Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, 1855 yılında Manisa’da Morris Eskenazi adında bir çocuğun doğduğunu aktaran Özdağ, şöyle devam etti:
O DOKTORU HİÇ UNUTMADI
“‘Musa’ ismi. Fakir bir aile çocuğu, tütün kırarak, pamuk toplayarak geçimlerini temin ediyorlar. Baba da ırgat ve hastalanıyor çocuk. Ölümcül bir hastalığa yakalanıyor ve hastaneye götürüyorlar. Tedavi ediliyor ve ölümcül hastalıktan kurtuluyor. Kurtulduğu zaman baba para vermek istiyor, diyorlar ki: ‘Bu hastanede fakirlerden para almayız.’
Çocuk bunu hiç unutmuyor, sekiz - dokuz yaşlarında ve abisiyle ABD’ye gidiyorlar. Orada dünyanın en zengin kişilerinden biri hâline dönüşüyor. Türkiye’yi, Osmanlı’yı ve o doktoru unutmuyor. Adını ve soyadını alırken, ‘Benim adım Moiz, doğru ama ‘Morris’, soyadımı da ‘Şinasi’ yapıyorum’ diyor. Doktor Şinasi’ye olan hürmetinden dolayı.
Vasiyetine yazıyor, ‘Her yıl benim vakıflarımdan 1 milyon dolar Türkiye’de, Osmanlı topraklarında bir hastane yapılacak, adına Morris Şinasi Hastanesi diyeceksiniz, çocuk hastanesi olacak ve buraya gelen her çocuk ücretsiz tedavi edilecek’. Aradan yıllar geçiyor, Morris Şinasi Çocuk Hastanesi faaliyete geçiyor. Sonra şehir hastanesi başka bir yere yapılıyor ve Morris Şinasi Hastanesi’nin adı kaldırılıyor. Vakıf diyor ki: ‘Adını kaldırdınız, size para yardımı yapmayacağız. Çünkü artık burası bir çocuk hastanesi değildir.’
Bu sene oraya o hastanenin tekrar yapılabilmesi için Bülent Arınç devreye giriyor. Çok eski bir hastane, restore edilmesi ve güçlendirilmesi lazım. Sağlık Bakanlığı 120 milyon lira para ayırıyor. Morris Şinasi Hastanesi’nin bir an önce açılmasını istiyorum.”
1933’TE KURULDU
Hürriyet'in haberine göre, Morris Şinasi Milletlerarası Çocuk Hastanesi, Manisa’da bir vakıf hastanesi olarak 1933 yılında kuruldu. Şehir Hastanesi’nin açılmasıyla kapatıldı. İsmi, Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi’nde kurulan Morris Şinasi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesine verildi.
patronlardunyasi.com