Patronlar


Necla DALAN

Ahmet Nazif Zorlu, Türk iş dünyasına gerek yaptığı işler gerek renkli kişiliğiyle damgasını vuran bir isim oldu. Denizli’nin Babadağ ilçesinde dokumacılıkla geçinen bir ailenin çocuğu olarak 1944’te dünyaya geldi. Çocukluğu ailesinin evindeki dokuma tezgahlarında masura sararak geçti. İlkokulu bitirdikten sonra da tamamen ticarete atıldı. Ve yıllar içinde baba mesleği tekstille adım attığı iş hayatında beyaz eşya, elektronik, gayrimenkul, enerji, metalurji, savunma, e-mobilite gibi birçok farklı alanda faaliyet gösteren şirketlerle devam etti. Özellikle Vestel’le sadece Türkiye’de değil küresel arenada başarılara imza attı. 

#video_9757492#

Zorlu’nun bu akşam sona eren hayatındaki kilometre taşlarını hatırlayalım… 

15 yaşındayken Trabzon’a taşındı. İlk dükkanını açtı, havlu ve çarşaf satmaya başladı. 1971 yılında Taç marka nevresimleri piyasaya sürdü.  Ağabeyi Zeki Zorlu ile tekstil işini büyüttü ve 1975 yılında ilk üretim şirketi Korteks’i Bursa’da kurdu. 

1970’lerde işini büyütürken şirketinin merkezini de İstanbul’a taşıdı, 1990 yılında tüm şirketlerini Zorlu Holding çatısı altında birleştirdi.

Mali sıkıntı yaşayan elektronik devi Vestel’i 1994 yılında Zorlu Holding bünyesine kattı. Vestel’i kısa sürede büyüterek Türkiye’nin en büyük elektronik ve beyaz eşya üreticilerinden ve ihracatçılarından biri haline getirdi.

ÖZAL’DAN İLHAM ALDI, ASİL NADİR SON ANDA SATMAKTAN VAZGEÇTİ

1985 yılında Asil Nadir’in kurduğu Vestel’i satın almasının da ilginç bir hikayesi var.  Zorlu, dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın kendisine söylediği "Gelecek elektronikte" sözünden etkilenir ve Asil Nadir ile iki yıl süren uzun pazarlıklar yapar. Çırağan Sarayı'nda bir araya gelip tam el sıkışmışlarken, son anda Asil Nadir firmayı satmaktan vazgeçer. Zorlu da "Canınız sağ olsun" der ve tekstil yatırımlarına devam eder. 

Rusya"dan, Doğu Bloku ülkelerinden ve Avrupa’dan inanılmaz talep gelmeye başlar. “Gittiğimiz bir fuarın ilk gününde aldığımız taleplerle bir yıllık kapasitemizi doldurduk. Ürün talep edenler arasında kavga bile çıktı. Yeni yatırımlarla büyüdük ve iyi kazanç elde ettik” diye anlattı o dönemi…

Aradan zaman geçer. Asil Nadir'in İngiltere'deki şirketlerinde yaşadığı büyük hukuki ve finansal krizlerin ardından, Vestel zor duruma düşer, yönetim İngiliz kayyumlara ve bankalara geçer. Yıl 1994’tür ve Türkiye’de de büyük bir ekonomik kriz vardır.  Vestel, neredeyse üretimi durma noktasına gelen, Ahmet Zorlu'nun kendi deyimiyle "musalla taşında olan" ölü bir yatırım haline gelmiştir. 

1994 KRİZİNİN ORTASINDA VESTEL’İ SATIN ALDI

Vestel’in yeniden satışa çıktığını öğrenen Zorlu, hemen harekete geçer. Bu kez İngiliz yöneticiler ve aracılarla masaya oturur. İngiliz yöneticiler, fabrikanın o dönemki kötü durumunu saklamak amacıyla Zorlu'ya fabrikayı gezdirmek istemezler. Zorlu, "Gerek yok, ben zaten inceledim ve biliyorum" der. İngilizler Zorlu’nun önüne sadece tek bir A4 kağıdından oluşan bilanço koyarlar. 

Herkesin "Ekonomik kriz var, elektronikten anlamıyorsun, deli misin" demesine aldırış etmeyen Zorlu, risk alır ve 1994 yılında krizin ortasında Vestel'i satın alır.

O süreci de şöyle anlattı yıllar sonra:

“1994"te bir dostumuzun oğlunun nişanında, masamızdaki beyaz saçlı bir bey gülümseyerek bana baktıktan sonra, Vestel"in finans koordinatörü olduğunu ve Vestel"in yeniden satılmasına karar verildiğini söyledi. Daha önce bir ay zaman kaybettiğimi, artık ilgilenmediğimi söyledim. Israrla, benim şirketi incelediğimi ve potansiyeli olan, iyi bir şirket olduğunu bildiğimi tekrarladı. O akşam konuyu kapattım ama ertesi sabah konu aklıma takıldı; dış ticaretten sorumlu arkadaşa Vestel’i tekrar araştırmasını istedim. İçimde tekrar bir şeyler kıpırdanmaya başladı; yetkili kişinin İngiltere’den Türkiye’ye geleceğini öğrendim. Türkçe bilmesi çok işime yaradı. Kendisini bir balık restoranına götürdüm, arkadaşlara da bizi baş başa bırakmalarını söyledim. Ondan çok net konuşmasını istedim. Daha önce bozulan pazarlığı, kaybettiğim zamanın benim için çok kıymetli olduğunu söyledim: Senin de zamanın kıymetlidir, bu iş olmayacaksa yemeğimizi yiyelim, dost olalım ama boşuna zaman harcamayalım dedim ve ona bir hafta müddet verirken uzarsa yokum dedim. Görüşmeler birkaç gün daha sürdü. Bir hafta sonra Vestel’in yüzde 100"üne sahip olan Collar Holding’in Hollanda’daki merkezinde bir araya geldik. Vestel"i, çok stresli saatlerin sonunda aldık.”

Vestel’i aldıktan sonra hızla şirketin borçlarını yapılandırır, üretim kapasitesini artırır ve birkaç yıl içinde Türkiye'nin en büyük teknoloji üreticisi ve ihracat şampiyonlarından biri haline getirir. 

DENİZBANK’IN DEXIA’YA SATIŞINDA SON PAZARLIĞI O YAPTI

Ahmet Nazif Zorlu’nun Vestel’den sonraki başarısı DenizBank oldu. 1997 yılında DenizBank’ın ismini 69 milyon dolara aldı. Garanti Moskova Genel Müdürü olduğu sırada Denizbank’ı kurması için Hakan Ateş’i çağırdı. 2006 yılında da Fransa-Belçika ortaklı bankacılık devi Dexia’ya sattı. Hakan Ateş, bu süreci şöyle anlattı: 

“İstanbul restoranda el sıkıştık. Moskova’dan gelince ilk 5.5 ay Swissotel’de kaldık. O otel odasında bankanın tüm altyapısını oluşturduk. Ekip 63 kişiye çıkınca Ahmet Bey’e ‘Patron artık buraya sığmıyoruz’ dedim, Karaköy’de bir ofise geçtik. 2 milyon TL sermaye ve içi boş üç binayla başladık. 500 bin dolarlık akretif teyidi alınca, çok seviniyorduk, arkadaşlarla ellerimizi açıp ‘çak’ yapıyorduk. 2001 krizine kadar 50 şubeye ulaştık. 2001 krizinde, kendimizi kapatmak yerine, büyümeyi tercih ettik. O dönemde şube satın alarak büyüdük, 900 kişiden 2002’de 4 bin çalışana çıktık.

Dexia ilk temasımız Wahington’da oldu. Son ana kadar 4 talibimiz vardı. Hatta onların hepsi aynı anda, birbirini görmeden aynı binada veri odalarında Denizbank’ı inceliyorlardı. Son olarak pazarlığı Ahmet Zorlu yaptı. İkinci satış sürecinde de Dexia’nın yönetim kurulunda olduğum için yine rol aldım. Birden çok talip vardı ve aynı binada karşılaştırmadan, görüşmeleri yürüttük. Taliplerin kuyruğunu birbirine değdirmeden, iki süreci de yönettik.”

ZORLU CENTER’IN ARAZİSİ İÇİN ŞEYH MAKTUM’LA YARIŞTI

Ahmet Nazif Zorlu’nun imza projelerinden biri de Zorlu Center oldu. 2007 yılında Karayolları’nın Zincirlikuyu’daki arazisi için açılan ihaleyi 800 milyon dolarlık teklifle kazandı. İhalede arsa için Şeyh El Maktum’un grubunun da olduğu söyleniyordu. 

Ahmet Nazif Zorlu ilerleyen yıllarda sadece ihale bedelinin 800 milyon dolar olduğunu, arsa üzerine kurulan Zorlu Center projesinin toplam maliyetinin ihale bedeli dahil 3,5 milyar dolara ulaştığını söyledi. 

İLK AŞKI ZÜLAL’LE EVLENDİ

Ahmet Nazif Zorlu, yıllar önce Vatan Gazetesi’nde Leyla Umar’a verdiği bir röportajda, özel hayatına ilişkin de konuştu. 25 yaşında ilk aşkı Zülal’le evlendiğini söyledi ve şöyle devam etti: 

“15 gün İzmir"de yaptığımız balayından sonra evde pek yüzümü gören olmadı; hep iş, hep seyahatler... Bursa’da fason üretim yaptırıyorduk. Ben sabah çok erken saatlerde kalkıp işçilerle birlikte üretimde çalışıyor, ürünlerimizi denetliyordum. Sabah 7"de fabrikada olmak için Bursa’da otelde yatmadan gece 12"ye kadar beklerdim. Sonra sabaha kadar tek tek ürünlerin baskısını kontrol eder, onlarla çalışırdım. Ya da İstanbul’dan gece yarısı 3"te çıkar, Kartal’dan arabalı vapurla Bursa’ya geçerdim. Sabah 7’de işçilerle birlikte işbaşı yapardım.”

Aynı röportajda “Dürüstlükten hayatım boyunca hiç vazgeçmedim” diyen Zorlu, siyasete uzak durdu. “Bugüne kadar siyasetin içinde yer almadım; çünkü o konuda yetiştirilmek gerek. Ayrıca bir iş adamı siyasete atılırsa tüm işlerini bırakmalı. Siyasetle ticaret apayrı işler. Bugüne kadar çok güzel yetiştirdiğimiz, kök salmış bir çınarımız var, o çınara hiçbir leke düşmesini istemeyiz” dedi. 

“SİNİRLİ BİR PATRONUM, SON SÖZ BENİM”

Yürümeyi, kayak yapmayı ve yüzmeyi çok seven Zorlu, tam bir işkolikti. Kendi deyimiyle 24 saat çalıştığı zamanlar oldu. Kendi tabiriyle sinirli bir patrondu. “Son söz benim. Biraz da sert mizaçlıyım. Titizlik bizim ilkemiz. İşçim bunu bilir ve ona göre davranır. Bütün kararları kendim alırım. Bilgiler de bende toplanır. 1987’den bu yana kurumsallaşmaya önem verdik. Ama yine de bütün yatırım kararlarını ben veririm” diye anlattı hep kendini…

patronlardunyasi.com