ABD Ticaret Temsilciliği (USTR), 12 Mart 2026 tarihinde 60 ekonomiye yönelik 1974 Ticaret Kanunu'nun 301. maddesi kapsamında resmi bir soruşturma başlattı. Soruşturma, bu ülkelerin zorla çalıştırılmayla üretilen malların ithalatını yasaklamadaki başarısızlıklarını mercek altına alıyor.
Bu kritik hamle, ABD Yüksek Mahkemesi'nin 20 Şubat'ta aldığı emsal niteliğindeki kararın ardından geldi. Yüksek mahkeme, ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel gümrük tarifelerini yasa dışı bularak iptal etmişti. Kararın ardından Trump yönetimi, 150 gün süreyle yüzde 10 oranında genel bir gümrük vergisi uyguladı. Trump, ilerleyen süreçte bu oranı yüzde 15'e çıkarmakla tehdit etmişti.
Yeni soruşturma, 16 ticaret ortağına yönelik aşırı endüstriyel kapasite incelemesinden sadece bir gün sonra duyuruldu. Aşırı kapasite soruşturması; Çin, Avustralya, Endonezya, Japonya, Malezya, Singapur, Güney Kore, İsviçre ve Tayland'ı hedef alıyor. Yeni hamleyle birlikte 301. madde incelemesi altındaki ülkelerin listesi de genişletilmiş oldu. USTR'nin listesinde Türkiye de yer alıyor. Listeye İngiltere , Brezilya ve Rusya gibi yeni ülkeler de dahil edildi. Listede Avrupa Birliği, Kanada, İsrail, Hindistan, Katar ve Suudi Arabistan gibi ABD'nin önemli müttefikler bulunuyor.
B PLANI DEVREDE
Asya Toplumu Politika Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve eski ABD ticaret temsilcisi Wendy Cutler konuyu değerlendirdi. Cutler, karşılıklı tarifelerin iptal edilmesiyle yönetimin B planını en kısa sürede devreye sokacağının netleştiğini söyledi.
Cutler, yeni soruşturmaların geniş kapsamını eleştirdi. Yönetimin, dünyadaki asıl aşırı kapasite sorunu olan Çin ile mücadele etmek için ortaklarıyla çalışma fırsatını kaybettiğini belirtti. Cutler, "Aşırı kapasite soruşturmasına bir düzineden fazla ülkeyi ekleyerek, ortaklarımız Çin'in aşırı kapasitesinin küresel düzeyde sunduğu ciddi zorlukları ele almak için bizimle çalışma havasında olmayacaklar." değerlendirmesini yaptı.
Hinrich Vakfı Ticaret Politikası Başkanı Deborah Elms ise inceleme takviminin gerçekçi olmadığını savundu. Elms, incelenen ülkelerin genişliği göz önüne alındığında bu takvimin çok kısa olduğunu vurguladı. Elms, kendi yasal çerçevesini oluşturan Avrupa Birliği'nin hedef alınmasına tepki gösterdi. Sicili daha zayıf ülkelerin dışarıda bırakılmasının mantıklı olmadığını ifade etti. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, sürece dair yazılı bir açıklama yayımladı. Greer, uluslararası fikir birliğine rağmen hükümetlerin yasaklayıcı tedbirleri uygulamada başarısız olduğunu söyledi.
Greer, "Amerikalı işçiler ve firmalar, zorla çalıştırma belasından elde edilen yapay maliyet avantajına sahip olabilecek yabancı üreticilerle rekabet etmek zorunda bırakıldı." dedi. Soruşturmaların asıl amacına değinen Greer, "Bu soruşturmalar, yabancı hükümetlerin zorla çalıştırılmayla üretilen malların ithalatını yasaklamak için yeterli adımları atıp atmadığını belirleyecek." ifadesini kullandı. Greer, bu iğrenç uygulamaları ortadan kaldırmadaki başarısızlığın ABD'li işçileri nasıl etkilediğinin de netleşeceğini bildirdi. Ayrıca süreci, Trump'ın geçici tarifelerinin süresinin dolacağı temmuz ayından önce tamamlamayı umduğunu kaydetti. USTR belgesine göre, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) küresel çapta çarpıcı veriler sunuyor. ILO verilerine göre 2021 itibarıyla dünyada her 1.000 kişiden 3.5'i, yani toplam 28 milyon kişi zorla çalıştırılıyor.
Belgede, 2016 ile 2021 yılları arasında zorla çalıştırılan insan sayısının 2.7 milyon arttığı belirtiliyor. ILO, bu artışın tamamen özel ekonomideki zorla çalıştırmadan kaynaklandığını ifade ediyor. Küresel özel ekonomide zorla çalıştırmadan elde edilen yıllık kârın 2024'te 63.9 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Kurban başına yıllık kâr ise tarım sektöründe 2.113 dolar, sanayi sektöründe ise 4.994 dolar olarak hesaplanıyor. ABD Çalışma Bakanlığı'nın 2024 listesinde, zorla çalıştırılmayla üretilen 134 ürün bulunuyor. Ayrıca zorla çalıştırma girdileriyle üretilen 34 alt ürün de bu listede yer alıyor.
Bu girdiler arasında giysi üretiminde kullanılan pamuk ile güneş paneli parçaları için kritik mineraller bulunuyor. Balık yağı için balıklar ve yemeklik yağlar için palm meyvesi de listeleniyor. USTR belgesi, ABD Gümrük ve Sınır Muhafaza biriminin bugüne kadar çeşitli mallar için 54 alıkoyma emri ve sekiz bulgu yayımladığını bildiriyor. Belgede Kanada, Meksika ve Avrupa Birliği'nin çeşitli tedbirler aldığı hatırlatılıyor. Ancak bu ülkelerin hiçbirinin zorla çalıştırma ithalat yasağını henüz etkili bir şekilde uygulamadığı vurgulanıyor.
Zorla çalıştırma kullanan firmaların yapay olarak daha düşük maliyetler elde ettiği belirtiliyor. Bu durumun ithalata güvenmeyen ABD'li şirketleri pazarın dışına itebileceği ifade ediliyor. Neredeyse 100 yıldır uygulanan ABD yasaları, zorla çalıştırmayı hem insani hem de ulusal güvenlik tehdidi olarak görüyor.
İPLER GERİLİYOR
Yeni soruşturmalar, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in Çinli mevkidaşı He Lifeng ile görüşeceği döneme denk geldi. Çin ticaret bakanlığı cuma günü bir açıklama yaptı. Bakanlık, 14-17 Mart tarihleri arasında Paris'te yapılacak görüşmeleri doğruladı.
Bu toplantının, Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki olası zirvenin temelini atması bekleniyor. Çin ve Küreselleşme Merkezi'nin kurucusu Wang Huiyao, zirve öncesi soruşturma başlatılmasını eleştirdi. Huiyao, bu durumun yanlış bir sinyal verdiğini söyledi.
Huiyao, 301. maddenin daha önce de denendiğini hatırlattı. Huiyao, "İki tarafın şu an ihtiyaç duyduğu şey, Orta Doğu'da yaşananlar da dahil olmak üzere, birlikte çalışmanın bir yolunu bulmaktır." dedi. ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü'nden kıdemli araştırmacı Stephen Olson da konuyu değerlendirdi. Olson, Çin'in memnuniyetsizliğini dile getirmek için Paris'teki toplantıyı kullanabileceğini belirtti. Olson, her iki tarafın da Trump-Şi görüşmesini rayında tutmaya kararlı göründüğünü vurguladı. Olson, "Bu ticaret soruşturmasının dengeleri altüst etmesini beklemiyorum." ifadesini kullandı.
Çin ticaret bakanlığı sözcüsü, ABD'nin endüstriyel üretimi aşırı kapasite olarak nitelendirmesine karşı çıktı. Sözcü, üretimi haksız ticaret uygulaması olarak görmeyi dar görüşlülük olarak tanımladı. Yetkili, Washington'ı hatalarını düzeltmeye çağırdı. Sorunları diplomatik müzakereler yoluyla çözmenin doğru yoluna dönülmesi gerektiğini vurguladı. Çin, zorla çalıştırma konusunda ise soruşturmaları şu an değerlendirdiklerini duyurdu. Soruşturma listesindeki Tayvan yönetimi de benzer bir açıklama yayımladı. Tayvan, işçi haklarını iyileştirmeye ve zorla çalıştırmayı önlemeye kararlı olduklarını açıkladı. İnsan hakları ve sürdürülebilir yönetişimi vurgulamak için ABD ile çalışacaklarını bildirdi. ABD, Çinli yetkililerin etnik Uygurlar ve diğer Müslüman gruplar için çalışma kampları kurduğunu iddia ediyor. Pekin yönetimi ise bu istismar iddialarını kesin bir dille reddediyor.
ABD, eski Başkan Joe Biden'ın imzaladığı Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası kapsamında Sincan'dan gelen mallara kısıtlama getirmişti. İlk Trump yönetimi döneminde başlatılan altı 301. madde soruşturmasından Çin ve Avrupa Birliği'ne yönelik olanlar tarife artışlarıyla sonuçlanmıştı. Biden yönetimi döneminde başlatılan Brezilya ve Çin soruşturmaları ise halen devam ediyor.
60 ÜLKENİN TAM LİSTESİ
Soruşturmaya tabi olan ekonomilerin tam listesi şu şekilde:
Cezayir
Angola
Arjantin
Avustralya
Bahamalar
Bahreyn
Bangladeş
Brezilya
Kamboçya
Kanada
Şili
Çin Halk Cumhuriyeti
Kolombiya
Kosta Rika
Dominik Cumhuriyeti
Ekvador
Mısır
El Salvador
Avrupa Birliği
Guatemala
Guyana
Honduras
Hong Kong, Çin
Hindistan
Endonezya
Irak
İsrail
Japonya
Ürdün
Kazakistan
Kuveyt
Libya
Malezya
Meksika
Fas
Yeni Zelanda
Nikaragua
Nijerya
Norveç
Umman
Pakistan
Peru
Filipinler
Katar
Rusya
Suudi Arabistan
Singapur
Güney Afrika
Güney Kore
Sri Lanka
İsviçre
Tayvan
Tayland
Trinidad ve Tobago
Türkiye
Birleşik Arap Emirlikleri
İngiltere
Uruguay
Venezuela
Vietnam
patronlardunyasi.com