Gökmen Mert KURAL
Türkiye'nin yumuşak gücü olarak bilinen ve Latin Amerika'dan Ortadoğu'ya kadar yüz milyonlarca insanı ekran başına kilitleyen Türk dizileri için "Lale Devri" sona eriyor. İngiliz ekonomi gazetesi Financial Times (FT), geçtiğimiz günlerde yayınladığı raporda Türkiye'deki hiperenflasyonun dizi ihracatını tehdit ettiğini yazmıştı. Ancak sahadaki gerçekler, bu raporun öngörülerinin bile ötesine geçti.
"UCUZ VE KALİTELİ" DEVRİ KAPANDI
Yıllarca Hollywood kalitesindeki işleri, Avrupa ve Amerika'ya göre çok daha düşük bütçelerle çekebildiği için küresel pazarda rakipsiz olan Türkiye, bu avantajını kaybediyor.
Financial Times'ın raporunda "saatlik prodüksiyon maliyetinin 240 bin doları aştığı" belirtilerek İspanya gibi rakiplerin öne geçebileceği vurgulanmıştı. Sektör kaynaklarından edinilen son bilgilere göre ise özellikle 140 dakikayı bulan uzun bölümler nedeniyle, iddialı bir yapımın bölüm başı toplam maliyeti 500 bin doları aşmış durumda.
NEDEN 500 BİN DOLAR?
Maliyetlerin yarım milyon dolar seviyesine çıkmasının arkasında üç ana neden yatıyor:
1. Döviz Bazlı Artış: Sadece TL enflasyonu değil, döviz bazında da hizmet ve ekipman kiralarının artması.
2. Dev Oyuncu Kaşeleri: Uluslararası şöhrete kavuşan yıldız oyuncuların bölüm başı talep ettiği ücretlerin astronomik seviyelere gelmesi.
3. Teknik Giderler: Set işçiliğinden nakliyeye, yemekten kostüme kadar her kalemdeki fahiş artışlar.
İSPANYA ARTIK MÜŞTERİ DEĞİL, RAKİP!
Artan maliyetler, Türk dizilerinin en büyük alıcılarını da küstürmeye başladı. Haberde, Türk dizilerinin en sadık müşterilerinden biri olan İspanya'nın, artık benzer kalitedeki içerikleri kendi ülkesinde veya Latin Amerika'da daha ucuza mal edebildiği vurgulanıyor.
Sektör temsilcileri uyarıyor:
"Eğer bir Türk dizisinin maliyeti, bir İspanyol veya Meksika dizisinden daha pahalıya gelirse, uluslararası kanallar bizi tercih etmeyi bırakır."
1 MİLYARLIK PAZAR RİSKTE
Yıllık 1 milyar dolara yaklaşan dizi ihracatı gelirinin sürdürülebilirliği artık pamuk ipliğine bağlı. Yapımcıların artan maliyetler nedeniyle artık "risk almaktan korktuğu" ve daha garantici, düşük bütçeli işlere yönelmek zorunda kalacağı belirtiliyor. Bu durumun ise Türk dizilerinin o meşhur "zengin görsel kalitesini" düşürerek pazar kaybını hızlandırmasından endişe ediliyor.
patronlardunyasi.com