Ekonomi


Feramuz ERDİN

Patronlar Dünyası Genel Yayın Yönetmeni Toygun Atilla, dünkü yazısında birtakım tespitler yaptı ve özellikle de üretenler ile esnafın üstüne kalan ağır ekonomik maliyetlerin ülke ekonomisine olan risklerini ortaya koydu. 

Yukarıdaki basit hesaba göre; istihdam ve vergi gelirlerinin kaynağı olan özel sektördeki işyeri sayısında bariz bir gerileme yaşanıyorken, 2026 bütçesinde yüzde 28 olarak öngörülen merkezi yönetim kamu harcamalarındaki artışı finanse edebilmek oldukça zor görünüyor. 2025 projeksiyonunda 2026 merkezi idare bütçesi için yaklaşık 19 trilyon lira gider öngörülürken, geçen yıl sonundaki bütçe kanununda bu rakam, 1,5 trilyon lira artışla nihai olarak 20, 5 trilyon liraya bağlandı. 

PANDEMİDEN BERİ KRONİK SORUN 

2020 yılında tüm dünya ekonomilerini ters yüz eden küresel salgın hastalık ve sokağa çıkma yasakları sırasında, birçok işveren zor durumda kalmıştı. Bu dönemde bozulan ticari dengelerin telafisi ise geçen yıllara rağmen o kadar kolay olmadı. O dönemde işçiler kısa dönemli çalışma ödeneği ile geçinmek ve işverenlerin çoğu da de ellerindeki malı – mülkü satarak işlerini çevirmeye çalışmak zorunda kaldı. Alınan tüm kamusal tedbirlere rağmen o dönemde özel sektör tarafında yaşanan sorunların bazı olumsuz etkileri bugün bile hala devam etmektedir. ATİLLA, SGK VE

VERGİ BORÇLARININ DOMİNO ETKİSİNE DİKKAT ÇEKTİ 

Toygun Atilla dünkü PD yazısında yetkililere seslenerek, şirketler ve esnaf için mevcut ağır mali yükleri hafifletecek kapsamlı bir çözüm çağrısında bulundu. Atilla yazısında borçların ödenebilir durumda olmadığını vurgulayarak; gecikme faizlerinin, bloke edilen banka hesaplarının, kilitlenen POS’ların ve azalan ticaret hacminin sadece esnafları değil, onlarla birlikte çalışan büyük şirketleri de zor durumda bıraktığını anlattı. 

ARAÇLAR ÜZERİNDEN KİŞİSEL BİR TESPİT 

1990’lı yıllarda kullanılan arabalar üzerindeki kendi gözlemlerime dayanarak şunu otaya koymuştum: O dönemde devlet araçları daha sade ve gösterişsiz, memurların kendi arabaları ise daha yeniydi. Özel sektör ise bugün neyse o gün de aynıydı. Bugüne gelindiğinde ister merkezi, isterse yerel idarelerde olsun, bırakın üst düzey yöneticileri birim şeflerinin altındaki resmi arabalar bile bugün, sıradan bir vatandaşın satın almayı aklından geçiremeyeceği lüks yabancı marka ve modellerden oluşuyor. Üretici ve esnafın gerçekten çok zorlandığı bir dönemde Mercedes, BMW ve Audi gibi lüks ve yüksek yakıt tüketen, bakımı maliyetli Alman araba markalarının kamu hizmetlerinde kullanılmasının gerekliliğini anlamak herkes için zor olmaktadır. 

KAMUDA ACİL TASARRUF BEKLENTİSİ 

Esnaflar ile “üretenlerin” yüzde 4 – 5 oranında “yok olduğu” ve var olanların vergi, SGK, faiz gibi yükler altında ezildiği bir gündemde kamu harcamalarında bu yıl için yaklaşık yüzde 28 artış ön görülmesini matematik ile anlayabilmek mümkün değildir. Acilen, kamuda temel ve zorunlu yatırım ve hizmetler haricinde özellikle gösteriş olarak tanımlanabilecek olan tüm donanım, uygulama ve etkinliklerde ciddi bir tasarruf dönemi başlatılmalı ve üreten kesimlere nefes aldıracak çözümler bulunmalıdır.

patronlardunyasi.com