Usta tiyatrocu Haldun Dormen'in vefatını oğlu Ömer Dormen, sosyal medya hesabından duyurdu.
'SEVGİLİ BABAMI EBEDİYETE UĞURLAMANIN TARİFSİZ ÜZÜNTÜSÜ İÇİNDEYİM'
Ömer Doren, "Sevgili babam Haldun Dormen'i ebediyete uğurlamanın tarifsiz üzüntüsü içindeyim. Onu tanıyan, seven ve hayatına dokunduğu herkese başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun" ifadeleriyle duyurdu.

Gazeteci Ayşe Arman da kayınpederi Haldun Dormen'in vefat ettiğini sosyal medya hesabından paylaştı.
Arman, mesajında şunları kaydetti:
"Hocaların hocası @haldundormen'i az evvel kaybettik. Derin bir üzüntü içindeyiz. Sevgili babam Haldun Dormen’i ebediyete uğurlamanın tarifsiz üzüntüsü içindeyim. Onu tanıyan, seven ve hayatına dokunduğu herkese başsağlığı diliyorum. Mekânı cennet olsun. Cenaze töreni ile ilgili bilgiler bilahare paylaşılacaktır."
Usta sanatçı, kısa süre önce geçirdiği enfeksiyon nedeniyle özel bir hastanede tedavi görüyordu.
Devlet sanatçısı Haldun Dormen, 1990'lı yıllarda Hacettepe Üniversitesi tarafından Onursal Bilim Doktoru ünvanıyla ödüllendirildi, birçok önemli festivalde onur ödülüne değer görüldü.

BATILI TİYATRONUN ÖNEMLİ TEMSİLCİLERİNDEN BİRİYDİ
Türkiye'de Batılı anlamda tiyatro ve müzikalin önemli temsilcilerinden biri olarak Türk tiyatrosuna damga vuran sanatçı, Kıbrıslı iş adamı Sait Ömer Bey ile İstanbullu bir paşanın kızı Nimet Rüştü Hanımın çocuğu olarak 5 Nisan 1928'de Mersin'de dünyaya geldi.
Dormen, çocukken İstanbul'a yerleşti, lise öğrenimini Robert Koleji'nde tamamladı.

'DEVLET SANATÇISI' ÜNVANINI 1998'DE ALDI
Erken yaşta tiyatroya merak duyan Dormen, ABD'de Yale Üniversitesinde yüksek lisans yaptı. Hollywood ve New York'ta edindiği tecrübelerle Türkiye'ye dönen sanatçı, Muhsin Ertuğrul'un davetiyle "Cinayet Var" oyunuyla sahnelere adım attı.
Haldun Dormen'in 1955'te kurduğu Dormen Tiyatrosu, Türk tiyatro tarihinde dönüm noktası oldu.
"Cep Tiyatrosu" geleneğinin kurucusu olan Dormen, Metin Serezli, Nisa Serezli, Erol Günaydın ve Füsun Erbulak gibi isimleri keşfederek tiyatroda bir "Dormen Ekolü" oluşturdu.
Usta sanatçının 1961'de sahneye koyduğu "Sokak Kızı İrma" müzikali, Türkiye'de batılı anlamdaki ilk müzikal olarak tarihe geçti. Dormen, "Hisseli Harikalar Kumpanyası", "Şen Sazın Bülbülleri", "Lüküs Hayat" oyunları ile müzikal tiyatronun halk ile buluşmasını sağladı.
"Bozuk Düzen" ve "Güzel Bir Gün İçin" filmlerinde yönetmen koltuğunda yer alan Dormen, 1966'da Altın Portakal'da "Bozuk Düzen" ile "En İyi Film", "En İyi Senaryo" ve "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" (Müşfik Kenter) ödüllerini kazandı.
Sanatçının, "Güzel Bir Gün İçin" filmi, 1967'de 4. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Komedi Filmi", "En İyi Senaryo" ve "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" (Erol Günaydın) ödüllerinin sahibi oldu.

'TİYATRODAN ÇIKARKEN ARABAMI HAVAYA KALDIRDILAR'
"Devlet sanatçısı" unvanını 1998'de alan sanatçı, 2014'te 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü"ne layık görüldü.
Usta sanatçı "Sürç-ü Lisan Ettikse", "Antrakt" ve "İkinci Perde" kitapları ile hatıralarını gelecek nesillerle paylaştı.
Dormen, bir röportajında AA muhabirine, sahne sanatlarına dair, "Bu iş tutku olmadan yapılamaz. Azim lazım. Umutsuzluk yok. Umutsuzluk yaratacak durumlar olabilir. Bizim sanatçı olarak bu durumları kabul etmememiz lazım. Kendi kendinize 'Yaparsın şekerim.' diyeceksiniz" değerlendirmesinde bulunmuştu.
Üniversite yıllarında ABD'deki bir hocasından çok etkilendiğine dikkati çeken usta sanatçı, şu bilgileri vermişti:
"Ben 8-10 yaşlarında futbol oynarken ayağımı sakatladım, sakat kaldım. Olumlu bir insan olduğum için 'Ben yaparım. Herkesten iyi dans ederim.' dedim. Futbol oynayamıyorum ya bu tür şeyleri iyi yapmaya karar verdim. Tiyatroyu, sinemayı çok seviyorum. İyi bir yönetmen olacağım diye düşündüm. Sahneye çıkamam, ayağımda sakatlık var çünkü. Yale Üniversitesinde yönetmen olsanız bile, her hafta oyundan bir sahneyi oynamanız lazımdı. Jül Sezar'dan bir sahne oynuyordum. Sahne boştu, yürüyordum. Benim çok yararlandığım bir öğretmenim, dersten sonra, 'İyiydin ama niye ayağınla komiklik yapıyordun. Hiç gerek yoktu.' dedi. 'Benim ayağım sakat. Ben komiklik yapmıyorum.' dedim. Kadın kıpkırmızı oldu. Dedim ki, 'Siz bana çok önemli bir şey öğrettiniz. Demek ki ben bu ayakla sahneye çıkabilirim'. O günden beri umurumda değil. Türkiye'ye döndüm. Bir eleştirmenimiz 'Ayağın sakat, niye sahneye çıkıyorsun?' dedi. 'Ben çıkarım.' dedim ve yüzlerce oyun oynadım."
Dormen Tiyatrosunun nasıl kurulduğunu da anlatan usta oyuncu, şunları söylemişti:
"Dormen Tiyatrosu hiçbir zaman Haldun Dormen Tiyatrosu olmadı. Bizim tiyatromuz oldu. Bütün oyuncuların kurduğu tiyatro oldu. Bu yüzden hiçbir zaman benim tiyatrom diye söz etmedim. Hep bizim tiyatromuz diye söz ettim. Ben 1960'lı yıllarda tiyatroyu kurduğumdan beri Anadolu'nun her köşesine gittim. Her yerde büyük ilgiyle karşılandım. Mesela 'Sokak Kızı İrma'nın ilk turnesi Gaziantep'teydi. Korkuyorduk. İyi anlamda, kıyametler koptu. Tiyatrodan çıkarken arabamı havaya kaldırdılar. O kadar beğendiler."
Kısa süre önce geçirdiği enfeksiyon nedeniyle özel bir hastanede tedavi gören sanatçı, bugün hayatını kaybetti.
Haldun Dormen'in önemli tiyatro oyunları ve müzikallerinden bazıları şunlardır:
"Papaz Kaçtı" (1955), "Kamp 17" (1956), "Zafer Madalyası" (1958), "Cengiz Han’ın Bisikleti" (1961), "Sokak Kızı İrma" (1961), "Şahane Züğürtler" (1963),"Paramparça" (1963), "Bulvar" (1964), "Bit Yeniği" (1965), Uyuyan Prens" (1965), "Oliver!" (1970), Yaygara 70 (1970), "Hisseli Harikalar Kumpanyası" (1980), "Şen Sazın Bülbülleri" (1983), "Lüküs Hayat" (1985), "Kaç Baba Kaç" (1988), "Canlar Beni Bekler" (1993),"Bir Kış Masalı" (1995), "Kantocu" (2005) ve "Kibarlık Budalası" (2008).
patronlardunyasi.com