Toygun ATİLLA
WHATSAPP GRUPLARINDAKİ PAYLAŞIM
"İstanbul sosyetesinde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" demiştik. Efenim, gerçekten de ilginç bir şekilde "Boğazın Epstein adası mı?" başlıklı yazımız dün sabah saatlerinden itibaren iş dünyası, cemiyet hayatı, yazımızı WhatsApp gruplarında paylaşmaya başlamış.
Onları o kadar iyi anlıyorum ki. Bir çoğunun tek gündemi bu günlerde bu. Evlatlarının bu operasyonlarda radara takılmasından endişe ediyorlar. Kendi çocuklarının, daha önceki operasyonlarda gözaltına alınan "patron çocukları" ile aynı akıbeti yaşamasından endişe ediyorlar.
Bu da bir ana-babayı anlamamız için ne kadar anlaşılır bir durum...

INSTAGRAM'DAKİ ELEŞTİRİLER
Sonrasında Patronlar Dünyası'nın Instagram sayfasına baktığımda paylaştığımız haber hakkında yüzlerce yorum vardı. Bu yorumların da yüzde 90'ı haberimizi eleştiriyordu.
Uyuşturucu satışı yapıldığı, seks partileri düzenlendiği ileri sürülen mekana yapılan baskınla ilgili yazdığımız haber eleştiri bombardımanına tutulmuştu.
Eleştirileri okuyunca, kendi kendime dedim ki, FETÖ'cüler TSK'ya kumpaslar kurup memleketin Genelkurmay başkanını, kuvvet komutanlarını, askerleri, gazetecileri, akademisyenleri attığında bu insanlar neredeydi ? Fuhuş ve uyuşturucu ile anılan bir mekana gövdesini siper edip cansiperane bir şekilde savunanlar gerçek miydi ? İşin bu kısmına ilerleyen günlerde geleceğiz, şimdi devam edelim.
MASUMİYET KARİNESİNİ ELDEN BIRAKMAYALIM
Bebek Otel ile başlayan ClubHouse baskınları ile devam eden uyuşturucu olayını araştırmaya dün de devam ettim.
Açık söyleyeyim, "kullanıcılara yönelik" uyuşturucu operasyonlarına "masumiyet karinesi" elden bırakmadan devam ettirilmesini savunanlardanım. Demek istediğim, gözaltı süreçlerinde temkinli davranılarak henüz uyuşturucu testlerinin sonuçları alınmadan insanların peşinen suçlu gibi gösterilmesine tamamen karşıyım. Bunu doğru bulmuyorum. Tek bir masumun bile hayatının korunması Türk toplumunun geleceği açısından çok daha kıymetli olacaktır. Bu tüm diğer her şeyden önemlidir. Benim düşüncem o.

ELİTLERİN UYUŞTURUCU KULLANIMI
Ve fakat...
Son dönemdeki uyuşturucu operasyonlarını araştırmaya başladığımda gördüm ki, "elitler" arasında uyuşturucu kullanımı çılgın bir boyuta ulaşmış.
Hatta öylesine ulaşmış ki, bu neredeyse adı konulmamış bir tarikata dönüşmüş. Uyuşturucu kullanmayanlar, o "tarikattan" dışlanmaya başlamış.
Cigaralık tabir edilen "esrar" yakın zamanda neredeyse ulu orta içilir hale gelmiş. Kokain kullanmak ise bir statü göstergesine dönüşmüş.
Sosyolojik olarak bunun neden ve nasıl bu noktaya geldiği ayrıca incelenmesi gereken bir durum.
Ancak tüm bu operasyonlarda sayısız ismin gözaltına alınması ve devam eden süreç işin bu toplumsal boyutunu anlamama yol açtı.
BOĞAZ'IN EPSTEIN ADASI MI?
ClubHouse, Boğaz'ın Epstein adası mı ? Dün yine bu sorunun yanıtının peşine düştüm. Bebek Otel'den günler sonra bu mekana neden baskın yapılmıştı.
İlginç yanıtlar aldım.

BATIK PATRONLARIN AVCI KIZLARI
ClubHouse'a giden kadın profilleri ile ilgili bilgi veren bir dostum ilginç bir bilgi verdi.
"Bu mekanda çok fazla müflis, batık patronun çocukları ile karşılaşabilirsin. Maalesef bu kız çocukları avcı konumundadır. Avları ise dönemin popüler patronlarının erkek çocuklarıdır. ClubHouse'da bunun için inanılmaz bir ortam sağlıyordu"
"Bu mekana bir devlet memurunun oğlu normal bir gencin üye olması neredeyse imkansızdı. Vali çocuklarının bile geri çevrildiğini biliyorum"
SPOR SALONLARINDAKİ DOLAPLAR BANKA KASASI GİBİ
Edindiğim bir başka bilgi ise önceki günkü baskının sebebini anlatır nitelikteydi.
Kaynağım, ClubHouse'daki spor salonlarındaki giyinme kabinlerinin, dolaplarının anlamından bahsetti. Bu kişiye özel kilitli dolaplar, bir nevi banka kasası niteliğindeydi. Bu kişilerin kullandığı yasaklı maddelerin de saklandığı yerler de o sadece üyelere ve kişiye özel dolaplardı.
Kaynağıma göre, bu bilgi gözaltındaki bir kişinin itirafçı olarak bunu paylaşması sonucunda ortaya çıkmıştı.
Yani, ClubHouse'a 100 Narkotik polisinin narkotik köpekleri ile birlikte baskın yapmasının sebeplerinden biri buydu.
Tüm bu yazdıklarım elbetteki iddia. Süreç ilerledikçe tüm tabloyu daha net bir şekilde göreceğiz.
Şimdi gelelim, İstanbul cemiyet hayatı bu operasyonlardan nasıl etkilendi? Perde arkasında neler olup bitiyor onu anlatmaya.
Dün demiştim ya, "Hiçbir şey İstanbul sosyetesi için eskisi gibi olmayacak" diye. Biraz konuyu açayım.
ÇOCUKLARINI YURT DIŞINA GÖNDERDİLER
Öyle şeyler öyle isimlerle ilgili bilgiler duyuyorum ki, akıl almaz.
Elbette bu isimleri burada göremeyeceksiniz. Çünkü masumiyet karinesi bizler için her şeyden önemli.
Ancak,
Çok önemli bir holdingin patronunun ne olur ne olmaz diye 2 çocuğunu yurt dışına gönderdiği, artık neredeyse tüm bu cemiyet hayatının gittiği ortamlarda konuşulur hale gelmiş durumda.
Baba ve annenin evlatları için duydukları endişe herkesin dilinde...

OĞLUNA UYUŞTURUCU TESTİ YAPTIRAN İŞ İNSANI
Bir diğer konuşulan ise oğlu son dönemde uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan ve saçında kokain tespit edilen önemli bir iş insanının oğluna dair.
Oğlunun uyuşturucu kullanmadığına ikna olan baba, yurt dışından uzmanlar getirerek noter eşliğinde bağımsız birkaç uyuşturucu testi yaptırmış.
Oğlunun kendisine söylediği ise "Ben uyuşturucu kullanmadım. Bu saçıma sürülen makastan kaynaklanmış" olmalı ifadesiymiş.
Bağımsız yerlere yaptırılan test sonuçları ne oldu bilmiyorum. Belki mahkemeye ilerleyen safhalarda sunulur belki de tıpkı Sadettin Saran'ın yaptırdığı ve hiç açıklanmayan bir kara deliğe dönüşür.
Tüm bunları da ilerleyen günlerde göreceğiz.
İLGİLİ HABER
patronlardunyasi.com