Good Morning America programının eski sunucusu Joan Lunden, anı kitabında meslek hayatının ilk yıllarında yaşadığı bir olayı kamuoyuyla paylaştı. Lunden, 25 yaşında olduğu ve 1975 yılı civarında Eyewitness News’te muhabir olarak görev yaptığı dönemde yaşadıklarını ayrıntılarıyla anlattı.
FIRE ISLAND DAVETİ: “EKİP ETKİNLİĞİ”NDEN KİŞİSEL DURUMA
Lunden, kitapta “Ted” olarak adlandırdığı hikâye editörünün kendisini Fire Island’ta düzenleneceği belirtilen bir ekip oluşturma etkinliğine davet ettiğini aktardı. Davetin, meslektaşlarla profesyonel sosyalleşme fırsatı olarak sunulduğunu belirten Lunden, haber odasındaki izolasyon hissinden kurtulmak ve ekibi daha yakından tanımak amacıyla teklifi kabul ettiğini ifade etti.
Yalnızca feribotla ulaşılabilen ve araç trafiğine kapalı olan adaya vardığında ise tablonun farklı olduğunu gördüğünü kaydeden Lunden, grubun yalnızca iki kişiden oluştuğunu; bir WCBS muhabiri ve kız arkadaşıyla karşılaştığını belirtti. Bu durumun, organizasyonun fiilen gecelik konaklamalı bir çifte randevu niteliği taşıdığını ortaya koyduğunu ifade etti.
“YANILTILDIM VE BASKI ALTINA ALINDIM”
Fire Island’a iner inmez vaat edilenle karşılaştığı gerçeklik arasındaki çelişkiyi fark ettiğini aktaran Lunden, izole bir ortamda aldatılmış ve baskı altına alınmış hissettiğini dile getirdi. Kişisel bir ilişkiye adım atma niyetinin olmadığını açıkça belirttiğini vurgulayan Lunden, davete yalnızca bir çalışma toplantısı beklentisiyle katıldığının altını çizdi.
Editörün durumu yumuşatmaya çalışarak herkesin hafta sonunun tadını çıkarması gerektiğini söylediğini aktaran Lunden, aynı odayı paylaşmayı reddettiğini ve kanepede uyumayı tercih ettiğini kaydetti.
HABERLERİNİN ENGELLENDİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ
Lunden, söz konusu olayın ardından editörün hazırladığı haberleri sistematik biçimde engellemeye başladığını ileri sürdü. Maaşının bir bölümünün yayınlanan haberlerine bağlı olduğunu belirten gazeteci, çalışmalarının televizyon bültenlerinde yer almamasının gelirini de düşürdüğünü ifade etti.
Yaşananların ardından açık bir düşmanlıkla karşı karşıya kaldığını belirten Lunden, geziye ilişkin söylentilerin haber odasında yayıldığını ve bunun mesleki itibarına zarar verdiğini savundu.
HUKUKİ SÜREÇ UYARISI SONRASI GERİ ADIM
Lunden, cinsel taciz ve ayrımcılık gerekçesiyle dava açma ihtimalini değerlendirmek üzere bir temsilci ve avukata başvurduğunu açıkladı. Daha sonra editörle bir görüşme ayarlayarak kendisine ve yayın kuruluşuna karşı yasal işlem başlatma niyetini ilettiğini belirtti.
Bu uyarının anında sonuç verdiğini aktaran Lunden, editörün özür dilediğini ve misilleme niteliğindeki uygulamaların sona erdiğini ifade etti. Gazeteci, bu anı kararlı bir duruşun istismarcı dinamikleri değiştirebileceğinin göstergesi olarak değerlendirdi.
“GOOD MORNİNG AMERICA” ÖNCESİ DÖNEM
Yaşananların ardından Lunden’in WABC-TV’deki normal haber akışına devam ettiği belirtildi. Söz konusu olayın, Lunden’in 1980 ile 1997 yılları arasında ortak sunuculuğunu üstlendiği Good Morning America programına transferinden önce gerçekleştiği ifade edildi.
Kitapta bu deneyim, Lunden’in televizyon gazeteciliğine bakışını şekillendiren dönüm noktalarından biri olarak sunuluyor. Gazetecinin, 1975’ten ulusal ABC sabah programına başlayana kadar yerel istasyonda görev yaptığı bilgisi de paylaşılıyor.
patronlardunyasi.com