Gündem


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Programda İran-İsrail-ABD savaşı kapsamında hava, kara ve deniz ulaşımına ilişkin son gelişmeleri paylaştı.

Çatışmaların başlamasından önce İran seferlerini zaten azalttıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, mevcut durumda İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye'de uçuşların durdurulduğunu dile getirdi. Bakan Uraloğlu, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn uçuşlarının ise günlük olarak iptal edildiğini belirterek “En rahat kullandığımız Riyad, Cidde, Medine ve Maskat havalimanları oldu; oraları daha aktif kullanabildik. Bu süreçte yine Nahçıvan'daki havalimanına yapılan dronlu saldırı sonucunda Azerbaycan’ın iki tane uçak Iğdır'a indi. Oradan da onları sağ salimen Nahçıvan'a göndermiş olduk” diye konuştu.

UMMAN’DAN EK SEFERLER

Gerek Türk vatandaşlarının gerekse diğer ülke vatandaşlarının ülkeye dönebilmeleri için özellikle Umman'dan ek seferler koyduklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, “Muhatabım Bakan ile görüşerek ek seferler koyduk; o devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

Doğrudan transit geçişler noktasında ve bazı uçuşların diğer ülkelere yönlendirildiğini dile getiren Uraloğlu, “Şu ana kadar çok şükür olağanı etkileyecek bir sonucun doğmasına müsaade etmedik Dışişleri ile koordineli olarak. Bizim İran'da iki tane uçağımız kaldı; bir tanesi Türk Hava Yolları, bir tanesi de Pegasus. Esasında 12 Gün Savaşı’nda 10 civarında uçağımız kalmıştı. Şimdi bu gerginlik artınca orada da süreci yönetmeye gayret ettik. Bir uçak da Irak'ta kalmış durumda. Personelleri sağ salimen getirildi, herhangi bir problem yok. İlk fırsatta inşallah uçakları da oralardan alıp olağan rutinine de dönmesini bekliyoruz” açıklamasında bulundu. Uraloğlu ayrıca mevcut durumda uçuş iptalleri noktasında havayolu şirketlerinin farklı öngörüleri olduğunu dile getirerek “Biz de Sivil Havacılık ve Dışişlerimizle beraber bu süreçleri organize ediyoruz. Karayolu ile İran üzerinden değil, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan üzerinden yönlendirdik trafiği. İlgili ülkelerle de koordine ettik.” dedi.

"14 GEMİMİZ BEKLİYOR, HERHANGİ BİR PROBLEMLERİ ŞU ANDA YOK"

Hürmüz Boğazı’nın sıkıntılı bir süreç yaşadığını dile getiren Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Orada en üst seviyede güvenlik seviyesi ilan ettik. Türk bayraklı geminin olmadığını söyleyebilirim. Türk sahipli gemilerle ve Ana Arama Kurtarma Merkezimizle sürekli irtibat halindeyiz. Tabii Hürmüz Boğazı'nın önemini dünya ticaretindeki, enerjideki, temin noktasındaki önemini sizler biliyorsunuz. Gemilerin sayısına bakarsak 14 tane Türk sahipli gemi hâlâ orada ama topladığımızda çeşitli sınıflarda 800 tane geminin hâlâ hazırda Hürmüz Boğazı'nda olduğunu söyleyebilirim. 6 tane de kruvaziyer gemisi yolcularıyla beraber orada hâlâ bekleme konumundalar. Biraz önce bahsettiğim gibi 15 gemimiz vardı; bir tanesini İran makamlarıyla, İran limanını kullandığı için müsaade alıp geçirdik. İran tarafıyla temas halinde olmaya çalışıyoruz. 14 gemimiz bekliyor, herhangi bir problemleri şu anda yok.”

"OTOYOL VE KÖPRÜLERİN SATILMASI SÖZ KONUSU DEĞİL"

Otoyol ve köprülerin özelleştirilme iddialarına ilişkin yolların canlı organizmalar gibi olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, “Yollarda rutinde 10 yılda bir hafif 20 yılda bir de ağır bakım yapmak gerekir. Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık. Bu da bizim bütçemize ciddi maliyetler getiriyor. Dolayısıyla biz burada acaba bunu belli dönemlik bir işletme hakkını verip bu yapımları işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz diye bunun bir çalışmasını yaptırıyoruz, oraların satılması zaten söz konusu değil” dedi.

Otoyol ve köprülerin devletin ve milletin olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, “2028 yılında Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü alıyoruz. İşletmecinin ya da yapanın değil, orası devletin, vatandaşımızın malı. Burada bir çalışma yapıyoruz. Belki bunu kamuoyunun görüşüne sunacağız. Kesin verilmiş bir karar yok. Biz malımızın değerini ortaya koyacağız. Ne harcayacağımızı biliyoruz. Oradan ne gelir elde edeceğimizi de öngörürsek buna göre bir karar vereceğiz” açıklamasında bulundu.

SOSYAL MEDYADA 15 YAŞ SINIRI MECLİS’TE

15 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarını kullanmasına ilişkin düzenlemeyi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TBMM Başkanlığına sunduklarını anımsatan Bakan Uraloğlu sosyal medya platformlarının bağımlılık, psikolojik sorunlar, şiddet eğilimi, aile içi çatışma, sosyal ilişkilerde olumsuzluk ve çocukların zaman israfı gibi birçok probleme yol açabildiğini dile getirdi.

Uraloğlu, “15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz. Onlar daha çok dersleriyle hemhal olsunlar. Bu interneti kullanmama değildir, özellikle onu belirtmek isterim. Türkiye'de güvenli internet uygulamamızın da çok ciddi karşılığı olduğunu belirtmek isterim” dedi.

“UYGULAMAYI AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞIMIZ İLE MECLİS’E GÖNDERDİK”

Uraloğlu, farklı ülkelerde farklı uygulamalar olduğunu ve hepsini incelediklerini belirtti. Uraloğlu, “Yaptırımı koyduğunuzda bunun uygulanabilirliğini sosyal medya platformlarıyla görüştük. Bazı denemelerde bazı ülkelerde yapıldığını özellikle söylemek isterim. İngiltere'den Amerika'ya, Fransa'dan Avustralya'ya kadar birçok örneği var. Dolayısıyla biz de bunlardan kendi değerlerimizi de dikkate alarak bir uygulamayı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ile Meclis’e gönderdik.” diye konuştu.

Uraloğlu ayrıca, bir kamuoyu araştırma şirketine yaptırdıkları araştırmada söz konusu uygulamanın yüzde 80 civarında destek aldığını da bildirdi.

BÖLÜNMÜŞ YOLLARLA EKONOMİYE 405 MİLYAR LİRALIK KATKI

Bakan Uraloğlu karayolu sektörüne ilişkin ise, 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye, otoyol uzunluğunu ise 3 bin 796 kilometre ulaştırdıklarını kaydetti.

405 MİLYAR LİRALIK EKONOMİK FAYDA

Bölünmüş yolların trafiğin yaklaşık yüzde 80'ine hizmet ettiğini söyleyen Bakan Uraloğlu, dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaptıklarını dile getirdi. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“30 bin kilometre hani yol ne işe yaradı? 801 milyon saat zaman tasarrufu, 405 milyar TL toplam yıllık ekonomik fayda sağladığını hesaplıyoruz. 2 milyar 620 milyon litre de akaryakıt tasarrufunu bu vesileyle sağlamış olduk.”

patronlardunyasi.com