Ekonomi


ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla tırmanan savaş, küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda trafiği neredeyse durma noktasına getirdi. Bu durum, petrol ve LNG ihracatına büyük ölçüde bağımlı olan Körfez ülkelerinin gelirlerinde milyarlarca dolarlık kayba yol açtı.

KÖRFEZ ÜLKELERİ 15,1 MİLYAR DOLAR ENERJİ GELİRİ KAYBETTİ

Emtia analiz şirketi Kpler’e göre, savaşın tırmandığı 28 Şubat’tan bu yana Körfez üreticileri toplamda yaklaşık 15,1 milyar dolar enerji geliri kaybetti. Normal şartlarda Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 1,2 milyar dolar değerinde petrol, rafine ürün ve LNG taşınıyor.

SEVKİYATLAR DURDU

Çatışmaların ardından İran’ın gemilere yönelik saldırıları ve hızla yükselen sigorta primleri nedeniyle boğazdaki tanker trafiği büyük ölçüde durdu. Analistler, boğazdan geçen enerji akışının savaş öncesine kıyasla artık “ihmal edilebilir seviyede” olduğunu belirtiyor.

Duraksayan sevkiyatların toplam değeri içinde ham petrol yüzde 71 ile en büyük payı oluşturuyor.

EN BÜYÜK KAYIP SUUDİ ARABİSTAN'DA

Enerji danışmanlık şirketi Wood Mackenzie’ye göre dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından Suudi Arabistan, savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık 4,5 milyar dolar gelir kaybına uğrayan ülke oldu.

Riyad yönetimi, ihracat kaybını azaltmak için petrol sevkiyatını Kızıldeniz üzerinden artırmayı planlıyor. Ancak analistler, doğu-batı petrol boru hattının teorik kapasitesinin tam olarak test edilmediği konusunda uyarıyor.

IRAK EN KIRILGAN ÜLKE

Uzmanlara göre savaşın ekonomik etkisi ülkeden ülkeye değişiyor. Irak’ın kamu gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ı petrol üretimine dayanıyor ve bu nedenle kesintilere karşı en savunmasız ülkelerden biri olarak görülüyor.

Kuveyt ve Katar da yüksek risk altında bulunuyor. Ancak bu ülkelerin büyük egemen varlık fonları, kısa vadeli şoku absorbe edebilecek finansal tampon görevi görebilir.

MİLYARLARCA DOLARLIK PETROL BEKLİYOR 

Kpler verilerine göre Hürmüz Boğazı içinde yüklenmiş ancak hedef limanlarına ulaşamayan en az 10,7 milyar dolar değerinde petrol, petrol ürünü ve LNG kargosu bulunuyor. Bu sevkiyatların bir kısmı savaş öncesinde yapılan uzun vadeli kontratlar kapsamında satılmış durumda.

Analistler, krizin uzaması halinde kaybın yalnızca üreticilerle sınırlı kalmayacağını; artan fiyatların nihai tüketiciye ve küresel enerji piyasalarına da yansıyacağını belirtiyor.

patronlardunyasi.com