Patronlar


Bugün ekonomi gündeminin öne çıkan haberlerinden biri de Vahap Munyar’ın Prof. Dr. Murat Yalçıntaş ile söyleşisiydi.

İşte o söyleşi:

Prof. Murat Yalçıntaş, Tosyalı Holding’in yüzde 51’ini devralması sonrası BMC CEO’su olarak üst yönetiminde yer aldığı Altay Tankı projesiyle ilgili sıklıkla şu sorularla karşılaştı:

Tankları rahatlıkla vuruyor. Omuzdan atılan füzelerle tanklar zarar görebiliyor. Üstelik çok pahalılar. Savaşlar da artık meydan yerine asimetrik savaşlara doğru evriliyor. Biz acaba Altay Tankını boşuna mı yapıyoruz? Tankların devri kapanıyor mu?

Prof. Yalçıntaş, bu sorularla her karşılaştığında şöyle düşündü:

-          Aslında bu soru ve yorumlarda bir miktar haklılık payı vardı.

Ukrayna-Rusya, Ermenistan-Azerbaycan savaşlarının meydan muharebeleri şeklinde de gerçekleştiğini irdeledi:

-          Aslında TSK’nın Güneydoğu’da veya Amerikan ordusunun Afganistan’da maruz kaldığı “asimetrik savaşlar” şeklindeki operasyonlar olarak cereyan ettiğinden beri tank gibi meskun mahallerde çok kullanışlı olmayan silahların gerekliliği daha sık sorgulanır oldu.

Altay Tankı projesinin içinde olduğu günlerde durumun nasıl değiştiğini de özümsedi:

Savaş konseptleri ve stratejilerinin günümüzde önemli ölçüde değişmesiyle tankların da muharebe sahasındaki kullanım şekilleri yeniden belirlendi.

Klasik harplerde tank, tanka karşı mücadele etmek için tasarlanmışken modern muharebelerde tankın meskun mahallere de girmesi gerekti.

Anti-tank füzeleri, el yapımı patlayıcılar, drone saldırıları gibi tehditler tankın savunma ögelerinin yeniden tasarlanması sonucunu doğurdu.

BMC, Temmuz 2023’te İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen “IDEF’23, 16’ncı Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı”nda Altay Tankı’nı da sergiledi. Özellikle yerli ziyaretçiler, Altay Tankı önünde fotoğraf çektirmek için sıraya girdi.

Bu yoğunluk, Tosyalı Holding ve BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’da tedirginlik oluşturdu:

-          Herkes tankın fotoğrafını çekiyor. Dost var, düşman var. Fotoğraf çekmeyi yasaklasak mı?

BMC standının önemli ziyaretçilerinden biri de İHA ve SİHA üretimiyle dünyada öne çıkan Baykar’ın Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar oldu. Bayraktar, Altay Tankı’nı inceledikten sonra BMC CEO’su Prof. Murat Yalçıntaş’a sordu:

-          Hocam, tüm BMC ekibinin eline sağlık. Çok güzel yapmışsınız. Bunun maliyeti nedir?

Prof. Yalçıntaş, milyon dolarlar ile ifade edilen yaklaşık maliyeti paylaştı, Bayraktar öğrendiği maliyete şaşırarak şu yorumu yaptı:

-          Ama biz bunları sadece birkaç 100 bin dolarlık füzelerle rahatça vurabiliyoruz.

Prof. Yalçıntaş, Selçuk Bayraktar’a hak verdi:

-          Selçuk Bey haklıydı. Hem Azerbaycan hem de Ukrayna ordularının envanterlerinde Baykar’ın silahlı insansız hava araçları bulunuyordu ve bunlar Rus yapımı tanklara karşı büyük üstünlük sağlamış, savaşın kaderini belirlemişlerdi.

Şu anda OYAK’ın CEO’luğu görevini yürüten Prof. Murat Yalçıntaş, Altay Tankı projesinin bilinmeyen yönlerini, “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi” kitabında kaleme aldı.

Prof. Yalçıntaş, Selçuk Bayraktar’ın yorumunu, kitabının “Tank hâlâ gerekli mi?” başlıklı bölümünde paylaşıp sürdürdü:

-          Fakat Altay ile Rus tankları arasında nesil farkı var. Altay’da hem zırh koruması daha üstün hem de Aselsan tarafından geliştirmiş “AKKOR” aktif koruma sistemi dikkat çekiyor.

AKKOR”un yarattığı fark üzerinde durdu:

-          “AKKOR”, düşmanın attığı roket veya tanksavar füzelerini daha tanka değmeden havada yok etme kabiliyetine sahip bir koruma sistemidir.

Ardından ekledi:

-          Dünyada benzer koruma sistemlerini başarılı bir şekilde geliştirmiş ve uygulayabilmiş çok az ülke vardır ve Aselsan sayesinde Türkiye de bu ülkeler arasında yerini almıştır.

Bölümün başlığındaki “Tank hâlâ gerekli mi?” sorusuna da şu yanıtı verdi:

-          Evet, tanklar hâlâ gereklidir. Onlar modern harp sahasında zırh koruması, hareket kabiliyeti ve ateş gücünü bir arada sunan çok yönlü muharebe platformlarıdır. Günümüzde tanklardan vazgeçilmesi söz konusu değildir.

Prof. Murat Yalçıntaş’ın Turkuvaz Yayınları’ndan çıkan “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi”, başta savunma olmak üzere, sanayi için çok önemli dersler içeriyor…

 Erdoğan: Altay Tankı’nın atışları isabetli olmuyormuş, öyle mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Altay Tankı’nın atış testlerinin yapıldığı günlerde dönemin Savunma Sanayi Müsteşarı (SSM) Prof. İsmail Demir’i aradı:

-          İsmail Bey, Altay Tankı’nın atışları isabetli olmuyormuş, öyle mi?

Prof. İsmail Demir, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sorusuna çok şaşırdı, çünkü kendisine böyle bir bilgi iletilmemiş, yapılan sunumlarda bu sorundan bahsedilmemişti.

Hemen ilgili ekibi topladı, konuyu gündeme getirdi. İlk başta aldığı yanıt şu oldu:

-          Böyle bir sorun yok efendim…

Prof. Demir işin peşini bırakmadı, detaylı sorgulamaya yöneldi, yanıtı aldı:

-          Atış testlerinde Altay Tankı istenen “İAVİ” değerlerine tam olarak ulaşamadı.

Bu durumun kendisine neden bildirilmediğini sorunca şu yanıt verildi:

-          Testler devam ediyordu, sorun yakında giderilir diye düşündük. Raporumuzu da bu yönde oluşturduk.

Prof. Demir, sorunun kısa sürede giderildiğini de öğrendi:

-          Mühendis arkadaşlar büyük bir özveriyle çalışarak bu sorunu kısa sürede gidermişlerdi.

Prof. İsmail Demir, bu olaydan şu üç önemli noktayı saptadı:

Sayın Cumhurbaşkanı savunma sanayi projelerini büyük bir titizlikle takip ediyor.

Noktasal olarak tüm proje parametreleri içinde daha az öneme sahip bir konu zaman zaman kendisine abartılı şekilde aktarılıyor.

Projelerdeki her gelişmenin ekibin tümü için önemli görülmesi ve tüm ekibe, özellikle de bana eksiksiz ve zamanında iletilmesi hayati önem taşıyor.

Prof. Murat Yalçıntaş, AK Parti Hükümetleri döneminde Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte Savunma Sanayi Başkanlığı görevini uzun süre yürüten Prof. İsmail Demir’in bu anısına “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi” kitabında yer verdi.

 Prototip aşamasında engel çıkarmayan ülke, seri üretim aşamasında ihracatı frenliyor

BMC yönetimi 2018 yılında Savunma Sanayi Başkanlığı ile Altay AMT seri üretim sözleşmesini imzaladığında tank motoru için Alman MTU, transmisyonu için de Alman RENK firmasıyla gerekli görüşmeleri yapıp sözleşmelerini imzalamıştı.

Aradan zaman geçti, Alman ihracatçı şirketler, Almanya’da askeri ekipmanların ithalat ve ihracatını denetleyen Ekonomik İşler ve İhracat Kontrol Ofisi’nden (BAFA) izin alıp bir türlü BMC’ye ürünleri göndermedi. Beklenen ihracat izni bir türlü çıkmazken, diğer taraftan ret yanıtı da verilmiyordu.

O günlerde kapalı kapılar ardında konuşulan şuydu:

Güneydoğu’da yürütülen operasyonlar Almanya’da büyük tepki oluşturuyor. Bu yüzden de Alman Hükümeti, Türkiye’ye yönelik savunma sanayi ürünleri ihracatını kısıtlıyor.

Dönemin Savunma Sanayi Başkanı Prof. İsmail Demir, bu durumu o günlerde şöyle gündeme getirdi:

Prototip üretim aşamasında hiçbir engel çıkarmadan güç gruplarına (motor) onay veren bir ülke neden seri üretim aşamasında ihracat izni vermiyor? Bu sorunun cevabı önemlidir.

Bu süreçte Alman makamlarıyla hiçbir temas kurulamadı ve bu tutumları Altay projesinin yıllarca gecikmesine yol açtı.

Prof. Demir, yaşananlardan çıkarılması gereken dersi şöyle özetledi:

İster kara ister hava ister deniz aracı olsun, eğer prototip geliştirme aşamasında seri üretimde kullanacağımız güç gruplarının ve diğer tüm sistemlerinin tedarikini güvence altına almazsanız ileride başınız çok ağrıyabilir.

Prof. Murat Yalçıntaş, Prof. İsmail Demir’in bu saptamalarını da “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi”nde paylaştı…

 Güney Kore: Altay Tankı’na gereken destek verilecek

 ALMANYA’nın güç ekipmanları (motor) işini sürüncemede bırakması üzerine Savunma Sanayi Başkanlığı (SSM) ve BMC, bu konuda rotayı Hyundai Rotem ile STN Dynamics’e çevirdi. SSM, STN Dynamics’e güvenerek onlarla yola devam etme kararı aldı.

Ancak, Kore makamlarını da güç grubu tedarikine ikna edebilmek için üst düzeyde diplomatik görüşmelere ihtiyaç duyuldu.

Dönemin SSM Başkanı Prof. İsmail Demir, Güney Kore ile bu konudaki görüşmeleri Prof. Murat Yalçıntaş’a BMC CEO’su iken şöyle aktardı:

İlk görüşmeyi bizzat ben gerçekleştirdim. Önce Doosan ve STN Dynamics yetkilileri ile temas kuruldu.

Daha sonra Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde resmi heyetle birlikte Kore’ye gittik.

Milli Savunma Bakanı’mız Hulusi Akar, Kore Savunma Bakanı ve ben üçlü bir toplantı yaptık. Ana gündem Altay Tankı’nın motoruydu.

Toplantının tam ortasında Kore Savunma Bakanı’na kendi devlet başkanlarından bir telefon geldi. Meğer iki devlet başkanı kendi görüşmelerinde Altay Tankı konusunu ele almış.

Kore Devlet Başkanı, Savunma Bakanı’na bizim yanımızda “Türk tarafına her türlü desteği verin” talimatını iletti.

Ardından detaylı müzakereleri SSM ve BMC yetkilileri sürdürdü.

patronlardunyasi.com