Ekonomi


Çin, son yıllarda artan teknolojik ve endüstriyel atılımlarıyla birçok ülkeyi ve birliği zor duruma düşürdü. Avrupa Birliği de Çin'in gelişiminden olumsuz etkilendi. Özellikle de otomotiv, güneş panelleri, batarya ve tüketici elektroniği olmak üzere birçok üretim alanında düşüşe ve krize neden oldu. 

ÇİN ETKİSİNE KARŞI 'MADE IN EU' PLANI

Avrupa Birliği ülkeleri geçen yıl, bu baskıyı azaltmak amacıyla 'Made in Europe' (Avrupa'da Üretim) planını devreye soktu. 

Proje üye ülkelerin kamu kaynaklarını ve ihalelerini kıta içi üretime yönlendirmeyi hedefliyor. 'Made in EU' planı, birliğin 2 trilyon euronun üzerindeki finansal gücünü stratejik olarak kullanmasını öngörüyor. 

Avrupa’da üretim teşvik edilecek, Çin'e olan bağımlılık azaltacak olan bu plana Türkiye'nin dahil edilip edilmediği ise en çok merak edilen konulardan biriydi. 

Bu soru, bugün yapılan açıklamalarla yanıtını buldu. 

'MADE IN EU' İLE İLGİLİ BRÜKSEL'DEN AÇIKLAMA

İlk açıklama Brüksel'den geldi. 

AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Stephane Sejourne, yerli üretimi artırmak amacıyla kamu alımlarında Avrupalı şirketlere öncelik tanıyacak, AB sanayisini güçlendirmek ve istihdamı artırmak için hazırlanan Sanayi Hızlandırıcı Yasa teklifi hakkında bilgi verdi. 

'AVRUPA ÖNCELİĞİNİ UYGULAMAYA KOYUYORUZ'

Avrupa'da güçlü bir sanayi tabanı olmadan stratejik özerkliğe sahip olunamayacağını anlatan Sejourne, "Avrupa’da bugün yüzde 14 seviyesinde olan sanayinin GSYH’deki oranını 2035 yılına kadar yüzde 20’ye yükseltmek istiyoruz. Avrupa’nın parası, yani kamu alımları ve doğrudan sübvansiyonlar söz konusu olduğunda Avrupa önceliğini uygulamaya koyuyoruz" diye konuştu.

'MADE IN EU'YA DAHİL OLAN SEKTÖRLER

Sejourne, daha önce "Made in Europe" olarak duyurulan ancak en son adı "Made in EU" olarak değiştirilen girişim kapsamına, enerji yoğun endüstriler, alüminyum, çimento, çelik ve kimyasal ürünler ile otomobil endüstrisi, elektrikli araçlar, şarj edilebilir araçlar, kamyonlar ve otobüsler ile birlikte bataryalar, rüzgar türbinleri, elektrolizörler, ısı pompaları, fotovoltaikler ve nükleerin dahil olduğunu anlattı.

Sejourne, her sektör için belirli bir sayı veya yüzde oranında Avrupa’da üretim şartı talep edeceklerine işaret etti.

HANGİ ÜLKELER DAHİL OLACAK?

Hangi ülkelerin "Made in EU" kapsamında yer alacağı konusunda Sejourne, bunun mütekabiliyet ilkesine ve ekonomik güvenlik değerlendirmesine dayalı olarak yürütülecek bir çalışma ile belirleneceğini ifade etti.

Sejourne, "AB ile bir ticaret anlaşması olan herhangi bir ülke dışlanmayacak. Daha sonra bu anlaşmaları yaptığımız ülkelere bağlı olarak kriterlerimize bakacağız. Kamu alımlarında karşılıklılık ilkesine bakacağız. Bu ülkelerle çeşitli sanayi sektörlerindeki bağımlılığa ve ekonomik güvenliğe bakacağız" dedi.

AB KOMİSYONU'NUN AÇIKLAMASI

AB Komisyonu'nun Sanayi Hızlandırıcı Yasa teklifine ilişkin açıklamasında ise girişimin, düşük karbonlu Avrupa yapımı teknolojilere ve ürünlere olan talebi artırmak için hazırlandığı bildirildi.

Açıklamada, kuralların özellikle çelik, çimento, alüminyum, otomobil ve net sıfır teknolojiler gibi seçilmiş stratejik sektörlere uygulanacağı ve uygun olduğu durumlarda kimya gibi diğer enerji yoğun sektörlere de genişletilebileceği belirtildi.

Made in EU'nın Avrupa üretim kapasitesini güçlendireceği ve Avrupa yapımı temiz teknolojiler ile ürünlere olan talebi artıracağına işaret edilen açıklamada, "Sanayi Hızlandırıcı Yasa, artan haksız küresel rekabet ve stratejik sektörlerde AB dışı tedarikçilere olan bağımlılığın artması karşısında AB’de değer yaratmayı artırmayı ve sanayi tabanımızı güçlendirmeyi amaçlamaktadır" değerlendirmesi yapıldı.

GÜMRÜK BİRLİĞİ OLAN ÜLKELERİN İÇERİĞİ BİRLİK MENŞELİ KABUL EDİLECEK

Açıklamada, AB’nin dünyanın en açık pazarlarından biri olmaya devam ettiğine işaret edilerek, "Bu teklif, AB şirketlerine pazarlarına erişim imkanı sunan ülkelere eşit muamele sağlayarak kamu alımlarında daha fazla karşılıklılığı teşvik etmektedir. AB ile serbest ticaret bölgesi veya Gümrük Birliği kuran bir anlaşma imzalamış ya da Kamu Alımları Anlaşması'na taraf olan ve bu anlaşma kapsamında Birliğin ilgili yükümlülüklerinin bulunduğu ortaklardan gelen içerik, Birlik menşeli olarak kabul edilecektir" ifadeleri yer aldı.

GÜMRÜK BİRLİĞİ ÇERÇEVESİNDE İLKE OLARAK TÜRKİYE'Yİ DE KAPSIYOR

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AB'nin 'Made in EU' taslağıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. 

Avrupa Birliği ile son dönemde karşılıklı anlayış temelinde ekonomik ve ticari konularda yürütülen yoğun ve yapıcı diplomasi trafiğinin olumlu sonuçlar vermesinden memnuniyet duyduklarını vurgulayan Bolat şunları söyledi:

TİCARET BAKANI BOLAT: TİCARİ İLİŞKİLER AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR ADIM

"Bunun son örneği olarak, AB'nin hazırlıklarını sürdürdüğü ve bugün taslağı yayımlanan Sanayi Hızlandırma Yasası ve "AB Ürünü-Made in EU" politikası çerçevesinde, yakın diyaloğumuzun sonucunda Türkiye ile mevcut Gümrük Birliğinin anılan politika çerçevesi içinde tanınması, her iki tarafın yatırımları ve girişimlerinin devamlılığı ve Avrupa değer zincirlerinin rekabetçiliği açısından olumlu ve yapıcı bir karar olmuştur. AB ile gerçekleştirilen istişareler neticesinde, son yayımlanan taslakta "AB menşei" şartının Gümrük Birliği çerçevesinde ilke olarak ülkemizi de kapsamasını sağlayan yasal zeminin Sanayi Hızlandırma Yasası ile teyit edilmiş olması, ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adım teşkil etmektedir."

'TÜRKİYE İLE AB ARASINDAKİ SEKTÖREL ENTEGRASYON DAHA DA DERİNLEŞECEK'

Bolat, Türkiye'nin, başta otomotiv sektörü olmak üzere birçok kritik ürün grubunda Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz ve güvenilir parçası olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

"Bu gelişmenin, Türkiye ile AB arasındaki sektörel entegrasyonu daha da derinleştirmesi, değer zincirlerimizin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırması beklenmektedir. Önümüzdeki dönemde mütekabiliyet esasına dayalı olarak kamu alımları piyasalarında karşılıklı açılımın sağlanması, bağlantısallık (connectivity) ve yeşil dönüşüm gibi vizyoner alanlarda AB ile yakın temasımızı kararlılıkla sürdürmeye ve ekonomik ortaklığımızı derinleştirerek daha da güçlendirmeye devam edeceğiz."

patronlardunyasi.com