Şirketler


Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve enerji arzına yönelik belirsizlikler, ülkelerin enerji politikalarında yerli ve yenilenebilir kaynakların önemini her geçen gün daha da artırıyor. Petrol ve doğalgaz ticaretinin kritik geçiş noktalarında yaşanan gelişmeler enerji güvenliği tartışmalarını yeniden gündeme taşırken; güneş ve rüzgâr gibi doğal ve sürdürülebilir kaynaklar, kesintisiz üretim potansiyeli sayesinde ülkelerin enerji bağımsızlığı açısından stratejik bir avantaj sunuyor.

Türkiye’nin önde gelen yenilenebilir enerji şirketlerinden Metgün Enerji, güneş, rüzgâr ve hidroelektrik yatırımlarıyla bu dönüşüme katkı sağlamayı sürdürüyor. Türkiye genelinde 6 ilde işletmede ve inşaat aşamasında bulunan santralleri ile toplam 274,44 MW kurulu güce ulaşan Şirket, vizyonunun yeni yatırımlar ve kapasite artışlarıyla 2030 yılına kadar 1.000 MW yenilenebilir enerji kurulu güce ulaşmak olduğunu belirtiyor. 

TÜRKİYE’NİN ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNE KATKI

Türkiye’de yenilenebilir enerjinin toplam kurulu güç içindeki payı son yıllarda önemli ölçüde artarken, güneş ve rüzgâr yatırımlarının hız kazanması enerji güvenliği ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından kritik bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

Metgün Enerji, farklı coğrafi bölgelerde gerçekleştirdiği yatırımlar ve geliştirdiği projelerle Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecine katkı sunmayı sürdürürken; temiz enerji üretimiyle karbon emisyonlarının azaltılmasına ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine destek veriyor.

Şirket, yeni yenilenebilir enerji projelerine yönelik çalışmalarını sürdürürken; mevcut santrallerde verimlilik artışı ve kapasite artışı projelerine de odaklanıyor.

“GÜNEŞ VE RÜZGÂR GİBİ DOĞAL KAYNAKLAR STRATEJİK GÜVENCE NİTELİĞİNDE”

Enerji arz güvenliğinin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda stratejik bir konu olduğuna dikkat çeken Metgün Enerji Genel Müdürü Uğur Işık, yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkeler için uzun vadeli bir güvence olduğuna dikkat çekti. Işık; “Küresel ölçekte yaşanan gelişmeler, geleneksel kaynaklara bağlı enerji tedarikinin ne kadar ince bir çizgide olduğunu dünyaya bir kez daha açık biçimde gösteriyor. Oysa güneş ve rüzgâr gibi doğal kaynaklardan elde edilen enerjiler sınır tanımıyor, engellenemiyor ve sürdürülebilir üretim imkânı sunuyor. Bu nedenle yenilenebilir enerji yatırımları, enerji bağımsızlığı ve arz güvenliği açısından kritik bir rol üstleniyor. Metgün Enerji olarak, güneş ve rüzgâr başta olmak üzere farklı teknolojileri içeren portföy yapımızla ve yeni yatırımlarımızla ülkemizin enerji dönüşümüne destek olmak için çalışıyoruz.” dedi.

YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARINDA BÜYÜME İVMESİ

Metgün Enerji’nin büyüme vizyonuna ilişkin olarak da konuşan Işık; enerji talebinin hızla arttığı bir dönemde, temiz ve yerli kaynaklara dayalı üretim kapasitesini artırmanın öncelikleri olduğunu belirtti.  Orta ve uzun vadede hibrit projeler, enerji depolama teknolojileri ve yeni nesil yatırımlarla portföylerini güçlendirdiklerini belirterek; 2030 yılına kadar 1.000 MW kurulu güç vizyonu doğrultusunda yatırımlarını sürdürdüklerini ve yenilenebilir enerji üretiminde güçlü ve güvenilir bir oyuncu olmayı hedeflediklerinin de altını çizdi.

patronlardunyasi.com