Patronlar


Necla DALAN

Her yıl, yılbaşı için birçok şirket veya kurumdan farklı hediyeler gelir. En geleneksel hediyeler çikolata, takvim, ajanda ve kalemdir. Bu sene en farklı takvim, Uludağ İçecek Türk Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ceylin Erbak Aytekin imzalı bir mektupla birlikte geldi. Takvim, Ceylan Erbak Ertekin ve babası Mehmet H. Erbak’ın fotoğraf yolculuğunun 15’inci yılına ulaşmasını kutlayan bir takvimdi… 

Ceylan Erbak Ertekin, mektubunda büyük dedesi Mehmet Hakkı Bey’den başlayarak dedesi Nuri Z. Erbak ve babası Mehmet H. Erbak’a uzanan fotoğrafçılık ve arşiv merakını bir aile geleneği olarak yaşatmaktan büyük onur duyduğunu anlatıyor ve şöyle devam ediyor:

“BU YIL İLHAMIMIZI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTEN VE DOĞANIN DÖNGÜLERİNDEN ALDIK”

“Bu tutku 15 yıl önce baba-kız olarak içtenlikle çıktığımız bir yolculuğa dönüştü ve her yıl özenle hazırladığımız fotoğraf takvimimizin temelini oluşturdu. İlk yıl sınırlı sayıda üretilerek başlayan bu özel gelenek, ne mutlu ki bize bugün dünyanın birçok ülkesine uzanan bir kültüre dönüştü. 2026 yılına girerken amatör bir ruhla başlayan bu sanatsal yolculuğumuzun 15’inci yılını kutlamanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu yıl ilhamımızı sürdürülebilirlikten ve doğanın döngülerinden aldık. Doğa bize yalnızca hayranlık uyandıran bir manzara sunmakla kalmaz; yenilenmeyi, dayanışmayı, köklenmeyi, sabrı ve umudu fısıldayan bir rehber olur. Biz de objektiflerimiz aracılığıyla bu duyguları taşıyan kareleri sizler için bir araya getirdik.”

ÇOCUKLAR VE TORUNLAR YÖNETİYOR

Biraz da Uludağ İçecek hakkında bilgi vereyim. Şirketin temellerini 1930 yılında Nilüfer Gazoz Fabrikası’nı kurup Nilüfer markasıyla meşrubat üretmeye başlayan Mehmet Hakkı (Erbak) Bey attı. Bugün Uludağ İçecek “Uludağ” çatı markası altında 6 kategori, 11 alt marka, 45 çeşit ürünle iç ve dış pazarlarda faaliyet gösteriyor. Şirketi Mehmet Hakkı Bey'in oğlu Nuri Zafer Erbak'ın çocukları ve torunları yönetiyor. Şirketin Onursal Başkanlığı’nı Mehmet H. Erbak, Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı ise Ömer Kızıl yürütüyor. 

Şirketin web sitesindeki bilgilere göre Uludağ markasının çıkışı Cumhuriyet öncesine, 1912'ye dayanıyor. İlk kurulduğunda "Keşiş Dağı Maden Suyu" olarak bilinen marka, Keşiş Dağı'nın isminin 1925'te Uludağ olarak değişmesinden hemen sonra, 1926'da "Uludağ" adını almış. 10 Mayıs 1931'de ise Uludağ Maden Suları Türk Limited Şirketi kurulmuş ve tüm faaliyetler bu şirket çatısı altında toplanmış.

ATATÜRK’ÜN İMZASINI TAŞIYAN İMTİYAZ 

İbrahim Talat Bey, 1870'te başlattığı maden suyu arama iznini 26 Mayıs 1912'de almış, 3 Temmuz 1916'da Sultan V. Reşad'ın imzasıyla Keşiş Dağı Maden Suyu imtiyazına sahip olmuş. Bu imtiyaz, 1923'te aynı aileden İbrahim Talat Bey'in bacanağı Hüseyin Sıtkı Ulusu'ya geçmiş. 4 Ağustos 1926'da bu imtiyaz feshedilmiş, sonrasında maden suları için ikinci kez imtiyaz, 29 Ocak 1930'da Gazi Mustafa Kemal'in imzasını taşıyan izinle tekrar alınmış. 

10 Mayıs 1931'de ise Uludağ Maden Suları Türk Limited şirketi kurulmuş ve tüm faaliyetler bu şirket çatısı altında toplanmış. Hüseyin Sıtkı, 1931'de Uludağ Maden Suları'nın Bursa ili ve yakın çevresine dağıtımı için Nilüfer Gazoz Fabrikası’nın sahibi Mehmet Hakkı Bey ile anlaşmış.

Mehmet Hakkı Bey, Kasım 1933'te Uludağ Maden Suları'nın işletme hakkını devralmış. Mehmet Hakkı Bey'in küçük oğlu Nuri Zafer Erbak 1932'de Efsane Uludağ Gazozu'nun formülünü bulmuş. 1958’de Hüseyin Sıtkı Bey'in vefatından sonra, vasiyeti ile birlikte Uludağ Maden Suları'ndaki tüm hisseler Erbak Ailesi'nde toplanmış.

“ALLAH'IM SON NEFESİMİ FABRİKADA VEREYİM”

1993 yılından sonra uzun yıllar Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Mehmet H. Erbak, 2014 yılında verdiği bir röportajda, şirketle manevi bağları olduğunu belirtmiş ve şunları söylemişti:

“1870’ten beri maden suyu arazisinin sahibiyiz, Osmanlı tapularıyla. Kıdem ortalamamız 17 yıl. Her sene emeklilerimizle ve aileleriyle beraber iftar yapıyoruz. Yarın öbür gün bunlardan koparsak biz yaşayamayız, o insanların suratına bakamayız. Size duygularımın gücünü şöyle anlatayım: Maden suyu fabrikasına gittiğimde ben şunu diyorum, Allah'ım bana burada yaşlanmak nasip et, öleceksem de burada öleyim, son nefesimi burada vereyim. Bunun ötesi yok.”

patronlardunyasi.com