Kültür-Sanat


Bazı şehirler en büyük hikâyelerini sessizce saklar. Günlük hayatın telaşı içinde fark edilmezler; ama durup bakıldığında, dünya tarihine dokunan izler taşırlar. Kocaeli de bu şehirlerden biri. Gebze’de bir tepenin üzerinde yer alan ve çoğu kişi için sadece bir tabeladan ibaret görünen “Hannibal Anıt Mezarı”, aslında insanlık tarihinin en ünlü komutanlarından birinin son perdesine işaret ediyor olabilir.

Haber Kocaeli'nin özel haberine göre bu isim sıradan bir yol ayrıntısı değil. Hannibal Barca, Roma İmparatorluğu’nu yıllarca peşinden koşturan, Alpleri fillerle aşarak askeri tarihin yönünü değiştiren Kartacalı komutan. Ve antik kaynaklara göre onun hayatı, bugünkü Kocaeli sınırlarına yakın bir yerde, Libyssa adlı bir yerleşimde sona erdi.

ROMA'YI YENEN AMA TESLİM ALAMAYAN KOMUTAN

Hannibal, İtalya topraklarında Roma’ya art arda ağır yenilgiler yaşattı: Trebia, Trasimene ve Cannae. Roma ordusu büyük kayıplar verdi, şehir sarsıldı. Ancak Roma, savaş meydanında yıkılmasa da sabırla ayakta kaldı. Açık çatışmadan kaçınan Roma, Hannibal’ı yıpratmayı, ikmal hatlarını kesmeyi ve zamanı kendi lehine çevirmeyi tercih etti.

Hannibal cephede kazanıyordu ama arkasında Kartaca’dan gelen düzenli ve güçlü bir siyasi destek yoktu. Roma ise oyunu genişletti; savaşı İtalya’dan çıkarıp Kartaca’nın kalbine taşıdı. Scipio Africanus’un komutasındaki Roma ordusu, MÖ 202’de Zama’da Hannibal’ı mağlup etti. Bu yenilgi sadece bir savaşın değil, Hannibal’ın kaderinin de dönüm noktası oldu.

SÜRGÜN, KAÇIŞ VE DİPLOMATİK KUŞATMA

Zama’dan sonra Hannibal için asıl zor dönem başladı. Artık bir orduya değil, sadece zekâsına ve tecrübesine güveniyordu. Roma, onu savaş meydanında yenememişti ama diplomasiyle kuşatmayı başardı. Kartaca’daki siyasi faaliyetleri Roma’yı rahatsız edince Hannibal sürgün hayatına başladı; Doğu Akdeniz’de farklı krallıklara sığındı.

Son durağı Bitinya oldu. Antik kaynaklara göre Hannibal, burada bile yakalanma ihtimaline karşı kaldığı evde birden fazla kaçış yolu hazırladı. Ancak Roma elçileri Bitinya’ya ulaştığında çember tamamen daraldı. Kaçamayacağını anlayan Hannibal, yanında taşıdığı zehri içerek hayatına son verdi. Böylece Roma’ya “son bir zafer” kazandırmamayı tercih etti.

LİBYSSA BİLMECESİ VE MEZAR TARTIŞMALARI

Antik tarihçi Cornelius Nepos’un aktardığı “Libyssa toprağı Hannibal’ı örtecek” kehaneti, yüzyıllardır süren bir tartışmanın da kaynağı oldu. Hannibal bu adı Kuzey Afrika’daki Libya ile ilişkilendirmiş olabilir; ancak antik metinlerde geçen Libyssa, Marmara kıyılarında yer alan bir yerleşim olarak tarif ediliyor.

Plinius’a göre kendi döneminde Libyssa yerleşimi ortadan kalkmıştı, ancak Hannibal’a atfedilen tümülüs hâlâ gösteriliyordu. Bugün ise “Libyssa tam olarak neresiydi?” ve “Hannibal’ın mezarı gerçekten burada mı?” soruları hâlâ kesin bir yanıt bulmuş değil. Türkiye’de yapılan akademik çalışmalarda Gebze’nin yanı sıra Hereke ve Dil İskelesi gibi farklı noktalar da ihtimal olarak değerlendiriliyor.

ATATÜRK'ÜN İLGİSİ VE SİMGESEL ANIT

Hannibal’ın mezarı meselesi, Cumhuriyet döneminde de ilgi gördü. Resmî anlatılara göre Mustafa Kemal Atatürk, 1934 yılında Hannibal’ın mezarının bulunmasını ve çevresinin düzenlenmesini istedi. Yer kesinleşmemesine rağmen Gebze’nin güneyinde simgesel bir anıt-mezar yapılması kararlaştırıldı. Bugün görülen anıtın, Atatürk’ün doğumunun 100. yılı olan 1981’de hayata geçirildiği belirtiliyor.

patronlardunyasi.com