Gündem


Toygun ATİLLA

Bugün 3 Mart... 

Sıradan bir tarih değil. ABD'de görülen Halkbank davasında kararın açıklanacağı gün. 

Bu dosya yıllardır Türkiye'nin finansal ve diplomatik gündeminde Demokles'in kılıcı gibi sallanıyordu. Ne zaman düşeceği, düşerse ne kadar zarar vereceği belirsizdi. 

SAVAŞ GÜNDEMİNDE KARAR ANI

Bugün artık o belirsizlik bitiyor ve tam da bu yüzden daha da kritik…

İşin bir başka kritik noktası ise Halkbank davasında karar gününün savaş gündeminin içine rastlaması. 

Halkbank için çıkacak olumsuz bir karar savaş nedeniyle zaten darmadağın olmuş piyasalarda türbülansı daha da derinleştirebilir. 

BU DAVA NEDEN KRİTİK?  

Bu dava neden bu kadar uzun süre gündemde kaldı? 

Çünkü, 

Halkbank davası hiçbir zaman yalnızca bankacılık dosyası gibi okunmadı. 

Türkiye'nin hukuki risk algısı, ABD ile ilişkilerinde örtük gerilim alanı, küresel finans sisteminde entegrasyon tartışmaları ile birlikte anıldı. 

O yüzden bu dosya Türkiye için hep "kritik" oldu. 

BELİRSİZLİK ORTADAN KALKACAK

Tüm bu sebeplerden ötürü piyasalar bugüne kilitlendi. Piyasalar belirsizliği sevmez. Kötü haberi de fiyatlar ama ucu açık riski sevmez. 

Halkbank davası, bankacılık hisselerinde iskontoya, Türkiye CDS'lerinde yukarı baskıya, yabancı yatırımcıda temkinli duruşa neden olan başlıklardan biriydi. 

Bugün açıklanacak karar, iyi ya da kötü bu belirsizliği ortadan kaldıracak. Bu yüzden başlı başına önemlidir. 

OLUMLU SENARYO 

Şimdi gelelim olası senaryoları değerlendirmeye... 

Eğer karar Türkiye lehine olur da karar ağır bir finansal yatırım riskini ortadan kaldırırsa sorusunun yanıtını arayalım. 

Bankacılık hisselerinde rahatlama görülür. 

Kamu bankalarına uygulanan iskonto daralır. 

Yabancı yatırımcı psikolojisinde eşik aşılır. 

Elbette tüm bunlar bir "ekonomi mucizesi" anlamına gelmiyor. Ancak, Türkiye'nin finansal hikayesindeki en büyük belirsizliklerden birinin temizlenmesi anlamını taşıyor. 

DAHA OLUMLU SENARYO 

Şimdi gelelim daha olumlu sonuca. 

Bugün davanın olmama ve dosyanın kapanma ihtimali. Bu da iki ülkenin anlaştığı ve Halkbank'ın çok cüzi bir ceza ödeyerek dosyanın kapanması ihtimali olacaktır. Bu ihtimal Türkiye ve ABD arasındaki diplomatik, siyasi ilişkilerinde önemli bir noktaya taşınması açısından anlam kazanır ki, işte o zaman hem piyasalar hem de yabancı yatırımcı için bu iştah açıcı bir seviyeyi gösterecektir.

OLUMSUZ SENARYO 

Şimdi gelelim hiç istemediğimiz olumsuz senaryo ihtimaline... 

İşte bu durum kısa vadede piyasaların sert tepki vermesi ile sonuçlanabilir. Bankacılık hisselerinde, özellikle Halkbank özelinde satış baskısı artar. CDS'lerde geçici yukarı hareket olur. 

Ancak bu durum bile uzun süredir belirsizlik süreci ile baş başa olan piyasalar için bir anlamda olumlanabilir. 

Çünkü belirsizlik dönemi bitmiş ve risk artık ölçülebilir hale gelmiştir. Bu da panik yerine kontrollü fiyatlanmayı ifade eder.

SİYASİ VE DİPLOMATİK AÇIDAN HALKBANK DAVASI 

Şimdi Halkbank dosyasını siyasi ve diplomatik açıdan inceleyelim... 

Bu dava yıllardır Türkiye-ABD ilişkilerinde görünmeyen ama hissedilen bir baskı unsuru oldu. 

Savunma sanayi görüşmelerinde, ekonomik temaslarda, yatırımcı toplantılarında hep gündemdeydi. Hep bir dipnot olarak durdu. 

Bugün bu dosya Türkiye lehine kapanırsa iki ülke arasında belki yeni bir sayfa açmaz ama eski bir parantezin kapanmasına ve ilişkilerin önemli ölçüde yumuşamasına sebep olur. 

KILIÇ KININA GİRECEK Mİ

Bu dava kapanırsa elbette, enflasyon düşmez, cari açık kapanmaz... 

Ancak,

Türkiye üzerinde sallanan kılıcı kınına koyar. 

GÖZLER NEW YORK'TA 

Bugün 3 Mart...

Bugün açıklanacak olan sonucu sadece bir mahkeme kararı gibi okumayacağım. Türkiye'nin risk algısında bir dönemin kapanıp kapanmadığı şeklinde okuyacağım. 

O yüzden gözler bugün New York'ta olacak. 

Davanın yankısı ise Ankara'da diplomaside, İstanbul'da piyasalarda hissedilecek. 

patronlardunyasi.com