Kulüpte teknik direktör Slaven Skeledžić'e karşı çıkan 21 futbolcu, antrenmanlara ve maçlara çıkmayı boykot etti.
Kriz, 24 Ekim'de FC Wacker München karşılaşmasında sahaya çıkmayı reddeden futbolcuların tribünde oturmasıyla büyüdü. Ağırlıklı olarak genç takım oyuncularıyla sahaya çıkan Türkgücü, karşılaşmayı 6-1 kaybetti.
FUTBOLCULAR TEKNİK DİREKTÖRÜN GİTMESİNİ İSTİYOR
Futbolcuların tepkisi kulübe değil, teknik direktöre yönelikti. Oyuncular, Skeledžić'i özellikle genç futbolculara baskı yapmak, bağırmak ve bazı oyunculara farklı muamelede bulunmakla suçladı. Takım, teknik direktör değişikliğiyle yeniden birlikte futbol oynamak istediklerini açıkladı.

TÜRK BAŞKANDAN FUTBOLCULARA 'GEREKİRSE TAKIMI DONDURURUZ' ÇIKIŞI
Ancak kulüp yönetimi teknik direktörün arkasında durdu. Yönetim kurulu başkanı Ertürk Alagöz, oyuncuların taleplerine boyun eğmektense kulübün faaliyetlerini durdurmayı tercih edeceğini söyledi. Yönetim, boykota katılan futbolcular hakkında gerekli adımları atacağını duyururken, ana sponsor Alagöz Holding de kulüpten çekileceğini açıkladı.

TÜRK GÖÇMENLERİN FUTBOL SAHASINDAKİ TEMSİLCİSİ
Türkgücü'nün hikâyesi bugünkü krizden çok daha eskiye dayanıyor. Münih'te yaşayan bir grup Türk göçmen, 1972 yılında Türkgücü München adıyla bir futbol takımı kurdu. İlk yıllarda maddi ve kadro sıkıntıları yaşayan ekip, 1975 yılında SV Türkgücü München adıyla resmen kulüpleşti.
Kulübün kuruluş amacı, Almanya'da yaşayan Türk kökenli futbolseverlere kendi takımları altında futbol oynama ve Bavyera futbolunun bir parçası olma imkânı sağlamaktı. Türkgücü adı da Almanca konuşulan ülkelerde yaşayan Türk toplumu için yalnızca bir futbol kulübünü değil, aynı zamanda bir aidiyet duygusunu temsil ediyordu.
Kırmızı-beyazlı kulübün arması da bu kimliği yansıtıyor. Türk bayrağı ile Bavyera eyaletinin mavi-beyaz baklava desenini bir araya getiren arma, iki kültürün buluşmasını simgeliyor. Kulübün mottosu ise "Gelenekleri korumak, kültürleri birleştirmek".

BAYERN VE 1860 MÜNİH'İN ARDINDAN ÜÇÜNCÜ GÜÇ
Türkgücü, 1980'li yıllarda amatör liglerde yükselmeye başladı. 1988 yılında o dönem Almanya futbolunun üçüncü kademesinde bulunan Bayernliga'ya yükselerek önemli bir başarıya imza attı.
Münih futbolunda Bayern Münih ve TSV 1860 München'in gölgesinde kalan kulüp, kısa sürede şehrin üçüncü önemli futbol gücü olarak anılmaya başladı. Özellikle 1860 Münih ile oynanan karşılaşmalar büyük ilgi gördü. Dantestadion ve Grünwalder Stadion'daki maçlarda 12 bine kadar seyirci tribünleri doldurdu.
Kulübün o dönemdeki başarısında teknik direktör Peter Grosser'in de önemli payı vardı. Eski TSV 1860 Münih futbolcusu olan Grosser, Türkgücü'nü 1988'de Bayernliga'ya taşıdı. Takım, 1988-1992 arasında bu ligde mücadele etti.
İLHAN MANSIZ'DAN CACAU'YA: TÜRKGÜCÜ FORMASI GİYEN YILDIZLAR
Türkgücü'nün geçmişinde Türk futbolu açısından dikkat çekici isimler de bulunuyor.
Erhan Önal, kulübün ilk döneminde forma giyen isimlerden biriydi. Daha sonra Galatasaray ve Bayern Münih gibi takımlarda oynayan Önal, Bundesliga'da forma giyen Türk kökenli ilk futbolculardan biri olarak tarihe geçti.
Savaş Koç, 1984-1986 yılları arasında Türkgücü forması giydikten sonra Galatasaray'a transfer oldu. 1987-1988 döneminde takımda oynayan Thomas Kristl ve Bernhard Winkler de daha sonra Alman futbolunun üst seviyelerinde kendilerine yer buldu.
2002 Dünya Kupası'nda Senegal'e attığı altın golle Türkiye'yi yarı finale taşıyan İlhan Mansız da 1996-1997 sezonunda Türkgücü forması giydi. Volkan Yaman ise kulüpteki döneminin ardından Antalyaspor'a, oradan da Galatasaray'a transfer oldu ve A Milli Takım formasını giydi.
Alman Milli Takımı'nda oynayan ve 2010 Dünya Kupası'nda gol atan Cacau da 2000-2001 sezonunda Türkgücü'nün oyuncuları arasındaydı. Daha sonra Nürnberg ve Stuttgart formaları giyen Cacau, Stuttgart ile Bundesliga şampiyonluğu yaşadı.
İLK ÇÖKÜŞ 2001'DE GELDİ, 2016'DA YENİDEN AYAĞA KALKTI
Kulübün yükselişi kalıcı olmadı. Maddi sıkıntılar nedeniyle 2001 yılında iflas eden SV Türk Gücü München kapandı. Ancak Türkgücü ismi futbol sahnesinden tamamen silinmedi.
Önce Türkischer SV München adıyla yeni bir yapılanmaya gidildi. 2009 yılında bu kulüp, 1981'de Türkgücü'nden ayrılan isimler tarafından kurulan SV Ataspor München ile birleşti. Böylece SV Türkgücü-Ataspor ortaya çıktı.
2016 yılında iş insanı Hasan Kıvran'ın kulübe yatırım yapmasıyla yeni bir yükseliş dönemi başladı. Takım, 2018'de Bayernliga'ya, 2019'da Regionalliga Bayern'e yükseldi. Aynı yıl Türkgücü München adını yeniden aldı.
2020 yılında Regionalliga Bayern'i zirvede tamamlayan kulüp, Almanya'nın üçüncü ligi 3. Liga'ya yükseldi. Böylece göçmenler tarafından kurulan bir kulüp ilk kez Almanya'nın profesyonel futbol liglerinde mücadele etme başarısı gösterdi.
3.LİG HAYALİ İKİ YIL SÜRDÜ
Türkgücü'nün profesyonel liglerdeki macerası uzun sürmedi. Hasan Kıvran'ın finansal desteğini çekmesiyle kulüp ciddi bir ekonomik krize girdi. Ocak 2022'de iflas başvurusu yapan Türkgücü, 24 Mart 2022'de 3. Lig'deki faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı.
Kulübün sahaya çıkamaması Almanya profesyonel futbolunda da önemli sonuçlar doğurdu. Türkgücü'nün o sezon oynadığı karşılaşmaların sonuçları lig sıralamasından çıkarıldı.
Sonraki yıllarda yeniden yapılanmaya çalışan takım, önce Regionalliga Bayern'de mücadele etti. 2025'te Bayernliga'ya düşen kulüp, 2026-2027 sezonunda ise altıncı kademe olan Landesliga Südost'ta mücadele etmeye başladı.
Şimdi ise 21 futbolcunun boykotu, teknik direktör krizi ve ana sponsorun çekilme kararı kulübü bir kez daha belirsizliğe sürükledi.
Bir zamanlar Almanya'daki Türk göçmenlerin futbol sahasındaki en önemli temsilcilerinden biri olan Türkgücü, tarihindeki ikinci büyük varoluş mücadelesiyle karşı karşıya.
patronlardunyasi.com