Toygun ATİLLA
Nefes Gazetesi'nde Recep Genel'in Sütlü Nuriye yazısını beğeni ile okudum. Küllenmeye yüz tutmuş bir hikâyeyi hatırlattı bize.
Bu yazı, devlet ile piyasanın yıllardır süren mücadelesinin özetiydi.
12 Eylül 1980 darbe döneminde devlet fiyatları bastırdı. Esnaf çözüm buldu.
O yıllarda esnaf dürüsttü. "Bu artık baklava değil. Sütlü Nuriye" dedi. Antep fıstığı yerine ceviz kullandı. Şekeri azalttı, maliyeti düşürdü. Hacmi arttırmak için de bolca süt kullandı.
Maliyet azaldı, hafif ama lezzetli bir tatlı Sütlü Nuriye doğdu.
Kıymetli meslektaşımız Recep Günel bugünkü yazısında yüksek enflasyon karşısında 80'lerde fiyatları kontrol etmek için devlet müdahalesinin başarısız olduğunu bugün de aynı tehlike ile karşı karşıya kalındığını çok güzel bir dille anlatmış.
Biz de meslektaşımızın yazısına katkı sunmak için birkaç satır ekleyelim.
Peki bugün ne oluyor?
Bugün sahaya çıktığınızda ürünün sadece adı değişmiyor kendisi de değişiyor.
Son yıllarda zincir marketlerde aynı ürünün gramajının yüzde 10 ile 30 düştüğünü görüyorsunuz.
Eskiden 1 litre olan süt 900 ml eskiden 500 gram olan makarna şimdi 400 gram.
Bu modern Sütlü Nuriye değil gizlenmiş değişim...
Kasaplarla konuşun mesela... "Vatandaş kıyma istiyor ama fiyatlar yüksek" diyor.
Ne oluyor? Yağ oranı arttırılıyor, içine daha ucuz parçalarla karıştırılıyor. Adı ise değişmiyor: Dana kıyma...
Bir kahve zincirine giriyorsun. Bardak aynı, fiyat artmış, kahve oranı düşmüş. Sütün yerini aroma almış, kahve azalmış. Adı ise hala Latte...
Restoran sahipleri ise açık konuşuyor. "Maliyet kurtarmıyor" Ne mi yapıyorlar? Porsianları küçültüp, malzeme kalitesini düşürüyorlar. Siz zannediyor musunuz, salatanızın içindekinin gerçek zeytinyağı, nar ekşisinin nar ekşisi olduğunu. Eğer öyle zannediyorsanız yanılıyorsunuz.
Ekmek mi? İşte en korkuncu o. Gidin Avrupa'daki ekmeklerle Türkiye'deki ekmekler arasındaki farka bakın. Çok açık söyleyeyim, Avrupa yediğimiz ekmek ise Türkiye'de yediğimiz ne? Kabartılmış, içine bolca katkı maddesi koyulmuş, bir şey yiyoruz ekmek adı altında ama ekmek değil. Hani diyorlar ya, kanser vakaları arttı. Tek sorumlu sigara mı zannediyorsunuz? Bence yediğimiz içtiğimiz ürünlerin içindeki kalitesiz katkı ürünleri de bu amansız hastalığın ülkemizdeki enflasyonunun en büyük sebebi.
İşin ironik tarafı bir zamanlar kriz tatlısı olan Sütlü Nuriye'nin bugün baklavaya yaklaşan fiyatlarda olması. Yani artık sistem alternatif bile üretemiyor.
1980'lerde devlet baskısında, esnaf çözüm üretir, ürünün adını değiştirir, müşteri de ne aldığını bilirdi. Günümüzde, esnaf maliyeti gizliyor, ürünün adını değişiyor, müşteri ise ne aldığını bilmiyor.
patronlardunyasi.com