Ekonomi Koordinasyon Kurulu, büyüme beklentisini açıkladı
EKONOMİ / 4 saat önce
Ekonomi Koordinasyon Kurulu, büyüme beklentisini açıkladı
İstanbul'da kurulan Dream Games'in değeri 2.75 milyar dolara ulaştı
EKONOMİ / 4 saat önce
İstanbul'da kurulan Dream Games'in değeri 2.75 milyar dolara ulaştı
Kar payı avansı dağıtımında süre düzenlemesi
EKONOMİ / 5 saat önce
Kar payı avansı dağıtımında süre düzenlemesi
Kar sürücüleri esir aldı! Gaziantep'te hayat felç oldu
GÜNDEM / 5 saat önce
Kar sürücüleri esir aldı! Gaziantep'te hayat felç oldu
HABERLER>PATRONLAR
3 Nisan 2020 Cuma - 18:19

TÜSİAD, Erdoğan’ın açıkladığının 5 katı büyüklüğünde destek paketi istedi

TÜSİAD, 74 milyar dolarlık paket istedi..

TÜSİAD, Erdoğan’ın açıkladığının 5 katı büyüklüğünde destek paketi istedi

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Simone Kaslowski, Koronavirüs nedeniyle yaşananları savaş durumuna benzeterek, “Böyle bir dönemde istihdamın ve ekonomik sistemin korunması zorunlu. Yurt dışı örnekler verilen desteklerin Avrupa'da milli gelirin yüzde 20'leri civarında olduğunu gösteriyor. Ülkemizin kaynakları maalesef daha sınırlı ve enflasyon tehlikesi büyük, ancak etkileri nedeniyle neredeyse savaş durumuna benzetilen böyle bir dönemde istihdamın ve ekonomik sistemin korunması zorunlu. İstihdamın ve işletmelerin devamlılığını sağlama hedefi doğrultusunda destek paketlerinin milli gelirin yüzde 10'u seviyesinde bir büyüklüğe ulaşmasını beklemek daha gerçekçi olacaktır" dedi. TÜSİAD’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a mektup: Daha sıkı tedbirler istedi

Türkiye’nin gayrisafi yurtiçi hasılası geçen yıl 740 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu, TÜSİAD’ın yaklaşık 74 milyar dolarlık paket istediği anlamına geliyor. Erdoğan’ın son açıkladığı 100 milyar liralık paketin büyüklüğü dolar cinsinden yaklaşık 15 milyar dolardı.

"Bu yıl dış talepten katkı yok"  Sabah: TÜSİAD'dan 'tık' yok!

Kaslowski, bu yıl büyümenin oldukça cüzi oranlarda gerçekleşeceğini beklediklerini belirterek, 2. çeyrekte iç ve dış talep aynı anda duracağını ve ekonomide büyük ölçüde daralma yaşanacağını vurguladı.

TÜSİAD Başkanı, salgının seyri eğer tahmin edildiği gibi yaz aylarında azalırsa iç talebin 3. çeyrekte geri döneceğini ama küresel ekonomide, özellikle de Avrupa'da ekonomik krizin çok daha uzun süreceğini ifade etti ve “Bu nedenle yılın 2. yarısında dış talepten büyük bir katkı beklememek gerekir. 2020 iç talep ağırlıklı büyüyeceğimiz bir yıl olacak. Biz olumlu düşünerek küçük de olsa pozitif bir büyüme yakalayacağımıza inanıyoruz” dedi.

"Paketin genel büyüklüğü ekonominin büyüklüğü ile orantılı olmalı"

Simone Kaslowski, destek programının temel amacının istihdamı korumak ve işletmelerin devamlılığını sağlamak olması gerektiğini, mevcut ekonomik yapının korunamadığı durumda, salgın geçtikten sonra ekonomiyi ayağa kaldırmak için çok daha uzun bir süreye ve daha fazla kaynağa ihtiyaç duyulacağını dile getirdi.

Ne kadar erken ve yaygın destek verilirse yapıyı muhafaza etmenin o kadar mümkün olacağını vurgulayan Kaslowski, şunları ifade etti:

"Bu nedenle destek programının odağı işletmelerin nakit akışlarındaki bozulmanın zincirleme iflaslara neden olmasını engellemek ve istihdam kayıplarını en aza indirmek olmalı. Bunun yanında genel makroekonomik dengelerin sarsılmaması ve finansal bir krize neden olmaması için de tedbirler alınmalı. Döviz likiditesinde sorun yaşanmaması için Fed ile swap hattı açılması ya da alternatif dış kaynak bulunması için girişimlerde bulunulması bu anlamda önemli olacaktır. Paketin genel büyüklüğü ise ekonominin büyüklüğü ile orantılı olmalı. Yurt dışı örnekler verilen desteklerin Avrupa'da milli gelirin yüzde 20'leri civarında olduğunu gösteriyor. Ülkemizin kaynakları maalesef daha sınırlı ve enflasyon tehlikesi büyük, ancak etkileri nedeniyle neredeyse savaş durumuna benzetilen böyle bir dönemde istihdamın ve ekonomik sistemin korunması zorunlu. İstihdamın ve işletmelerin devamlılığını sağlama hedefi doğrultusunda destek paketlerinin milli gelirin yüzde 10'u seviyesinde bir büyüklüğe ulaşmasını beklemek daha gerçekçi olacaktır. Elbette öncelik ve birincil koşul ise Bilim Kurulu'nun virüsün yayılım hızını azaltmak için tavsiyelerine uymak olmalı. Çünkü insan hayatı her şeyden kıymetli ve sağlık sistemimizin devamlılığı esastır."

Artık bilim insanlarının uyarılarını hem devletlerin hem de iş dünyasının daha da fazla dikkate almasının önemine işaret eden Kaslowski, küresel risklere bu gözle bakılması gerektiğini vurguladı.

Kaslowski, salgının etkileri ile mücadele ederken iklim değişikliğiyle, plastik kirliliğiyle uzun vadeli mücadelenin de zayıflatılmaması gerektiğini vurgulayarak, "Aksine daha güçlü adımları kararlılıkla atmalıyız. Kurumların yetersiz olması onlara ihtiyaç olmadığını değil, uygulamada yetersiz kaldıklarını gösterdi. Küresel koordinasyon ve iş birliğini hızlı ve verimli şekilde sağlamak, yeni dönemde üzerinde çalışmak zorunda olduğumuz bir gerçek. Sınırların içine kendimizi kapatmanın çare olmadığı bir kez daha görüldü. Pek çok ülke birbirlerine bilimsel veri aktarımı, test kitleri, sağlık ekipmanları, hatta sağlık personeli göndererek destek verdi. Bence bunlar gelecek yeni döneme ilişkin umutlu olmamız için iyi işaretler." diye konuştu.

"Hane halkına doğrudan destekler gündeme gelmeli"

Simone Kaslowski, krizle mücadelenin, tüm ülkelerde bir süreç yönetimini ve pek çok alanda etkili adımların hayata geçirilmesini gerektirdiğini belirterek, "Ülkemizde istihdamı korumak ve özellikle küçük işletmeleri, esnafı, ticaret erbabını, kendi işinde çalışan kişileri desteklemek açısından yeni adımlara ihtiyaç var. Her ne kadar vergi ertelemeleri ve finansmana erişim açısından kolaylıklar sağlansa da burada bankacılık sektörü kaynakları tek başına herkese yetemeyecektir." diye konuştu.

Merkez Bankası'nın bankalara çok ciddi likidite sağladığını, işsizlik fonuna likidite sağlamak için tahvil alımlarına da başladığını anımsatan Kaslowski, ancak bu kadar riskli bir ortamda kredibilitesi iyi olan firmaların öne çıkacağını söyledi.

Kaslowski, bu nedenle Kredi Garanti Fonu'nun teminat gösteremeyecek durumda olan küçük işletmeler için kritik olduğunu vurgulayarak, "Burada maliyet avantajı olduğu için şimdiden firmalar arasında bir yarış başladı, limitler yetmiyor." dedi.

Salgın nedeniyle ücretleri ödeme zorluğu yaşayan firmaların kısa çalışma ödeneğinden faydalandığını, bu ödeneğin ücreti belli bir tavana kadar karşılayabildiğini aktaran Kaslowski, "Ödeneğe başvuru koşulları bir miktar kolaylaştırıldıysa da bu imkandan son 3 yılda en az 450 gün SGK primi ödemiş olma koşuluna uyabilen çalışanlar yararlanabilecek. Bu dönemin koşulları dikkate alınarak, süre şartlarının daha fazla çalışanı kapsayacak şekilde hafifletilmesi düşünülebilir." ifadelerini kullandı.

Kaslowski, halen önemli bir oranı temsil eden kayıt dışı çalışanların bu desteklerden yararlanma şansına hiç sahip olamadığına işaret ederek, salgın durumunda devletin herkese elini uzatması, dolayısıyla hane halkına doğrudan desteklerin de gündeme gelmesi gerektiğini söyledi.

"Salgın sonrası normale dönüşün planlanması gerek"

Kaslowski, vergi kolaylıklarının tüm sektörlere değil sadece "mücbir sebep" tanımındakilere sağlandığına dikkati çekerek, şunları ifade etti:

"Bu yeterli değil. Desteklerin işletmelerimizin olağan faaliyetlerinin sürdürülebilirliği anlayışıyla formüle edilmesi gerek. Çünkü salgının etkisi geçtiğinde üretime hızla ve sorunsuz geri dönebilmemiz lazım. Bu işletmelerimiz istihdam, vergi, inovasyon, katma değer ve ihracatı sürdürülebilir kılan unsurlardır. Cirosu belli bir oranın üzerinde düşen herkese kolaylık sağlanmalı. Ayrıca seçilen sektörlerin tedarik zincirlerinin nasıl etkilendiği de mutlaka hesaba katılmalı. Destekler tasarlanırken kısa vadede ekonomiye can suyu vermek ne kadar önemliyse, salgın sonrası normale dönüşün de planlanması gerekir. Bu nedenle uzun vadede yatırım ortamına zarar verebilecek serbest piyasa uygulamalarından uzak bazı düzenlemelerden de kaçınılmalıdır. Örneğin bankacılıkta yapılacak düzenlemeler Basel kriterlerinden fazla uzaklaşmamalı, ticaret kanunu ve şirketlerin sermaye yapılarına ilişkin kararlar alınacaksa yatırımcı beklentilerini olumsuz etkilememesine dikkat edilmeli."

Üyeleri için finansmana erişim, vergi ve istihdamın en öncelikli konular olduğunu belirten Kaslowski, gelirlerin ciddi oranda düşmesine rağmen hem istihdamı korumaya hem de borçlarını döndürmeye çalıştıklarını söyledi.

Kaslowski, tam anlamıyla bir kriz yönetimi durumunda olduklarını vurgulayarak, "Tüm dünyada hayatın alıştığımız gibi gitmeyeceğini biliyoruz. Dijital teknolojilerin daha da ön plana çıkacağı, zaten hızla dönüşmekte olan dünyada dönüşümün daha da hızlanacağını tahmin etmek zor değil. Şirketler açısından risk yönetimine bakış da fazlasıyla değişecek." diye konuştu.

Bu krizde de uluslararası kurumların yetersiz kaldığını bir kez daha gördüklerini, ancak bu sefer uluslararası iş birliğinin ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunun hatırlandığını anlatan Kaslowski, kendilerinin de yurt dışındaki muadilleriyle krizle mücadele konusunda sürekli iletişim kurduklarını bildirdi.

Kaslowski, kolay bir ortamda çalışmadıklarına işaret ederek, "Her gün, değişen mevzuatı ve açıklanan düzenlemeleri takip ediyoruz, üyelerimizi bilgilendiriyoruz. Bize en çok mevzuattaki değişikliklerin iş hukuku ve sözleşmeler üzerindeki etkileriyle ilgili sorular geliyor. Uzmanlarla webinarlar düzenleyerek üyeleri sürekli bu konularda bilgilendiriyoruz. Ayrıca kurduğumuz online Covid-19 portalı yoluyla yaşadıkları sorunları ve önerilerini topluyor, ilgili kamu kuruluşlarına, bakanlıklara iletiyoruz. Tabii çalışmaya devam eden yerlerde de sağlık tedbirlerine ilişkin yapılması gerekenler ön planda. Üyeler kendi iyi uygulamalarını birbirleriyle paylaşıyor, resmi kurumlarca yayınlanan rehberlere uyumu sağlamaya çalışıyorlar." bilgilerini verdi.

G20'nin bu anlamda daha aktif olması, daha bağlayıcı ve net kararlar alabilen bir kurum haline gelmesi gerektiğine vurgu yapan Kaslowski, destekleri tasarlarken mümkün olduğunca geniş bir şekilde çalışan kesimin yararlanmasını sağlamanın önemine işaret etti.

Kaslowski, bu süreç bittiğinde vatandaşların yönetimlerin krizle iyi mücadele edip edemediklerini ciddi bir sorgulamadan geçireceğini belirterek, hem devlet sistemlerinin hem de hükümetlerin ciddi biçimde sorgulanacağı bir dönemin beklediğini, şirketler için de risk yönetiminin odağa oturduğu bir yönetim anlayışının devreye gireceğini dile getirdi.

"Salgının yarattığı ekonomik yükle sadece tek bir kesimin baş etmesi mümkün değil"

Kaslowski, TÜSİAD üyelerinin salgının en başından bu yana bütün imkanlarıyla halkın ve ülkenin süreci en az hasarla atlatması için seferber olduğunu belirterek, istihdamı korumaya öncelik verirken, bir yandan da bu süreçte halk sağlığı açısından çok önemli ihtiyaçları karşılamak için çalıştıklarını ifade etti.

Yapay solunum cihazı, tıbbi destek ekipmanları, test kabinleri ve yoğun bakımda gerekli teçhizatların üretimini üstlendiklerini anlatan Kaslowski, "Bu süreçte temel ihtiyaç malzemelerine halkımızın hiçbir sorun yaşamadan ulaşabilmesi için üyelerimiz olağanüstü bir çaba gösteriyor. İnternet üzerinden sipariş ve eve teslimat sistemleri güçlendirildi. Belli bir yaşın üzerindeki vatandaşlarımıza ücretsiz verilen hizmetler var. Gıda başta olmak üzere temel ürünlerin tedarikinde sıkıntı olmaması için yoğun çaba gösteriliyor.Üyelerimizin açıkladığı tüm bu yardımlar ve kurdukları destek mekanizmaları tüm Türkiye için çok değerli. Üyelerimizle gurur duyuyoruz." değerlendirmelerini yaptı.

Kaslowski, salgının yarattığı ekonomik yükle hiçbir ülkede sadece tek bir kesimin baş etmesinin mümkün olmadığını vurguladı.

Ulusal boyuttaki afetlerde öncelikle kamu kaynakları ve politikalarının kapsayıcı şekilde harekete geçirilmesinin sağlandığı takdirde, iş dünyası ve toplumun tüm kesimlerinin dayanışması ile ekonominin kalıcı hasara uğramasının engellenebileceğinden bahseden Kaslowski, "İnsanlığın karşılaştığı bu önemli sınavda sorumluluğumuzun bilincinde olarak, küresel gelişmeleri takip etmeyi ve ülkemizin işvereniyle, çalışanıyla ve tüm toplumuyla en az hasarla etkilenmesi için katkımızı sunmayı sürdüreceğiz." dedi.

Kaslowski, sürecin başından bu yana Bilim Kurulu'nun çeşitli tavsiyeler verdiğine de değinerek, şunları söyledi:
"Salgının seyrine göre, bazı ülke örneklerinde de görüldüğü gibi, zorunlu iş alanları hariç çalışma hayatının ve sokağa çıkmanın kısıtlandığı tedbirlere ihtiyaç elbette duyulabilir. Güney Kore ve Almanya örneğindeki gibi başından itibaren çok test yapıp her vakayı ve o vaka ile temas edenleri izole etme stratejisi salgını kontrol altında tutmak için başarılı bir yöntem. Son dönemde alınan daha sıkı kararlarla ülkemizde bölgesel yayılımın önüne geçilmeye çalışılıyor. Pek çok ülkede daha sıkı tedbirlere mecbur kalındığını da biliyoruz. Bu salgınla mücadele için her türlü senaryoya hazırlıklı olmak zorundayız. Bu durumda ekonomik açıdan da daha büyük destekler gerekebilir. Buna da eş zamanlı olarak hazırlıklı olunması gerekiyor."

AYRICALIKLI ÜYELİK
Patronlarla ilgili güncel, ekonomi, finans konularından haberdar olmak ister misin?
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol
Adınız, Soyadınız:
E-posta adresiniz:

YORUMLAR


Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM

BENZER HABERLER

Koç Holding'den ‘corona’ kararı: Teklif edilenin yarısı kadar temettü dağıtacak
Borusan iki tesisinde üretime ara verdi
F1'in eski patronu Ecclestone 89 yaşında baba oluyor
Sabancı Holding'de boşalan koltuğa kim oturdu?
Aldatma belgelendi: Hem de 10 yaş daha yaşlı birisiyle
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, ailesiyle zaman geçirmek için görevine ara verdi
Alphan Manas: Yabancıların hedefi aşırı değer kaybeden Türk şirketleri olacak
Milyarder iş adamını 'Korona' yaptılar: Cem Boyner'in isyanı!
Doğuş Grubu'nun 18 yıllık geleneğine koronavirüs engeli
Kalın açıkladı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna'ya gidiyor
DÜNYA / 14 dk. önce
Kalın açıkladı: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna'ya gidiyor
Merkez Bankası, Hazine’ye akçeden kaç milyar lira aktaracak?
FİNANS / Az önce
Merkez Bankası, Hazine’ye akçeden kaç milyar lira aktaracak?
Resmen açıklandı: TCMB'den 18 Milyar Dirhem ve 64 Milyarlık swap anlaşması!
FİNANS / 2 saat önce
Resmen açıklandı: TCMB'den 18 Milyar Dirhem ve 64 Milyarlık swap anlaşması!
MESS teknoloji merkezi yurt dışına açılıyor; Azerbaycan'la tarihi anlaşma
EKONOMİ / 2 saat önce
MESS teknoloji merkezi yurt dışına açılıyor; Azerbaycan'la tarihi anlaşma
Büyük aileler DEİK'ten el çekti! 13 iş konseyine kadın başkan seçildi
EKONOMİ / 2 saat önce
Büyük aileler DEİK'ten el çekti! 13 iş konseyine kadın başkan seçildi
TÜSEDAD Başkanı uyardı; Kıtlık kapıda, ete, süte yüzde 40 zam gelecek
EKONOMİ / 2 saat önce
TÜSEDAD Başkanı uyardı; Kıtlık kapıda, ete, süte yüzde 40 zam gelecek
Ekonomi Koordinasyon Kurulu, büyüme beklentisini açıkladı
EKONOMİ / 4 saat önce
Ekonomi Koordinasyon Kurulu, büyüme beklentisini açıkladı
İstanbul'da kurulan Dream Games'in değeri 2.75 milyar dolara ulaştı
EKONOMİ / 4 saat önce
İstanbul'da kurulan Dream Games'in değeri 2.75 milyar dolara ulaştı
Patronlar Dünyası uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Ana Sayfa Patronlar Ekonomi Finans Gündem Dünya Spor Medya Tekstil İşte Başaranlar Aktüel
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva
X

AYRICALIKLI ÜYELİK

Patronlarla ilgili güncel, ekonomi, finans konularından haberdar olmak ister misin?
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol