Sağlık Bakanlığı oldukça titiz; örneğin Türkiye"den ilk defa ithal edilen Türk beyaz peynirinin ithalat prosesi yaklaşık bir yıl sürdü.
Yine Türkiye"den ilk defa alınan Japon organik gıda sertifikası prosesi de yine yaklaşık bir yıl sürdü.
Bugün















