Toygun ATİLLA
"Değerli Toygun Bey,
Maalesef savaşın gölgesinde bir Bayram karşılıyoruz. Dileğimiz bir an önce savaşın sona ermesi ve kalıcı barışın sağlanması. Bunlar yaşanırken de hayatımızın bazı adımlarını doğal şekilde sürdürüyoruz.
Bayramlarda hem iyilik hem de zarafet barındıran güzel geleneğimiz "Arefe Çiçekleri" ni DEİK olarak yaşatmaya gayret ediyoruz.
Bu Ramazan Bayramı'nda da sizin adınıza bir çocuğumuzun bayramlık ihtiyacını karşıladık.
Çocuklarımızla çiçek bahçesine dönüşecek, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve huzurlu nice bayramlar diliyorum.
Selamlarımla
Nail Olpak
DEİK Başkanı "

Bu Ramazan Bayramı aldığım en değerli hediyelerden biriydi bu. Mesajı tekrar tekrar okurken düşündüm. Her Ramazan, Kurban Bayramında, Yılbaşı'nda çikolata vb. hediyeler gönderen şirketler, kurumlar bunun yerine Arefe Çiçeklerine, LÖSEV'e, Darüşşafaka'ya, Darülaceze'ye, Mehmetçik Vakfı'na, TEMA'ya vb yardım kuruluşlarına karınca kararınca ufak bağışlar yapsalar daha güzel olmaz mıydı? Hem böylesine masraflar azaltılır hem de sosyal sorumluluk ve toplumsal dayanışma bilincini hep birlikte yaşatırdık.
O yüzden bu anlamlı hediyelerinden ve Arefe Çiçekleri gibi önemli bir geleneği yaşattıkları için DEİK'e Başkan Nail Olpak nezdinde şükranlarımı sunuyorum.
Şimdi biraz bilmeyenler için Arefe Çiçekleri'nden bahsetmek isytiyorum. Bu, gemişten günümüze Türk toplumunun içinde yaşatılan toplumsal bir dayanışmanın incelikli bir modelidir.
Osmanlı'da bayramlar sadece dini bir ritüel değil aynı zamanda sosyal denge mekanizmasıydı. Arefe günü ise bu mekanizmanın en kritik halkalarından biriydi.

Bugün sosyal yardımlar devlet eliyle organize edilse de, geçmişte bu görev bireyler eliyle işliyordu.
Varlıklı aileler, mahallelerindeki çocukları gözetir, yetim ve yoksul çocouklar özellikle korunurdu. Arefe çiçekleri, bayrama mutsuz giren çocuk kalmamasını hedeflerdi.
Arefe çiçekleri aynı zamanda küçük ama etkili birekonomik hareket de yaratırdı. Terziler çalışır, şekerciler, manifaturacılar, esnaf canlanırdı. Harçlık kültürü ile çocuklar, tüketim deneyimi yaşardı.
Arefe çiçeğine birşey verilirken, kimse "yardım ediyorum" demezdi, "fakir" vurgusu yapılmazdı. Bir çocuk hediyeyi alırken kendini "yardım alan" değil bayramın doğal bir parçası gibi hissederdi.
Bugünün sosyal yardımlarından en çok kaybedilen şeylerinden biri belki buydu...
Çiçek kelimesi ise narin, değerli ve geleceği temsil eden bir unsurdu Osmanlı ve Anadolu kültüründe. Çocuklar ise korunması gereken varlıklardı Arefe çiçeği, bir anlamda geleceğe yatırım, geleceği korumaktı.
Bir bayramın daha sonuna geldik. Önümüzdeki bayram sizler de Arefe Çiçeklerini unutmayın...
patronlardunyasi.com