Spor


Halil KASAPOĞLU

Türkiye’de futbol kulüplerinin en iyi rekabet ettikleri konu, muhtemelen teknik direktör değiştirme hızları. Kötü sonuçlanan birkaç maçın ardından en kolay hedef, teknik adamlar. Üzerlerindeki taraftar baskısını azaltmak ya da başarısız kadro planlamalarını gölgelemek isteyen kulüp yönetimleri, teknik adamları kolayca günah keçisi ilan ediyor. Sezonda 4-5 farklı teknik adamla çalışmak bile artık sıradan bir hal almış durumda.

SOKAKLARI DENİZE ÇIKMASA DA HOCASI EKSİK OLMAYAN ANKARA

Teknik direktör değişiminde Gençlerbirliği, özellikle bu sezon başı çekiyor. İlhan Cavcav’ın vefatı sonrası hem sportif hem de idari olarak bir türlü istikrarı yakalayamayan Ankara ekibi, bu sezon beşinci teknik direktör dönemini yaşanıyor. Sezon boyunca Hüseyin Eroğlu, Metin Diyadin, Levent Şahin ve Volkan Demirel (iki ayrı dönemde) gibi isimler peş peşe ani değişikliklerle göreve geldiler. Bir sezonda 4 farklı hocanın 5 ayrı dönemde takımın başına geçmesi, futbolda ender görülen bir kaos ortamı oluşturmuş durumda. Başkent ekibi, 16 Şubat’ta takımın başına getirdiği Levent Şahin ile sadece iki lig maçının ardından yollarını ayırdı. Şahin, yalnızca 18 gün görevinin başında kaldı. Bu kısa maceranın sonunda Gençlerbirliği yönetimi, sezonun daha önceki bölümünde takımı çalıştırıp istifa etmiş olan Volkan Demirel’i yeniden göreve getirdi. Bir teknik adamın yalnızca birkaç hafta içinde yerine iki önceki selefinin getirilmesi, Süper Lig kulüplerindeki planlama sorununun en somut göstergesi.

Gençlerbirliği yönetiminin teknik direktör değiştirme sıklığı, istikrarsızlığın geldiği boyutu gösteren çarpıcı bir örnek. Ancak ne yazık ki bu durum tek bir kulübe özgü değil. Türkiye’de kulüpler kurumsal bir yönetim anlayışından hala uzakta ve başarısız sonuçlarda ilk çare olarak teknik direktör değişimine başvuruyorlar.

 
19 FARKLI TEKNİK DİREKTÖR, 1 OKAN BURUK

Galatasaray, 2022 yazında Okan Buruk’u göreve getirdikten sonra ona sabır gösterirken, ezeli rakipleri adeta hoca öğütme makinesi gibi davrandı. Okan Buruk göreve geldiğinden beri Fenerbahçe 4, Beşiktaş 9 ve Trabzonspor 6 farklı teknik direktörle çalıştı. Üç büyük rakip, Buruk’un Galatasaray’ındaki istikrara karşın toplamda 19 teknik direktör eskitmiş oldu.

* Fenerbahçe, Haziran 2022’den bu yana 5 farklı teknik adam dönemi yaşadı: İsmail Kartal (iki ayrı dönemde), Jorge Jesus, ardından dünya çapında bir isim olan Jose Mourinho ve son olarak Domenico Tedesco göreve getirildi.
 
*Beşiktaş ise aynı dönemde tam 9 farklı teknik direktör gördü: Valerien Ismael ile başlayan süreç; Şenol Güneş, geçici olarak Burak Yılmaz, deneyimli hoca Rıza Çalımbay derken altyapı antrenörü Serdar Topraktepe’nin iki kez emaneti devralmasına kadar uzandı. Ardından sırasıyla Fernando Santos, Giovanni van Bronckhorst ve Ole Gunnar Solskjaer takımın başına geçti. Beşiktaş neredeyse her birkaç ayda bir hoca değiştirse de bir türlü istikrarı yakalayamadı ve çareyi 2020-2021 sezonunda kendisini şampiyonluğa taşıyan Sergen Yalçın’da buldu.

 
* Trabzonspor da 6 farklı teknik adam denedi: Uzun yıllardır devam eden şampiyonluk hasretini sona erdiren Abdullah Avcı ile yolların ayrılması sonrası kısa süre Orhan Ak ve İhsan Derelioğlu geçici görev aldı. Ardından Nenad Bjelica, tekrar göreve çağrılan Avcı, şehrin efsanesi Şenol Güneş ve son olarak camianın çocuğu Fatih Tekke ile Trabzonspor’da hoca sirkülasyonu yaşandı.
Galatasaray ise aynı periyotta Okan Buruk’la yola devam ederek istikrarın meyvelerini topladı. Bu tablo, istikrarlı bir başarı için sabırlı olmanın önemini ve rakiplerin sık sık teknik direktör değiştirmesinin bedelini sportif olarak ödediğini bizlere gösterdi.

İSTİKRARIN ŞİFRESİ 133 YILDA 22 İMZA 

Yukarıda vermiş olduğumuz rakamların manasını daha iyi anlamak için durumumuzu Avrupa’dan bir örnekle kıyaslamak yeterli. Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi son 16 turundaki rakibi Liverpool’u, 133 yıllık tarihi boyunca yalnızca 22 teknik direktör çalıştırmış. Yani Liverpool’un bir asrı aşan sürede gördüğü hoca sayısını, Fenerbahçe ve Beşiktaş son çeyrek yüzyılda fazlasıyla tüketmiş durumda. Dahası, Liverpool 2000’li yıllarda yalnızca 7 farklı teknik adamla çalışırken, bizim kulüplerimiz neredeyse her sezon yeni bir başlangıç yapmış. Bu çarpıcı kıyaslama, Türk futbolunda istikrarsızlığın boyutunu yeterince gösteriyor. Bir başka örnek de Manchester United. Efsane teknik direktör Sir Alex Ferguson, 1986’dan 2013’e kadar tam 27 yıl boyunca kulübü çalıştırarak hem İngiltere’nin hem Avrupa’nın en uzun soluklu başarı hikayelerinden birine imza attı. Bu süre zarfında onlarca kupa kazanıldı, kulüp bir futbol geleneği ve kültürü inşa etti. Türkiye’de ise bırakın 27 yılı, bir teknik direktöre 27 hafta sabredilmesi dahi istisnai bir durum.


 
MİLYONLARCA EURO FESİH BEDELİ

Sürekli teknik direktör değiştirmenin ekonomik tarafı da çok çarpıcı. Gönderilen her hocaya sözleşme gereği yüklü fesih bedelleri ödeniyor. Özellikle büyük kulüplerin son 20 yıldaki teknik adam kıyımı, milyonlarca euroya mal oldu.

Bu konuda en çarpıcı örnek şüphesiz ki Beşiktaş. Siyah beyazlılar, 2000 yılından bu yana teknik direktör sözleşmesi fesihleri sonucunda yaklaşık 17 milyon euro tazminat ödedi ve bu alanda Türkiye’de ilk sırada yer aldı. Beşiktaş’ın ödediği tazminatlarda özellikle bazı isimler dikkat çekiyor. Vicente Del Bosque’ye 2005 yılında 8,5 milyon euro civarında rekor bir tazminat ödendi. Del Bosque’ye ödenen bu rakam ve dava süreci, o dönemde kamuoyunu hayli meşgul etmişti. Yine Beşiktaş; Jean Tigana’ya, Bernd Schuster’e, Abdullah Avcı’ya, Valerien Ismael ve Fernando Santos’a da fesih bedeli ödemek zorunda kaldı. Bu ödemeler, kulübün sportif başarısızlığın yanında mali yönden de yara almasına sebep oldu.

İSTİKRARSIZLIĞIN AĞIR BEDELİ

Süper Lig kulüplerinde teknik direktör istikrarsızlığı bir kısır döngü yaratmış durumda. Sık değişimler, kısa vadede bir şeyleri düzeltme umuduyla yapılsa da uzun vadede hem sportif başarısızlık hem de ciddi mali kayıp üretiyor. Ödenen yüksek tazminatlar kulüplerin bütçesini sarsarken, her yeni hoca ile sil baştan yapılan planlamalar da takımların kimyasını olumsuz etkiliyor.

Bir yanda sezonda 5 farklı teknik direktör dönemi yaşayan Gençlerbirliği ve Okan Buruk döneminde Galatasaray’ın şampiyonluk yolundaki rakiplerinin 19 teknik adam eskitmesi…

Diğer yanda 133 yıllık tarihinde yalnızca 22 teknik direktörün çalıştırdığı Liverpool…

Planlamanın ve istikrarın olmadığı yerde, takımın başında kimin olduğunun çok da bir önemi olmasa gerek…

patronlardunyasi.com