Gündem


Toygun ATİLLA

Mesleğimin üçte ikisini polisiye haberlerin içinde geçirdim.

Olay yerleri…

Adliye koridorları…

Gece yarılarına kadar emniyet avlusunda, karakol kapılarında, savcı odalarının önünde sabahı beklemek… Meslek hayatımızın büyük bölümü böyle geçti...

Bugün genç meslektaşlarıma bakıyorum.

Hayli başarılılar.

Öyle bir başarı ki bu… Operasyon başlıyor, isimler anında ekranda. Gözaltı kararı çıkıyor, dakikalar içinde manşet. 24 saat geçmeden ifadeler haber, yetmiyor, cep telefonları, WhatsApp yazışmaları, ekran görüntüleri…

Gerçekten takdire şayan. Bizim zamanımızda bu kadar hızlı değildik. Günlerce ifade peşinde koşturur, iddianame yazılmadan o ifadeye ulaşan meslektaşımız parmakla gösterilirdi. Şimdilerde soruşturmalar, isimler, ifadeler ışık hızıyla kamuya yayılıyor, sosyal medya platformlarında yer alıyor.  

Bir süredir bu büyük hızın içinde iki basit sorunun cevabını arıyorum. Belki iş yoğunluğundan arada kaynamıştır diye düşünüyorum. Yoksa genç meslektaşlarımın bu soruların merak etmemeleri mümkün değil. Şüphelilerin WhatsApp mesajlarına bile anında ulaşabilen gazeteciler için bunların yanıtını bulmak çocuk oyuncağı olmalı. 

Belki bu yazıdan sonra benim merakımı giderirler...

Gelelim merak ettiklerime, 

Sadettin Saran gözaltına alındıktan sonra “özel bir klinikte” uyuşturucu testi yaptırdığını söyledi.

Sahi…

Ne oldu o test?

 Bu test savcılığa teslim edildi mi?

 Dosyaya girdi mi?

 Girdiyse sonucu neydi?

 Girmediyse neden?

Bu soruların cevabı yok. Anladığım kadarı ile benden başka merak eden de yok :) 

Oysa biz, aynı dosyada, henüz mahkeme görmemiş WhatsApp yazışmalarını manşetlerde okuduk.

Garip değil mi?

Gazetecilik refleksi şunu sormaz mı:

“Bu belge hukuken ne ifade ediyor, akıbeti ne oldu ?”

Kimse sormadı.

Ya da soruldu ama yazılmadı.

Gelelim ikinci merakıma,

Ahmet Ahlatçı hakkında konuşulan yurt dışı çıkış yasağı meselesi.

Bugün itibarıyla soruyorum:

Ahlatçı’nın yurt dışına çıkış yasağı var mı?

Varsa neden hala devam ediyor?

–Yoksa ne zaman kaldırıldı?

Bu, gizli soruşturma detayı değil, özel hayat değil... Olsa olsa hukuki statü bilgisi...

Yani çok basit bir soru: “Bugün Ahmet Ahlatçı uçağa binip yurt dışına çıkabilir mi, çıkamaz mı?”

Bunun da cevabı yok.

Sorun bilgiye ulaşamamak değil. Sorun bilginin seçilerek dolaşıma sokulması. Gözaltı var, iddia var, sızdırılmış mesaj var, sonuç yok, hukuki tablo yok, dosyanın bugün geldiği yer yok..

Bugün bu iki dosyada Saran’ın testinde, Ahlatçı’nın yurt dışı yasağında, manşetler var maalesef yanıtlar yok.

patronlardunyasi.com