Gündem


Al Arabiya Business’a konuşan Saleh al-Jasser, projenin sadece bir ulaşım hattı değil, aynı zamanda “bölgesel entegrasyonu güçlendirecek, ticareti destekleyecek ve sürdürülebilir bir kara taşımacılığı sistemi kuracak” stratejik bir adım olduğunu vurguladı. 

HÜRMÜZ'E ALTERNATİF BİR KORİDOR OLABİLİR

Proje, son dönemde özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kesintiler sonrası gündeme gelen alternatif ticaret güzergâhları arayışının da bir sonucu. 

Deniz taşımacılığındaki kırılganlıklar, bölge ülkelerini kara bağlantılarını güçlendirmeye yöneltirken, söz konusu hat Körfez ile Akdeniz arasında yeni bir “lojistik omurga” oluşturabilir.

KÖRFEZ DEMİRYOLU AĞIYLA ENTEGRE EDİLECEK

Bakan al-Jasser, Kızıldeniz limanlarının yıllık 17 milyon konteyneri aşan kapasitesine dikkat çekerek, bu limanların Körfez’den gelen yüklerin yeniden dağıtımında kilit rol oynayacağını ifade etti. 

Projenin ilerleyen aşamada Körfez demiryolu ağıyla entegre edilmesi ise hattın etkisini daha da büyütecek.

SULTAN ABDÜLHAMİD'İN HİCAZ DEMİRYOLU PROJESİ

Bugünlerde yeniden gündeme gelen bu hat, Osmanlı’nın son büyük vizyon projelerinden biri olan Hicaz Demiryolu’nun izlerini taşıyor. 

Sultan 2. Abdülhamid döneminde, 1908’de tamamlanan bu demiryolu, Şam’dan başlayarak Medine’ye kadar uzanıyor, buradan kuzeye doğru Halep ve Anadolu’ya, batıya doğru ise Beyrut üzerinden Akdeniz’e bağlanan kollarıyla bölgeyi bir ağ gibi sarıyordu. 

Ancak I. Dünya Savaşı sırasında büyük ölçüde tahrip edilen demiryolu uzun yıllar atıl kaldı. Bugün planlanan yeni proje ise bu tarihi hattın modern bir versiyonu olarak Ortadoğu’da ticaret ve ulaşım dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.

patronlardunyasi.com