Toygun ATİLLA
Hadımköy'deki Baykar tesislerine girdiğimde ilk dikkatimi çeken gazeteciler oldu. "Muhalif" olarak tabir edilen gazeteciler. Kimler yoktu ki, Murat Yetkin, Doğan Şentürk, Barış Terkoğlu, İsmail Küçükkaya, Güney Öztürk, Özlem Gürses...
#video_9726964#
Sonradan öğrendim ki, davetliler arasında bulunan Barış Pehlivan yurt dışı yasağı kalktığından dolayı uzun süredir göremediği kızı Alya'yı görmek için İtalya'ya gittiğinden dolayı gösterime katılamamış, yine Nevşin Mengü de bir mazeretinden ötürü davetli olduğu halde gelememiş.
Bir diğer yanda ise Ergenekon, Balyoz mağduru isimler vardı. Emekli generaller Ahmet Yavuz ile Ergin Saygun, emekli Albay Mustafa Köseoğlu bizzat gösterime gelenler arasındaydı. Elbette sadece salonda değillerdi. Biraz sonra görecektik ki, belgeselde kendilerine mikrofon uzatılanlar arasındaydılar.
Tüm bu davet listesi tesadüf değildi. Bu, bilinçli kurulmuş bir fotoğraftı.
Belgesel başladığında ise bir an vardı ki, tüylerim diken diken oldu.
Bir operasyon...
Mayın...
Patlama...
Komutan Yarbay Melih Gülova şehit düşüyor. Şehit haberleri peş peşe geliyor. Dokuz eve ateş düşüyor.
Özdemir Bayraktar günlerce evden çıkamıyor.
"Melih Yarbay bu ülke için canını verdi. Bize bundan sonra uyku haram"
Yürekleri dağlayan bir cümle, bir ağıt değil...
Bu bir karar anı.
O cümle, İHA'ların teknik olarak başlangıç cümlesi değil ama ahlaki bir başlangıç noktası...
Özdemir Bayraktar'ın belgeselinde dostları, arkadaşları, bilim insanları, akademisyenler, askerler, kardeşleri ve evlatları konuştu.
Tüm anlatılardan bana kalan, "Sert ama dobra, hakperest ve adil aynı zamanda da merhametli"
Tanıdığım Selçuk Bayraktar'da babasının oğlu idi. Belgeseli izlerken bunu düşündüm.
FETÖ kumpaslarında cezaevinde yatan generalleri ilk ziyaret edenlerden biri. Hastane koridorlarında dostlarını bekleyen biri. Dağın başındaki askeri üste askerlerin su taşıdığını görünce kuyu açtırmak isteyen biri...
Bu detaylar bir şirket veya PR hikayesi değil tüm bunlar bir karakter ve vicdan hikâyesi...
Belgeselde konuşan Selçuk Bayraktar babası ile kurduğu bağ ile ilgili konuşurken Cem Karaca'nın şarkısından nakaratları söylüyordu: "Sevda kuşun kanadında, incitirsen tutamazsın"
Özdemir Bayraktar'ın hikâyesi de bu...
Çamurun içinde, atölyenin yağ kokusunda, bürokrasinin sert duvarlarında yoğrulmuş bir sevda...
Belgeselde çok net bir ayrım da var.
Devlet içindeki dirençle mücadele eden aynı zamanda askerle omuza omuza çalışan bir Özdemir Bayraktar...
İki yıl bekletilen imzalar, verilmeyen kameralar, engellenen test uçuşları...
Tüm bunlara rağmen devlete küsmeyen bir adam, askerle kurduğu bağı örselemeyen bir vatan aşığı...
Patronlar Dünyası'nda Selçuk Bayraktar ile bugüne kadar yapılmış en kapsamlı söyleşiyi geçtiğimiz hafta okudunuz.
Bugün babası Özdemir Bayraktar'ın anısına yapılan belgeselin galasında da gördüm ki, Selçuk Bayraktar bu galayı sadece bir anma günü olarak kurgulamamıştı.
Selçuk Bayraktar bugünü tıpkı babası kadar tıpkı kendisi kadar sert ve sahici yapmıştı.
Fakat o Selçuk Bayraktar bugüne kadar kimsenin gerçekleştiremediği, bir şeyi gerçekleştirdi.
Birleştirici bir Türkiye fotoğrafını sahneye koydu.
Beyler, bayanlar belki farkındasınız belki değilsiniz ama bu fotoğrafın ne kadar kıymetli olduğunu yıllar sonra çok daha iyi anlayacaksınız.
Bu mesele siyasi bir kamplaşma meselesi değil. Bu mesele üretme meselesi. Bugünkü salonda o dil vardı.
Sağlık sorunlarımdan ötürü bugün o salonda çok fazla duramadım. Keşke kalabilseydim...
Eve dönerken, düşündüm...
Özdemir Bayraktar'ı bu kadar birleştirici yapan şey, teknolojik başarıları mıydı ? Elbette ki hayır...
Tüm başarılardan öte samimiyetiydi, vicdanıydı...
O şehit haberinden sonra söylediği cümle aklımdan gitmiyordu: "Biz bundan sonra uyku haram"
Ya o gazi astsubayın sözleri... Onu o gün bir tek Özdemir Bayraktar anımsamıştı.
Cem Karaca'nın dizeleriyle bitireyim.
"Sevda kuşun kanadında"n
Belki Özdemir Bayraktar'ın hikayesi de tam olarak buydu.
Kırılgandı, riskliydi, inatçıydı.
O kuş uçtu...
Bugün ise aynı salonda Türkiye onun için oradaysa, bugün izlediğimiz sadece bir belgesel gösterimi değildi.
patronlardunyasi.com