Borsa


Toygun ATİLLA

PATRONLAR DÜNYASI İLK GÜNDEN BERİ YAZDI

Bu dava yalnızca bir bankanın yargı süreci değildi. Türkiye’nin risk algısının, uluslararası finans sistemindeki konumunun ve Washington ile ilişkilerinin test edildiği bir dosyaydı.

Patronlar Dünyası olarak da ilk günden itibaren bu dosyanın önemini ve davanın gidişatı ile ilgili en sıcak bilgileri, en kapsamlı analizleri veriyoruz.

PİYASALAR GERÇEĞİ DEĞİL ALGIYI FİYATLADI

Dün ise davanın kapanacağı mahkeme kararı ile de bunun net bir şekilde ortaya konulacağı gündü.

Ama öyle olmadı...

Piyasa sonucu değil, haber akışının hızını ve algısını fiyatladı.

HER ŞEY REUTERS'IN SERVİS ETTİĞİ HABER İLE BAŞLADI

Her şey nasıl gelişti, anlatayım...

Halkbank hisselerinde satışların belirgin şekilde başladığı saat aralığı yaklaşık 16.00 – 16.30 oldu.

Uluslararası haber ajansı Reuters tarafından servis edilen haber akışında davanın 90 gün askıya alındığı bilgisi öne çıktı. Haber teknik olarak doğruydu. Ama sadece teknik olarak doğruydu. ABD ve Türkiye arasındaki anlaşma nihaiydi, mahkemenin açıklaması sadece rutin bir prosedürdü. Halkbank davası açılmamak üzere kapanmıştı. Zaten karardaki son cümlede bunun belgesiydi: "Halkbank anlaşmasında mali bir ceza yok"

SATIŞ DALGASI BİR ANDA TETİKLENDİ

Bu cümle değil de "Hakim uyumluluğu incelemek için davayı 90 günlüğüne askıya aldı" cümlesi Reuters tarafından servis edildiğinde, satış dalgası bir anda tetiklendi.

Bugünün piyasalarında haberleri ilk okuyanlar insanlar değil. Robotlar...

"Askıya alındı" "Suspension" "Delay" gibi kelimeler birçok algoritmik işlem sisteminde negatif sinyal olarak algılanır.

Konuştuğum borsa uzmanları, İlk satış dalgasının büyük ölçüde bu sistemlerden ve kısa vadeli trader pozisyonlarından geldiği değerlendiriliyor.

Bir anda ise Stop-loss seviyeleri çalıştı. Satışlar büyüdü.

HALKBANK HİSSEDARI ZARARDA

Seansın son bölümünde hisse yüzde 5’e yaklaşan kayıp yaşayarak devre kesiciye girdi. Haberin devamında çok kritik bir bilgi vardı.

Halkbank ile United States Department of Justice arasında Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması imzalanmıştı. ABD hukuk sisteminde sık kullanılan bu modelde, taraflar anlaşır, kovuşturma askıya alınır, şartlara uyulursa dava tamamen düşer.

Yani süreç uzamıyor, kapanma sürecine girerdi. Piyasalar ise ilk cümleyi fiyatlamış. Halkbank hissedarlarının cebindeki milyonlar birkaç saat içinde erimişti.

İKTİSAT VE İLETİŞİM FAKÜLTELERİ'NDE DERS OLARAK OKUTULMALI

Düşünsenize, Türkiye'de birçok kesimin Halkbank'ın para cezası ile kurtulmasından bile memnuniyet duyacağı süreç tamamen Türkiye'nin ve Halkbank'ın zaferi ile sonuçlanmış ama küçücük bir haber ve sadece teknik bir detayı yanlış okuyan piyasalar yüzünden bankanın senetleri çökmüştü. Hem İktisat fakültelerinde hem de iletişim fakültelerinde ders olarak okutulması gereken bir durum vardı.

Şimdi neden İletişim Fakülteleri'nde ders olarak okutulması gereken bir süreç olduğunu anlatayım.

Reuters'in 16.20'de geçmesi ile birlikte anında düşüş dalgasına geçen Halkbank senetleri hızla çakıldı. Öylesine sert bir düşüş yaşandı ki, borsa devre kesti.

Saat 17.30 sıralarında Halkbank tahtaları tekrar açılmasına rağmen ne bankadan ne siyasetten tek bir cümle açıklama bile gelmedi.

HALKBANK KAP'A 17.48'DE AÇIKLAMA YAPTI

İlk açıklama, Halkbank’ın 17.48’de KAP’a yaptığı açıklama ile oldu. Banka, anlaşmanın hukuki çerçevesi ortaya kondu. Bu açıklamada ABD Adalet Bakanlığı ile imzalanan Deferred Prosecution Agreement resmen duyuruldu.

Ancak bu açıklamanın dili de teknikti ayrıca piyasa o sırada gün içindeki sert satışları çoktan yaşamıştı.

Hukuki açıdan bakıldığında bankaların KAP açıklamaları genellikle, resmi belgelerin tamamlanması, hukuk ekiplerinin onayı, anlaşmanın yürürlüğe girmesi, sonrasında yapılır.

ATI ALAN ÜSKÜDAR'I GEÇTİ, ALGI FİYATLANDI

Bu nedenle açıklama hukuki açıdan normal olabilir. Finans piyasaları başka bir mantıkla çalışır. Piyasada haber ile resmi açıklama arasında oluşan yaklaşık bir saatlik boşluk farklı bir algının fiyatlanmasına yol açmıştı bile...

BANKANIN İLETİŞİM DANIŞMANLARI SÜRECİ YÖNETEBİLDİ Mİ?

Halkbank'ın çalıştığı profesyonel bir iletişim danışmanı mutlaka vardır diye düşünüyorum. Onların da bu noktada devreye girdiğini görmedik. Oysaki, iletişim danışmanlık şirketlerinin en önemli görevlerinden biri de oluşan "kriz" süreçlerini doğru şekilde yönetmek değil midir?

SİYASET SUSKUN KALDI

Bu hikâyede dikkat çeken bir başka unsur daha var. Siyasi iletişim. Davanın kapanma sürecine girdiği haberleri neredeyse 1 haftadır çıkıyor. Dün ise bunun final günüydü, siyaset ise yine suskundu. Halkbank'ın zaferi ile sonuçlanacağı düşünülen gün de tek bir siyasinin ağzını bıçak açmıyordu.

Bu da, yatırımcının Reuters tarafından servis edilen ilk haberdeki "Hakim uyumluluğu incelemek için davayı 90 günlüğüne askıya aldı" cümlesini olumsuz olarak algılamasına yol açtı.

Öyle ya, siyasiler bu konuda tek kelime bile etmemişti.

SİYASETTEN İLK VE TEK AÇIKLAMA

Siyasetten ilk açıklama bugün geldi.

Çiçeği burnunda Adalet Bakanı Akın Gürlek, sürecin Türkiye açısından olumlu sonuçlandığını söyledi. Piyasa açısından ise artık her şey çok geçti.

Bu dosya kapanma sürecine girerken borsada yaşanan sert hareket ise bize başka bir gerçeği gösterdi. Finans piyasalarında bazen en önemli şey doğru bilgi değil, doğru zamanlamadır. Piyasa sonucu değil…Algıyı fiyatlar.

Ve belki de en kritik yöntemi ise doğru ve hızlı iletişimdir. O iletişimi yönetemezseniz, ne gerçeği ne de haklılığınızı anlatamazsınız.

patronlardunyasi.com