Gündem


Yapay zekânın yükselişinin pek çok mesleği ortadan kaldıracağını, farklı deneyim ve donanıma sahip olan kişilerin gelecekte kendine yer bulabileceğini, sadece diplomanın değil insani kazanımların da ön plana çıkacağını bilen gençler, kendileri için en güvenli geleceği kurmaya çalışıyor. Bu sebeple her yıl milyonlarca genç, yurt dışında eğitim imkânlarını inceliyor.

Hâli hazırda sadece dünyanın en iyi üniversitelerinde yer alan bazı bölümler ya da günümüzde var olan ama gelişen teknolojiye entegre edilmiş ders programlarına sahip olan üniversiteler öğrencilerin ilk tercihi. Bu bölümleri açan dünyanın en iyi üniversiteleri de gelişmiş bir vizyona sahip, başarılı öğrencilerin peşinde… Türkiye’deki başarılı öğrenci potansiyelini bilen dünyanın en iyi üniversiteleri bu sebeple Türkiye’ye geliyor.

"EN İYİ 500'ÜN 50'SİNİ GETİRİYORUZ"

Türkiye gazetesinden Mahmut Özay'ın haberine göre, IEFT Yurt Dışı Eğitim Fuarları kapsamında bu yıl dünyanın en iyi 500 üniversitesinden ilk 50’si Türk öğrencilerle bire bir görüşmeye hazırlanıyor. Konu hakkında açıklamada bulunan IEFT Yurt Dışı Eğitim Fuarları Genel Müdürü Deniz Akar “Dünya çok hızlı bir değişim içerisinde. Son 5 yıldır yaşanan teknolojik gelişime baktığınızda gençleri zorlu bir gelecek beklediğini söyleyebiliriz. Yapay zekânın bu çapta gelişmesi neticesinde öğrencilerin en üst donanıma sahip şekilde hayata atılmaları gerekiyor. Bu bazen henüz çok yeni açılan bölümlerde eğitim almakla mümkün oluyor bazen de hali hazırda var olan bölümlerini yeni dünyaya entegre edebilmiş üniversiteleri tercih etmekle oluyor. Bu konuda da lider üniversiteler var. Cambridge gibi Oxford gibi üniversiteler öğrencilerine dünyanın en iyileri arasında olmayı vaat ediyor. Bu sene dünyanın en iyi 500 üniversitesinin 50’sini getiriyoruz. Bu üniversitelerden kabul almayı başaran öğrenciler gelecekte adını duyacağımız ve gururla anacağımız isimler olacaklar” dedi.

Dünyanın en iyi üniversitelerinden kabul almak isteyen öğrencilerin iyi bir transkripte ve not ortalamasına sahip olması gerektiğini vurgulayan Akar “Öğrenciler bunun yanı sıra iyi bir dil seviyesine sahip olur ve sınıf dışı aktivitelerde de kendilerini göstermiş olurlarsa kabul almalarının önünde bir engel kalmıyor” dedi. Yani öğrencilerin lise dönemini de verimli bir şekilde geçirip, donanımlı bir şekilde üniversiteye başvurmaları gerekiyor.

CAMBRIDGE, OXFORD...

Üniversite denildiğinde akla ilk gelenler Oxford, Cambridge ve Imperial College oluyor. Bu değerli üniversiteler bu sene Türk öğrenciler için Türkiye’ye geliyor. Dünyaya yön veren isimler arasına girmek isteyen gençler bu üniversitelerde eğitim almanın hayalini kuruyor. Dünyanın en iyi 500 üniversitesinden 50’sinin Türkiye’ye gelmesi başarılı Türk gençleri için önemli bir fırsat. Bu üniversitelerin temsilcileriyle bire bir görüşme imkânı bulan gençler ve aileleri parlak bir geleceğe ilk adımı atabiliyor. IEFT Takvimi şöyle: 24 Mart Ankara Sheraton, 26 Mart İstanbul Hilton Kozyatağı, 28-29 Mart İstanbul Hilton Harbiye ve 31 Mart İzmir Ege Palas.

İŞTE FUARA KATILACAK BAZI ÜNİVERSİTELERİN FİYATLARI…

-University of Oxford (İngiltere): 1,5 milyon TL-2,1 milyon TL
-University of Cambridge (İngiltere): 1 milyon TL-3,2 milyon TL
-Imperial College London (İngiltere): 1,4 milyon TL-1,6 milyon TL
-New York University (ABD): 2,3 milyon TL
-University of Ottawa (Kanada): 600 bin TL-1 milyon TL
-University of Groningen (Hollanda): 300 bin TL'den başlayan
-Macquarie University (Avustralya): 990 bin TL-1,3 milyon TL
-Keio University (Japonya): 390 bin TL-550 bin TL
-Semmelweis University (Macaristan): 196 bin TL-1 milyon TL
-University of Galway (İrlanda): 516 bin TL-1,2 milyon TL
-University of Florence (İtalya): 26 bin TL-180 bin TL

YURT DIŞINA TALEP NEDEN PATLADI?

Türkiye'deki vakıf üniversitesi ücretlerindeki artış, rotayı yurt dışına kırdı. Artık mesele sadece prestij değil; aynı zamanda ekonomi...

İtalya'daki devlet üniversitelerinde başlangıç fiyatı olan 26 bin TL, bugün İstanbul'daki ortalama bir vakıf üniversitesinin sadece kayıt ücreti seviyesine gerilemiş durumda. Türkiye'de tıp veya hukuk gibi bölümlerin yıllık 1 milyon TL bandına çıkması, öğrenciyi Avrupa'daki yıllık 1.000-3.000 avro bandındaki devlet okullarına yönlendiriyor. Eskiden yurt dışı eğitiminde en büyük engel "yaşam giderleri" olarak görülürken, bugün İstanbul'daki kira ve sosyal yaşam masrafları; Floransa, Budapeşte veya Varşova gibi öğrenci şehirleriyle yarışır hale geldi. Aileler "İstanbul'da harcayacağım parayla çocuğum Avrupa'nın göbeğinde yaşasın" mantığına geçti. Benzer maliyetlerle mezun olunduğunda; küresel ölçekte geçerli, dünya sıralamasında ilk 500'de yer alan bir okuldan diploma almak, kariyer basamaklarında çok daha stratejik bir yatırım olarak kabul ediliyor.

patrolardunyasi.com