Teknoloji


Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), ‘Dijital Eğitim Görünümü 2026’ raporunu yayımladı. Dünya genelindeki öğrenci verilerini inceleyen rapor, Üretken Yapay Zekâ (GenAI) araçlarının eğitimdeki çelişkili etkisini gözler önüne serdi. Bulgular, yapay zekânın görevleri hızlandırdığını ancak bilişsel yükü üstlenerek öğrencilerin uzun vadeli beceri gelişimini körelttiğini gösteriyor.

TÜRKİYE VERİLERİ ŞAŞIRTTI

Raporda yer alan ve Türkiye’de 1000 lise öğrencisiyle yapılan matematik araştırması, teknolojinin ‘sahte’ bir başarı yarattığını kanıtladı.

​Yapay zekâ ile öğrencilerin alıştırma başarısı genel araçlarda %48, eğitim odaklı sistemlerde %127 arttı.

​Yapay zekâ desteği çekilip öğrenciler sınava alındığında, yapay zekâ kullananların, bu araçlara hiç dokunmayan yaşıtlarından %17 daha düşük performans gösterdiği saptandı.

BİLİŞSEL YÜK RİSKİ

​Kanada, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerde de benzer sonuçlar gözlemlendi. OECD, yapay zekânın bir ‘koltuk değneği’ gibi kullanıldığında öğrencinin aktif öğrenen yerine ‘pasif kullanıcı’ haline geldiği uyarısında bulundu. Rapor, ‘Görev başarısı, öğrenme demek değildir’ vurgusu yaparak, doğru pedagojik yapılandırma olmadan bu araçların sınav başarısını düşürdüğüne dikkat çekti.

TÜRKİYE 10 ÜLKEDEN BİRİ

​Türkiye, öğrencilerin yapay zekâyı okul dışında en yoğun kullandığı ülkeler arasında yer alıyor. Türk öğrenciler bu teknolojiyi en çok konu anlatımı, ödev çözümü ve kişiselleştirilmiş ders planı için tercih ediyor. Ayrıca Türkiye, Avrupa’da yapay zekâ kullanımına yönelik resmi strateji geliştiren 10 ülkeden biri olarak kaydedildi.

RİSKLER VE FIRSATLAR

Hızlı Geri Bildirim: Yapay zekâ, öğrencilere hatalarını anında görme ve 7/24 rehberlik alma imkânı tanıyor.

İdari Kolaylık: Okul yöneticileri için müfredat uyumu ve ölçme-değerlendirme süreçlerini hızlandırıyor.

En Büyük Tehlike: Öğrenme sürecinin yapay zekâya devredilmesi, öğrencinin problem çözme yetisini zayıflatıyor.

patronlardunyasi.com