Dünya


Merkezi Münih'te bulunan Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), yaklaşık 9 bin firmanın katılımıyla gerçekleştirdiği şubat ayı Almanya İş Ortamı Güven Endeksi sonuçlarını yayımladı.

Buna göre, ocakta 87,6 olan sanayi ve ticarete ilişkin İş Ortamı Güven Endeksi, bu ay 88,6 puana yükseldi. Bu artışla birlikte endeks, geçen yılın ağustos ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken ekim ayından bu yana kaydedilen ilk yükseliş olarak kayıtlara geçti.

Piyasa beklentisi, şubatta endeksin 88,4 puana yükselmesi yönündeydi.

Aynı dönemde, şirketlerin geleceğe yönelik iyimserliğini ölçen Ifo Beklentiler Endeksi 89,6’dan 90,5 puana, Mevcut Durum Endeksi ise 85,7’den 86,7 puana yükseldi.

Ifo Başkanı Clemens Fuest, veriye ilişkin değerlendirmesinde, "Alman ekonomisi ilk toparlanma işaretlerini gösteriyor. Sanayi, hizmet ve inşaat sektörlerinde iş iklimi iyileşti. Toptan ticarette hafif yukarı yönlü eğilimler görülürken, perakende sektöründe duyarlılık belirgin şekilde kötüleşti." ifadelerini kullandı.

"VERİLER DÖNGÜSEL BİR YÜKSELİŞİ İŞARET EDİYOR"

Bu arada ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski, Ifo verilerinin "döngüsel bir yükselişi" işaret ettiğini belirterek, "Şubat ayı Ifo verileri, son gümrük tarifesi sorunları olmasaydı düzgün bir ekonomik yükselişin nasıl görüneceğini kanıtlıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Brzeski, ocak ayında 87,6 olan endeksin şubatta 88,6 puana çıkarak geçen yazdan bu yana en yüksek seviyesine ulaşmasını, hem mevcut durumun hem de gelecek beklentilerinin eş zamanlı iyileşmesine bağladı.

Alman imalat sektöründeki toparlanmayı daha önce "ketçap şişesi" (önce zorlanan, sonra hızla boşalan süreç) benzetmesiyle tanımlayan Brzeski, şubat verilerinin bu öngörüyü doğruladığını belirtti.

Carsten Brzeski, mevcut yükselişin savunma ve altyapı alanındaki mali harcamalarla desteklendiği, savunma sanayisindeki kapasite artışının paranın yurt içinde kalmasını sağlayarak beklenenden daha yüksek bir ekonomik çarpan etkisi yarattığını kaydetti.

Brzeski, olumlu tabloya rağmen "Grönland ihtilafı" ve yeni "tarifeler" konusundaki belirsizliklerin risk teşkil ettiği uyarısında bulunarak, "Bugünkü veriler, Alman işletmelerinin son tarife belirsizliğini henüz fiyatlamadığı bir dönemi yansıtıyor. Yenilenen tarife tartışmaları, güçlenen avro ve kış şartları, bu yükselişi gölgeleyebilecek bir risk listesi oluşturuyor. Bugünkü Ifo endeksi, her ne kadar düzgün bir ekonomik yükseliş tablosu çizse de Almanya'nın ekonomi hikayeleri son zamanlarda pek de peri masalı tadında değil." değerlendirmesini yaptı.

"TRUMP'IN TARİFE POLİTİKALARININ SÜRECİ OLUMSUZ ETKİLEME RİSKİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ"

Deutsche Bank baş ekonomisti Robin Winkler de "Ekonominin kayda değer bir ivme kazandığına dair giderek daha net sinyaller alıyoruz." ifadelerini kullandı.

Landesbank Baden-Württemberg (LBBW) Ekonomisti Jens-Oliver Niklasch ise “Sanayi sektöründe bir dönüşüm görüyoruz ancak ABD Başkanı'nın tarife politikalarının bu süreci olumsuz etkileme riski göz ardı edilmemeli." değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan, Alman ekonomisi 2025 yılının son çeyreğinde yüzde 0,3 büyüme kaydederken 2026 yılına ılımlı bir büyüme ivmesiyle başladı.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump'ın Yüksek Mahkeme kararı sonrası duyurduğu yüzde 15'lik geçici gümrük tarifeleri, ihracat odaklı Alman şirketleri için ciddi bir belirsizlik kaynağı olmaya devam ediyor. Özellikle fazla ödenen vergilerin iadesi ve askıya alınan AB-ABD ticaret anlaşmasının geleceği, iş dünyasının temel endişeleri arasında yer alıyor.

patronlardunyasi.com