Burak ARTUNER
Dünyanın gözü 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'da düzenlenecek COP31 iklim zirvesine çevrilirken, Türkiye'nin iklim diplomasisini gölgeleyebilecek bir haber Reuters'tan geldi. İstanbul'un çöpü, uydu görüntüleri sayesinde dünyanın gündemine girdi.
Reuters'ın 7 Kasım tarihli haberine göre, İstanbul'un batısındaki Silivri Seymen çöp depolama alanı, atmosfere yayılan metan gazı miktarı bakımından dünyanın en yüksek emisyon tespit edilen tesislerinden biri olarak öne çıktı.
California Üniversitesi Los Angeles (UCLA) araştırmacılarının Carbon Mapper tarafından yayımlanan uydu verilerini analiz etmesiyle ortaya çıkan bulgular, Türkiye'nin atık yönetimindeki önemli bir açığı gözler önüne serdi.

İSTAÇ'ın Silivri Seymen'deki çöpten enerji üretilen tesisleri
UYDU GÖRDÜ, DÜNYA DUYDU
Seymen'deki çöp depolama alanından saatte ortalama 7,4 ton metan salındığı tahmin ediliyor.
Araştırmacıların Ocak 2025-Mayıs 2026 dönemini kapsayan analizinde, Türkiye'nin en yüksek emisyonlu 10 atık sahasında toplam 70 metan bulutu tespit edildi.
Bu sahaların üçü İstanbul çevresinde bulunurken diğerleri Ankara, İzmir ve Antalya yakınlarında yer alıyor. Üstelik Antalya, birkaç gün içinde dünyanın iklim politikalarını tartışmak üzere liderleri, bilim insanlarını ve çevre kuruluşlarını ağırlayacak.
Reuters'ın aktardığı Climate TRACE verilerine göre Türkiye, katı atıklardan kaynaklanan metan emisyonlarında dünyanın beşinci büyük ülkesi konumunda.

METAN, KARBONDİOKSİTTEN 80 KAT DAHA GÜÇLÜ
Metan, karbondioksitten sonra küresel ısınmaya en fazla katkıda bulunan gazlardan biri. Atmosferdeki ilk 20 yıllık etkisi bakımından karbondioksitten 80 katın üzerinde daha güçlü bir ısınma potansiyeline sahip.
Bu nedenle metan salımlarının azaltılması, iklim değişikliğiyle mücadelede kısa vadede önemli sonuçlar yaratabilecek adımlar arasında gösteriliyor.
COP31'in eylem gündeminde de sıfır atık ve metan azaltımı ilk sıralarda yer alıyor. UCLA araştırmacıları, Türkiye'deki yüksek emisyonların birkaç büyük tesiste yoğunlaşmasının, doğru müdahalelerle önemli bir azaltım fırsatı sunduğunu belirtiyor.

ÇÖPÜN GAZI ELEKTRİĞE DÖNÜŞÜYOR AMA SIZINTI DEVAM EDİYOR
Seymen'de İstanbul'un günlük yaklaşık 20 bin tonluk evsel atığının 8 bin 500 tonu depolanıyor.
İSTAÇ'ın işlettiği tesiste organik atıkların parçalanmasıyla oluşan gaz toplanarak enerji üretiminde kullanılıyor.
Yakındaki enerji tesisi ayda yaklaşık 22 bin megavatsaat elektrik üretiyor.
Ancak Reuters'ın haberindeki temel çelişki burada ortaya çıkıyor: Metan toplama ve enerji üretimi yapılan tesislerde bile atmosfere önemli miktarda gaz kaçabiliyor.
İSTAÇ yetkilileri uydu ölçümlerinin yıllık emisyonları temsil edip etmediğine itiraz ediyor.
Seymen'de ölçümlerin normalde saatte 4-6 ton arasında olduğunu, bazı yüksek ölçümlerin açıkta kalan alanlar, boru çalışmaları ve atmosfer basıncı gibi etkenlerle bağlantılı olabileceğini belirtiyorlar.
Reuters'a göre tesis yetkilisi, metan sızıntılarının normalde yaklaşık yüzde 25 seviyesinde olduğunu ifade ediyor.
Çevre Bakanlığı ise uydu verilerinin sürekli ölçüm niteliğinde olmadığını ve yıllık emisyon hesabında doğrudan kullanılamayacağını vurguluyor.
TÜRKİYE KÜRESEL METAN TAAHHÜDÜNE KATILMADI
Haberin Türkiye açısından en dikkat çekici bölümlerinden biri de uluslararası taahhütler.
2021'de COP26 sırasında başlatılan Küresel Metan Taahhüdü, 2030'a kadar 2020 seviyelerine göre metan emisyonlarının yüzde 30 azaltılmasını hedefliyor.
Reuters'ın haberine göre Türkiye bu girişime katılan ülkeler arasında bulunmuyor.
Dahası, Dünya Bankası'nın Avrupa Komisyonu EDGAR veri tabanına dayanan verileri, Türkiye'nin atık kaynaklı metan emisyonlarının 2014-2024 döneminde yaklaşık yüzde 25 arttığını ortaya koyuyor. Aynı dönemde küresel artış yüzde 6,5 seviyesinde kaldı.
Türkiye'nin atık sektöründen kaynaklanan emisyonları 2020'den bu yana yıllık yaklaşık 21 milyon ton karbondioksit eşdeğerinde seyrediyor.
COP31 ÖNCESİ İTİBAR SINAVI
Türkiye'nin COP31 ev sahipliği, yalnızca uluslararası bir organizasyonu gerçekleştirmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda ülkenin iklim politikalarını, çevre yatırımlarını ve sürdürülebilirlik hedeflerini dünya kamuoyuna anlatacağı bir vitrin niteliği taşıyor.
Bu nedenle İstanbul'daki çöp sahalarının uydu görüntülerine yansıyan metan sızıntıları, teknik bir çevre sorununun ötesinde diplomatik bir tartışmaya dönüşme potansiyeli taşıyor.
Türkiye bir taraftan sıfır atık ve metan azaltımını küresel gündemin öncelikleri arasına taşımaya çalışırken, diğer taraftan kendi atık sahalarındaki emisyonları kontrol altına almak zorunda.
Üstelik uydu teknolojisi artık çevre sorunlarının yalnızca resmi raporlarla değil, dünyanın herhangi bir yerinden izlenebilen görüntülerle de ortaya konulmasını sağlıyor.
Reuters'ın haberinde uzmanların önerisi oldukça net: Organik atıkların depolama alanlarına ulaşmadan ayrıştırılması, gaz toplama sistemlerinin iyileştirilmesi, kaçakların düzenli tespit edilmesi ve büyük emisyon kaynaklarına öncelik verilmesi.
COP31'de dünya Türkiye'den iklim değişikliğiyle mücadele konusunda mesajlar beklerken, İstanbul'un çöpü de Türkiye'nin bu mesajları ne ölçüde hayata geçirebildiğinin sınavına dönüşüyor.
patronlardunyasi.com