Sedat Peker'le ilgili yeni iddia: Kaçış planı...
GÜNDEM / 3 saat önce
Sedat Peker'le ilgili yeni iddia: Kaçış planı...
İşsiz kalanı 9 Liraya konuşturacak
EKONOMİ / 7 saat önce
İşsiz kalanı 9 Liraya konuşturacak
İşçi ve işverenler dikkat! Bakan Elvan'dan destek müjdesi
EKONOMİ / 8 saat önce
İşçi ve işverenler dikkat! Bakan Elvan'dan destek müjdesi
Galatasaray'ın net borcu açıklandı: 2 Milyar 162 Milyon TL
SPOR / 18 saat önce
Galatasaray'ın net borcu açıklandı: 2 Milyar 162 Milyon TL
HABERLER>EKONOMİ
9 Haziran 2021 Çarşamba - 16:27

Mahfi Eğilmez acı tabloyu çizdi! Yoksullaştıran büyüme

Ekonomist Mahfi Eğilmez, dolar kuru ve büyüme rakamlarının Türkiye ekonomisine etkisini kişisel blogunda değerlendirdi.

Mahfi Eğilmez acı tabloyu çizdi! Yoksullaştıran büyüme

Dolar kurunun son dönemde hızlı bir yükseliş içerisine girmesi ve yüksek enflasyon vatandaşı zor durumda bırakırken hükümetin açıkladığı yüksek büyüme rakamları görenleri hayrete düşürüyor. Ekonomist Mahfi Eğilmez de kişisel internet sayfasında yazdığı yazıda bu konuya değinerek dolar kuru, büyüme ve yoksullaşma konusuna değindi.

Mahfi Eğilmez'in kişisel blogundaki yazısı:

"Ülke daha fazla üretip daha fazla ihraç eder hale geldiği halde dış ticaret hadleri bozulduğu için daha az tüketebilir duruma gelmişse bir başka ifadeyle ülke büyümüş ama refahı azalmışsa buna yoksullaştıran büyüme deniyor (Jagdish Bhagwati'nin yoksullaştıran büyüme tezi.)  

Türkiye’de daha değişik bir yoksullaştıran büyüme süreci yaşanıyor. Bunu ortaya koyabilmek için bir grafikten yararlanalım.

Bu grafikte Türkiye’nin kişi başına yıllık ortalama geliri ve USD/TL kurundaki değişim yer alıyor. 2001 krizi öncesinde 4.000 doların üzerinde olan kişi başına gelir, krizle birlikte 3.000 dolar düzeyine gerilemiş, ardından IMF destekli Güçlü Ekonomiye Geçiş Programıyla birlikte yükseliş başlamış. 2003 yılında kriz öncesi düzeyi geçen kişi başına gelir yükselmeye devam etmiş. Arada 2008 krizinin etkisiyle yaşanan düşüş (ki bu bize krizin teğet geçmediğini net bir biçimde gösteriyor) dışında 2013 yılına kadar yükseliş sürmüş. 2013 yılı 12.480 dolarla kişi başına ortalama yıllık gelirde bugüne kadar ulaşabildiğimiz doruk noktasıdır. O tarihe kadar USD/TL kurunda neredeyse bir sabitleşme olduğu görülüyor. İşin anahtarı buradadır. Bu durum program çerçevesinde alınan önlemler sonucu beklentilerdeki olumlu gelişimle doğal olarak ortaya çıkmış bulunuyor.

Kişi başına gelirde özellikle 2003- 2009 arasındaki hızlı çıkışın ardında yatanların neler olduğunu doğru anlayabilirsek ileride de buna göre adımlar atarak bir çıkış yakalama olanağı bulabiliriz. Güçlü Ekonomiye Geçiş Programıyla birlikte atılan önemli adımlar şunlardı: Bankacılık reformu yapıldı, kamu mali disiplini sağlanarak bütçe açıkları hızla düşürüldü, kamu kesiminin mali disipline girmesiyle enflasyon ve ona paralel olarak da faizler düştü. 2005 yılında AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlamasıyla Türkiye’ye yüksek miktarda doğrudan yabancı sermaye girişi başladı. Yalnızca 2006 yılında önceki seksen yılda gelen doğrudan yabancı sermaye tutarından fazlası geldi. Bu döviz girişi kuru düşürdü ve yıllarca 1 USD = 1,5 TL düzeyinde kalmasını sağladı. Bu gelişme Türk insanın yeniden kendi parasına güvenini artırdı ve 2002 yılında yüzde 57 dolayında olan Dolarizasyon Oranı (Bankalardaki yabancı para mevduatın toplam mevduat içindeki payı) 2010 yılında yüzde 29’a geriledi. Dönemin en önemli özelliği ve önceki dönemden farklılığı; beklentilerin olumlu hale gelmiş olmasıydı.

Türkiye 2010 yılından başlayarak bu yükseliş ivmesini kaybetmeye başladı. Bunun da bazı nedenleri var. IMF programı 2008 yılı Mayıs ayında tamamlandı ve yenilenmedi. Bu programın kendine göre bir zorlayıcı etkisi vardı, bunun kalkmasıyla birlikte siyasette belirli bir rahatlama ortaya çıktı ve popülizme dönüş başladı. Aynı yılda Türkiye AB ile tam üyelik idealinden kopmaya başladı. Müzakereler aksadı, verilen sözler yerine getirilemez oldu. Bunların sonucunda Türkiye’nin risk primi yükseldi, kur yükselmeye başladı. Yapılması gereken yapısal reformlar yapılmadı, hatta Merkez Bankası’nın ve düzenleyici denetleyici kurumların bağımsızlığı gibi, denetim, hesap verilebilirlik ve şeffaflık gibi birçok alanda yapısal bozulmalar ortaya çıktı. Ekonomide başlayan bu bozulmalara sosyal ve siyasal alandaki bozulmalar eşlik etti. Türkiye, uluslararası alanda hukukun üstünlüğü endeksi, basın özgürlüğü endeksi, demokrasi endeksi gibi endekslerin hepsinde geriye gitti. Bu gelişmelerin sonucu olarak Türkiye’ye döviz girişi düşmeye ve cari açığın doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıyla finansmanının yerini dış borçlanmayla finansman almaya başladı.  

Grafik bize 2008 – 2013 arasındaki ivme kaybını gösteriyor. Bu dönemde 2003 – 2008 arasındaki çıkış hızını kaybetmiş olduğumuz açıkça görülüyor. 2013 başlarında zamanın Fed Başkanı Bernanke’nin ‘parasal gevşemenin sonuna geliyoruz’ şeklinde özetlenebilecek konuşması sonrası gelişme yolundaki ülkelerden para çıkışı başladı. AB ile müzakereleri neredeyse askıya alınmış olan ve yapısal reformları yapamayan Türkiye bu gelişmeden en ağır biçimde etkilenen gelişme yolundaki ülke oldu. USD/TL kuru hızla yükselmeye yöneldi ve bu yükselişle birlikte kişi başına gelirimiz de düşüşe geçti. 2005 – 2017 arasında dünya kişi başına gelir ortalamasının üzerine çıkmayı başarmış olan Türkiye, 2018 yılından başlayarak dünya kişi başına gelir ortalamasının oldukça gerisine düşmüş durumdadır.  

Türkiye’nin 2003 – 2020 arasında yaşadığı bu gelişme önce zenginleştiren sonra yoksullaştıran büyüme serüvenidir. Türkiye, doğru politikalar uyguladığı 2003 – 2008 arasında kişi başına gelirini hızla artırarak zenginleştiren büyüme olgusunu yaşamış, çeşitli bozulmalar olsa da bu eğilim 2013 yılına kadar sürmüş ve Türkiye azalan bir eğilimle de olsa kişi başına gelirini artırarak büyümeye devam etmiştir. 2013 – 2020 arası dönem ise Türkiye’nin olumlu ivmeyi yitirdiği dönemdir. Bu dönemde ekonomi büyümeye devam etse de kişi başına gelir sürekli düşüş halinde olmuştur. Bu döneme de yoksullaştıran büyüme dönemi diyebiliriz. 

Özetle söylemek gerekirse Türkiye 2003 - 2013 arasında zenginleştiren büyüme, 2014'den bugüne kadar da yoksullaştıran büyüme olgusu yaşamış bulunuyor. 

Türkiye’nin kişi başına gelirini artırmaya devam edebilmesi için 2009’dan ve özellikle de 2013’den sonra yaptıklarının tersini yapması, bir başka ifadeyle hiç zaman geçirmeden AB ile tam üyelik müzakerelerine geri dönmesi, sosyal, siyasal ve ekonomik alanda yapısal reformları yapması gerekiyor. Ancak bunlar yapılabilirse Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı uygulaması sırasında olduğu gibi doğrudan yabancı sermaye girişinin de etkisiyle yeniden bir zenginleştiren büyüme modeline dönüş sağlanabilir."

AYRICALIKLI ÜYELİK
Patronlarla ilgili güncel, ekonomi, finans konularından haberdar olmak ister misin?
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol
Adınız, Soyadınız:
E-posta adresiniz:

YORUMLAR


Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM

BENZER HABERLER

Esnafa yönelik hibe desteği ödemesi yarın başlıyor
Kemer Country'de neler oldu? 366 Milyon Dolarlık arsa operasyonunda neler yaşandı?
Kanal İstanbul'da temel atma tarihi belli oldu
İcra İflas Kanunu'nda 'alacak önceliği' kimin olmalı?
Akaryakıt bayilerinde artık zorunlu olacak!
Zafer Havalimanı'nı kullanan yolcu sayısı 641'e çıktı; 1 milyon 317 bin kişi bekleniyor
32 Milyar Dolar serveti var! Putin'in dostu hangi Türk şirkete yatırım yaptı?
TCDD'nin bir yıllık zararı 1.3 Milyarı geçti
Bakanlık harekete geçti! Miras tarlaları masrafsız birleştirilecek
Erdoğan'ın '100 Milyar Dolarlık döviz rezervi' açıklaması ne kadar doğru?
FİNANS / 33 dk. önce
Erdoğan'ın '100 Milyar Dolarlık döviz rezervi' açıklaması ne kadar doğru?
Erdoğan'dan döviz rezervi iddiası: 100 milyar dolara ulaşmış vaziyetteyiz
EKONOMİ / 49 dk. önce
Erdoğan'dan döviz rezervi iddiası: 100 milyar dolara ulaşmış vaziyetteyiz
Babacan: 130 Milyar doları cayır cayır sattılar, Onun için dolar kurunu kontrol edemiyorlar
EKONOMİ / 51 dk. önce
Babacan: 130 Milyar doları cayır cayır sattılar, Onun için dolar kurunu kontrol edemiyorlar
Ali Ülker: ABD'de 400 dükkan kapattık, bin kişiyi işten çıkardık
PATRONLAR / 5 saat önce
Ali Ülker: ABD'de 400 dükkan kapattık, bin kişiyi işten çıkardık
Sedat Peker'le ilgili yeni iddia: Kaçış planı...
GÜNDEM / 3 saat önce
Sedat Peker'le ilgili yeni iddia: Kaçış planı...
ABD, 130 Milyon Doları istiyor: Güne damgasını vuran fotoğraf
DÜNYA / 3 saat önce
ABD, 130 Milyon Doları istiyor: Güne damgasını vuran fotoğraf
Times yazdı: İstanbul'un göbeğinde 10 Bin sterline VIP insan kaçakçılığı
GÜNDEM / 4 saat önce
Times yazdı: İstanbul'un göbeğinde 10 Bin sterline VIP insan kaçakçılığı
Uzay yoluna rekor rakam! Jeff Bezos'un yanındaki koltuk kaç milyon dolara satıldı?
PATRONLAR / 4 saat önce
Uzay yoluna rekor rakam! Jeff Bezos'un yanındaki koltuk kaç milyon dolara satıldı?
Ana Sayfa Patronlar Ekonomi Finans Gündem Dünya Spor Medya Tekstil İşte Başaranlar Aktüel
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva
X

AYRICALIKLI ÜYELİK

Patronlarla ilgili güncel, ekonomi, finans konularından haberdar olmak ister misin?
E-Mailin ile Ayrıcalıklı Üye Ol, ilk Sen haberdar ol