Toygun ATİLLA
DOKTORLAR ARTIK SOSYAL MEDYADA
Bir zamanlar doktorların kapısını hastalar çalardı. Bugün ise bazı doktorlar milyonların önüne ekranlarda çıkıyor.
Son yıllarda sıkça dile getirilen bir iddiaya göre, doktorlar artık bilimsel makale yazmak yerine sosyal medyada görünür olmayı tercih ediyor.
Bu iddiayı test etmenin tek yolu verilere bakıp gerçeğin ne olduğunu anlamaktı.
BİLİMSEL YAYIN ÜRETİMİ 6 KAT ARTTI
Uluslararası bilimsel yayınların en önemli veri tabanlarından biri olan Web of Science göre Türkiye'nin bilimsel yayın üretimi son 20 yılda önemli ölçüde arttı.
Türkiye'de bilimsel yayın sayısı
2002'de 9 bin 4
2010'da 23 bin 622
2020'de 44 bin 254
2024'te ise 52 bin 156
Bu tablo uluslararası indekslerdeki bilimsel yayın üretiminin 20 yılda yaklaşık 6 kat arttığını ortaya koyuyordu.
TIP FAKÜLTELERİ YAYINLARI DA ARTTI
Türkiye'de tıp fakülteleri de bu büyümenin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bibliyometrik analizlere göre, Türkiye'de tıp fakültelerinin bilimsel yayın üretimi son 20 yılda belirgin şekilde arttı.
2002'de Tıp Fakültelerinin yayın sayısı 1530 iken 2010'da 3 bin 630, 2023'te ise bu sayı 8 bin 8 oldu.
2000-2024 döneminde Türkiye'deki tıp fakültelerinde 160 binden fazla yayın üretildi.
1990'ların başına ise Türkiye'de uluslararası indekslerde yayımlanan bilimsel makale sayısı çok sınırlıydı. 1991 yılı Science Citation Index verilerine göre, Türkiye kaynaklı bilimsel yayın sayısı 1080'di. Bunların 398'i tıp alanındaydı.
100 BİN KİŞİYE DÜŞEN HEKİM SAYISI
Türkiye'deki doktor sayısı da bu yıllar içerisinde önemli bir artış gösterdi. Sağlık Bakanlığı insan gücü raporlarına göre, Türkiye'de 100 bin kişiye düşen hekim sayısı 1993'te 105 iken, 2002'de 138, 2023'te 241 olmuştu.
Bu veriler ışığında gördüğümüz tablo, Türkiye'de hekim sayısı artması ile birlikte bilimsel yayın sayısı da artmıştı.
SAHADAKİ DOKTORLAR NE SÖYLÜYOR?
Raporlar bunu gösteriyordu ama sahada durum nasıldı? Aklına, vicdanına güvendiğim doktorlarla bunu konuştum. Araştırdığım verileri onlarla da paylaştım.
Hepsinden aldığım yanıtlar benzer...
Ben bunları soru olarak ortaya koymak istiyorum... Amacım bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek.
Türkiye'de sağlık sistemine biraz olsun katkıda bulunmak. Öyleyse bu soruları ortaya atalım...
Türkiye'de bilimsel yayınlar arttı ama niteliği nasıl? Gerçek etki göstere bilimsel yayınların yanında acaba kalitesiz yayınlar çoğaldı mı?
Tıp Fakültelerinde çalışmayan, tıp öğrencisi yetiştirmeyen, tıp doçentleri, profesörleri günümüzde nasıl çoğaldılar?
Bunlara bu unvanları sadece akademik olarak verilmesi gerekmiyor mu?
Bu unvanları alabilmek için gerçekten nitelikli araştırma, yayın yapabiliyor mu? Yoksa doçentlik, profesörlük unvanları ayağa düşmüş durumda mı?
Yanıtları az çok tahmin ediyorsunuzdur. Ben sadece bunları soru olarak ortaya koydum.
Sahada yaptığım araştırmalardan çıkardığım bir ilginç veri de, FETÖ döneminde örgüt üyesi doktorların kendi sözde bilimsel dergilerini, kendi yayınlarını oluşturarak bu dergilerde sözde bilimsel yayınlar yaparak akademik unvanları aldıklarıydı... Belki bu iddiayı da bu yazıyı okuduktan sonra araştırmak isteyen birileri olabilir.
SAĞLIK BİLGİSİNİN DOLAŞIM ALANI DEĞİŞTİ
Şimdi kaldığımız yerden devam edelim.
Rakamlara baktığımızda bilimsel verilerin azalmadığını aksine çoğaldığını gördük.
Ancak, sağlık bilgisinin dolaştığı alan günümüzde değişmişti. Bir zamanlar akademik dergilerde, tıp kongrelerinde, üniversitelerde dolaşan sağlık bilgileri bugün sosyal medya, gazete, televizyon, internet sitelerindeydi...
SOSYAL MEDYA KULLANICI SAYISI
O halde gelin bu yeni görünürlük alanını birlikte inceleyelim.
Dünyada sosyal medya kullanıcısı Data Reportal Global Digital Report verilerine göre, 2010'da 970 milyon iken, 2015'te 2.1 milyar, 2024'te ise yaklaşık 5 milyar olmuştu.
Türkiye'de sosyal medya kullanıcı sayısı ise 57 milyondu. Bu yeni bir pazar demekti.
Bu durum sağlık bilgisinin dolaşım biçimini de evirdi.
BİLİMSEL MAKALE ÜRETMEK Mİ DEĞERLİ YOKSA INSTAGRAM'DAKİ TAKİPÇİ SAYISI MI?
Sağlık dünyasında bugün yeni bir tartışma var.
Bir doktorun otoritesini, güvenilirliğini ne belirliyor?
Bilimsel makale üretimi mi? Yoksa sosyal medya erişimi mi?
Biz sürekli bilimsel makale üreten, bu makaleleri uluslararası yayınlarda yayımlanan, kongrelerde bilim konuşan doktorları mı otorite kabul etmeliyiz, yoksa sosyal medya erişimi yüksek, Instagram’da, Tik Tok'ta takipçi sayıları milyonları geçen hekimleri mi?
Elbette doğru şık, ilki.
Ancak, görünen o ki, yeni dünya düzeninde sosyal medyada takipçi sayısı yüksek olan ve görünürlüğü çok olan hekimler, sıradan vatandaş nazarında bilimsel makale üreten, sadece mesleğine ve insanlara odaklı meslektaşlarının yanında çok daha popüler durumdalar.
Yarın: Sağlık bilgisinin yeni sahnesi. Akademik dergilerden televizyon ekranlarına, oradan sosyal medya platformlarına uzanan değişim nasıl gerçekleşti?
patronlardunyasi.com