Finans


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), yabancı para kredilerde büyümeyi yavaşlatmak için 31 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere yeni bir adımı atarak 8 haftalık dönemler için yüzde 1 olan büyüme sınırını yüzde 0,5’e düşürmesi, ihracatçının tepkisini çekti. TCMB’nin bu adımı, döviz kredilerindeki artışı kontrol altında tutmayı, sıkı parasal duruşu ve finansal istikrarı desteklemeyi amaçlayan makroihtiyati tedbirler kapsamında değerlendirilirken, iş dünyası temsilcileri, kararın özellikle ihracatçı firmaların finansmana erişimini daha da zorlaştırabileceğine ve üretimi baskılayacağına işaret ediyor.

DOLAR VE TL CİNSİ TİCARİ KREDİ FAİZİ ARTIŞTA

Ekonomim’e konuşan iş dünyası kaynakları, yeni makroihtiyati önlemin yabancı para kredi kullandırmayı daha kısıtlı ve maliyetli hale getirebileceğini söylerken, söz konusu düzenlemelerin ardından döviz kredilerinde faiz oranlarının artması, bazı bankaların ise limit ve teminat koşullarını daha sıkı uygulamaya başlayabileceği dile getiriliyor. Merkez Bankası verilerine göre 31 Ocak itibariyle devreye giren yabancı para kredilerde 8 haftalık yüzde 0,5 büyüme sınırı sonrasında dolar cinsi ticari kredilerde faiz oranı yüzde 7,02'den yüzde 6,86'ya geriledi, Euro cinsi kredilerde ise 0.44 puan artışla yüzde 5,49'dan yüzde 5,93'e yükseldi. TL cinsi ticari kredi faiz oranları ise son üç haftadır sürekli yükseliş eğiliminde. 16 Ocak haftasında yüzde 40,10 seviyesinde olan TL cinsi ticari kredi faiz oranı 6 Şubat haftasında yüzde 47,13'e çıktı. Haftada 1.1 puana yakın, 3 haftada ise 7.1 puanı aşan yükseliş gerçekleşti.

KISITLARIN ÜZERİNDE ARTIŞ VAR, BANKALARIN İŞTAHI KAÇTI

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan da geçen hafta gerçekleştirdiği yılın ilk Enflasyon Raporu toplantısında yabancı para kredi büyümesinin büyüme kısıtlarının ima ettiği oranların sınırlı bir miktar üzerinde seyrettiğini kur etkisinden arındırılarak hesaplanan 13 haftalık yıllıklandırılmış yabancı para ticari kredi büyümesinin ise 30 Ocak itibarıyla yüzde 13 seviyesinde olduğunu açıkladı. Aynı dönemde TL cinsi ticari kredi büyümesi ise yüzde 41,9 seviyesinde oldu. Başkan Karahan yabancı para cinsi kredilere büyüme sınırını düşürdüklerini de hatırlattı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun haftalık verileri yabancı para kredi bakiyesinin 6 Şubat itibariyle 203.42 milyar dolar seviyesinde olduğunu gösteriyor. 31 Ocak'ta uygulanmaya başlayan yeni sıkılaştırma adımının sonrası ilk haftadan bankacılık sektöründe yabancı para kredilerde bir düşüş yaşandı. 348.3 milyon dolarlık gerileme olurken 8 hafta öncesine göre ise 6 Şubat itibariyle görünen büyüme yüzde 2,5'i aşmış durumda. Bankacılık sektörü kaynakları Merkez Bankası'nın 8 haftalık yüzde 0,5 büyümesinin neredeyse yabancı para kredinin kullandırılmayacağı anlamına geldiğini, yabancı para kredi kullandırma iştahının oldukça azaldığını belirtti.

FAYAT: KREDİ-ENFLASYON YORUMU ANLAMLI DEĞİL

TOBB Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sanayi Meclisi Başkanı Şeref Fayat, 2025 yılında birçok veride, hem istihdamda hem de ihracatda düşüşler yaşandığını; 2026'ya da 2025'ten farklı verilerle girilmediğini kaydetti. Parite katkısına rağmen hazır giyim ihracatının yıla ekside başladığına dikkat çeken Fayat, “Bu durum, her zamankinden daha fazla nakde ihtiyacı olan ve teminat sorunu yaşayan bir sektör bütünü olduğunu gösteriyor” dedi. Merkez Bankası’nın, yabancı para kredi büyümesini kısıtladığını ve zorunluğu karşılıkları artırdığını söyleyen Fayat, “Şimdi bankaların yabancı para kredi verme iştahları da azaldı. Bu durum, firmaların daha kötü batmasına neden olabilir. Bu durum sanayici üzerinden enflasyon ayarlaması yapmaya çalışmak ve arzı bastırmak anlamına geliyor. Ancak ihracatçılar, TL bulamazlarsa yabancı paraya yöneliyorlardı, ancak şimdi orada da kısıtlama var. Bu durumda ne yapacaklar? Yüzde 50 faizle kredi mi çekecekler? Bu gelişme, zaten nakit bulamayan firmaları daha da zor durumda bırakıyor” diye konuştu.

Verilen kredilerin enflasyon oluşturmayacağını dile getiren Fayat, “Çünkü artık elektronik ortamda kredinin nereye kullanıldığı görülebiliyor. Bu krediler, maaş veya çek gibi belirli alanlarda kullanılabiliyor, piyasada enflasyon yaratacak alışverişler yapılamıyor. Bu nedenle bu kredilerin neden enflasyon olarak yorumlandığını anlamlandıramıyoruz. Firmalar nasıl büyüyecek, nasıl yatırım yapacak? Bu durum gerçekten büyük bir sıkıntı. Sanayiyi neden sıkıntıya sokuyoruz? Sanayi hala eleman çıkarmaya devam ediyor. Bir yandan 100 milyar lira destek verileceği söylenirken, diğer yandan parası olanın bile ulaşamayacağı regülasyonlar çıkarılıyor” ifadelerini kullandı.

DURAN: ŞU ANDA SANAYİ BANKALARA ÇALIŞIYOR

Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (KASAD) Başkanı Alican Duran da, döviz kredilerine gelen kısıtlamaya olumlu bakmadıklarını, krediye erişimde zorlanan ihracatçıya kısıtlayan bu regülasyonun makul olmadığını dile getirdi. İhracatçıların döviz girdileri olduğu için döviz kredisi kullandıklarında risklerini dengelediklerine işaret eden Duran, “Bunu kullanmaktan çekinmiyoruz çünkü TL faizleri çok yüksek. Bugün karlılıklarımız buharlaşmışken, adı yüzde 40 ama gerçeği yüzde 50'nin üzerinde olan TL faizlerini sanayinin karşılaması mümkün değil. Bu durum, sektör bağımsız olarak tüm ihracatçıları etkiliyor” dedi.

Bu adımın ihracatçıları TL krediye yönlendirdiğine vurgu yapan Duran, şöyle devam etti: “Zaten minimize olan karlılığı da tamamen yok ediyor. Şu anda sanayi bankaya çalışıyor. Enflasyonla mücadelede de 2025 yılında isteneni alamadık, hedeflerimizden uzak kapattık. İhracatçının öncelikle desteklenmesi gerekiyor, çünkü iki senedir kurdan dolayı TL giderleri çok yüksek gelirken, dövizden gelen kazanç çok daha düşük. Ara makasta yüzde 30-40 bıraktık. Dolayısıyla ihracatçıya gerçekten can suyu lazım. Bant daraltmak yerine bant açmalarını talep ediyoruz.”

patronlardunyasi.com