Necla DALAN
Geçen yılın son günlerinde yolum Erzurum’a düştü. Yerel rehberimiz eşliğinde şehrin tarihi ve kültürel varlıklarını gezerken bir bina dikkatimi çekti. Altında çiğ köfteci, kıyafet satan dükkânı olan, yıllardır el değmediği bakar bakmaz belli olan bir binaydı.
Diyeceksiniz ki Anadolu’nun her yerinde bu binalardan var. Evet var ama rehberimize sorunca öğrendim ki bu bina Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun temelleri atıldığı dönemini sembol binalarından biri. Millî Mücadele hareketinin dönüm noktalarından biri olan Erzurum Kongresi için Erzurum’a gelen Mustafa Kemal Atatürk, bu binada 16 gün kalmış.

ERZURUM’DA İKİ AYRI EVDE KALDI
Bir hatırlatma yapayım. Mustafa Kemal Atatürk, Erzurum’a 3 Temmuz 1919’da gitti. Kimilerine göre Ulu Önder Erzurum’da 53 gün, kimilerine göre ise 57 gün kaldı.
Mustafa Özyürek’in 2017 yılında yazdığı Mustafa Kemal Paşa’nın Erzurum Günleri (3 Temmuz 1919-29 Ağustos 1919)’da Mustafa Kemal’in Erzurum’da iki ayrı binada kaldığı anlatılıyor.
Benim sözünü ettiğim bina bu binalardan ilki… Mustafa Kemal Paşa, şehre ilk geldiğinde şimdiki Cumhuriyet caddesinde Ulu Camii hizasında Cimcime Sultan Kümbeti’nin karşısındaki binayı kullandı. Bu bina o zamanlar Erzurum Müstahkem Mevkii Kumandanlığına ait olup müfettişlik karargâhı olarak kullanılmaktaydı. Mustafa Kemal Paşa, bu binada resmi işlerini yürüttü ve hemen yanında bulunan küçük ve o dönem için yeni bir binada da ikamet etti. Bu bina Millî Mücadele’ye katılanların Erzurum'daki ilk grup toplantılarını yaptığı, kararların alındığı ve Mustafa Kemal Paşa’nın askeri faaliyetlerinin gerçekleştiği bina oldu.
İKİNCİ EV ŞU ANDA MÜZE OLARAK HİZMET VERİYOR
Ancak daha büyük bir binaya ihtiyaç duyulunca ve Mustafa Kemal Paşa askerlik görevinden istifa edince şimdiki Çaykara caddesinde yer alan, zengin bir Ermeni tarafından XIX. Yüzyıl sonlarında, derenin kenarındaki yüksek bir alana yaptırılan konağa taşındı. Bu konak, 1915’te Ermeni tehcirinden sonra Tahsin Bey’in Erzurum Valiliği sırasında emvâl-i metruke’den sayılarak Almanya’nın Erzurum Konsolosluğu olarak kullanılmıştı. Bir ara Ermeni çete reislerinin de oturduğu bina, 1918 Martından sonra Erzurum Valisi Münir Bey’e tahsis edilmişti. Valinin İstanbul’a dönmesi üzerine ondan boşalan bu eve Mustafa Kemal Paşa taşınmış. O günlerde Erzurum’un en güzel binalarından birisi olan bu konak günümüzde Atatürk Evi müzesi olarak hizmet veriyor.
200 YILI AŞKIN BİR TARİHİ VAR
Öğrendiğim kadarıyla 200 yılı aşkın bir tarihe sahip olan eski konağın ana kapısı kimsenin girmemesi için kapatılmış ve bir mağazanın vitrinine dönüştürülmüş. Arka pencereler de hırsız ve madde bağımlılarının girmemesi için kapatılmış. Bugün camı çerçevesi kırık, bahçesi çöplüğe dönüşmüş bir halde yıkıldı yıkılacak bir halde.
Oysa bu bina Mustafa Kemal Paşa’nın arkadaşlarına çok büyük bir mücadeleye atılacaklarını söylediği bina… Bu binada yazdığı telgrafla İstanbul’a dönmeyeceğini bildirdi ve burada askerlikten ayrılıp sivil hayata döndü. Ve Kazım Karabekir’in “Paşam, kolordum ve ben emrinizdeyim” şeklindeki tarihi konuşmasını yaptığı yer de bu bina.
Dönem dönem binayla ilgili girişimler olmuş ama artık tabir yerindeyse sahibinin kim olduğunu bilen yok. Acaba kültürel mirasımıza sahip çıkan, yurt dışındaki eserlerimizi geri getiren Kültür ve Turizm Bakanlığı bu konuya da bir el atamaz mı? Cumhuriyet tarihinde önemli bir kilometre taşı olan bu binayı da kurtaramaz mı?
patronlardunyasi.com