Dünya


Alman basınında yer alan haberlere göre, başta otomotiv, savunma ve elektronik olmak üzere birçok sektörde dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen bu model, Berlin hükümeti tarafından da yakından takip ediliyor.

FARKLI ENDÜSTRİ GRUPLARINDAN ÖZEL ÇALIŞMA GRUBU OLUŞTURULDU

Konuyu detaylandırmak üzere farklı endüstri kollarından temsilcilerin yer aldığı özel çalışma grubu oluşturuldu.

Alman Otomobilciler Birliği (VDA), ham madde tedarik zincirlerindeki risklerin pek çok sektörü derinden etkilediğini vurgulayarak, bu risklerle mücadele için sektörler arası ve siyasi düzlemde koordineli eylem planına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

VDA, Japonya’nın ham madde arz güvenliğini sağlama stratejisinin bu konuda en somut ve başarılı örnek teşkil edebileceğini belirtti.

Ekonomi çevrelerinde, Elektrik ve Elektronik Sanayicileri Derneği (ZVEI) ile savunma sanayi şirketi Rheinmetall’in de bu stratejik hazırlık sürecine dahil olduğu ifade ediliyor.

Alman otomobil üreticisi BMW, geçen sonbaharda Federal Meclise (Bundestag) sunduğu belgede, uluslararası piyasalarda güçlü varlık göstermek ve tedarik zincirini çeşitlendirmek için siyaset ile iş dünyasına eş güdümlü hareket etmesi çağrısında bulunmuştu. Şirket, ham madde krizine karşı "devlet güvencesinin" önemine dikkati çekmişti.

Almanya Federal Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, özel sektörden gelen ham madde arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik girişimleri genel olarak memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. Bakanlık yetkilileri, sanayinin dışa bağımlılığını azaltacak sürdürülebilir modellerin destekleneceği sinyalini verdi.

JAPONYA'NIN HAM MADDE STRATEJİSİ

Japonya, 2010'da Çin ile yaşadığı ticari ihtilafların ardından ham madde politikasında gerçekleştirdiği köklü reformlarla stratejik bir dönüşüme imza attı. Tokyo yönetimi, devlet destekli modeller ve teknolojik inovasyonla kritik ham madde tedarikinde dışa bağımlılığı asgari düzeye indirmeyi başardı.

Çin'in 2010 yılında diplomatik bir anlaşmazlık sonrası nadir toprak elementleri (NTE) ihracatını durdurması, Japonya için stratejik bir kırılma noktası oldu. Bu kısıtlamaya alternatif tedarik kaynakları oluşturarak ve yerel teknolojiyi geliştirerek yanıt veren Japonya, tedarik zincirlerini çeşitlendirerek stratejik rezervler oluşturma yoluna gitti.

Bu dönüşüm sürecinde, devlet kurumu olan Japonya Metaller ve Enerji Güvenliği Örgütü (JOGMEC) kritik bir rol üstlendi. Özel şirketlerin ham madde projelerine hem finansal hem de stratejik destek sağlayan kurum, 2004-2020 döneminde dünya genelinde 100’den fazla projeye 600 milyon doları aşkın yatırım yaptı. JOGMEC, özellikle riskli bölgelerdeki stratejik projelerin ilk yatırım maliyetinin yüzde 75'ine kadarını karşılayarak özel sektörün önünü açtı.

Japonya'nın ham madde politikasındaki en kritik başarılardan biri, 2011’de Avustralyalı Lynas şirketi ile yapılan anlaşma oldu. JOGMEC’in sağladığı finansman desteğiyle Lynas, Çin dışındaki en büyük nadir toprak üreticisi konumuna yükseldi. Günümüzde Lynas, Japonya’nın bu alandaki toplam ihtiyacının üçte birini tek başına karşılıyor.

patronlardunyasi.com