Avrupa Birliği’nin (AB) 150 Euro ve altındaki e-ticaret gönderilerine 1 Temmuz’dan itibaren uygulamaya başladığı kalem başına 3 Euro’luk ek vergi düzenlemesinin ardından Türkiye, Gümrük Birliği kapsamındaki avantajını dijital belgeyle koruma adımı attı. Ticaret Bakanlığı, Basitleştirilmiş Gümrük Beyannamesi kapsamında hızlı kargo ve posta yoluyla AB’ye gönderilen 150 Euro ve altındaki ürünlerde A.TR Dolaşım Belgesi’nin beyan verilerinden otomatik oluşturulmasını sağlayan elektronik sistemi kullanıma sundu. Çin başta olmak üzere AB dışındaki ülkelerden gelen düşük değerli e-ticaret gönderilerini hedefleyen düzenleme, Türkiye’deki e-ihracatçılara önemli bir rekabet avantajı sağlayacak. Sektör temsilcileri karardan mutlu ve özellikle KOBİ’lerin Avrupa pazarında payını çok hızlı artırabileceğini belirtiyor. Pazaryerlerinin yurtdışında reklam ve lojistik altyapı yatırımları yapması gerektiğinin altını çizen yetkililer, iç piyasaya yönelik düzenlemelerin getirdiği mali yüklerin ihracata ayrılacak kaynakları sınırladığına dikkat çekiyor.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat geçtiğimiz günlerde AB’nin 150 Euro ve altındaki e-ticaret gönderilerine yönelik yeni uygulamasına ilişkin açıklamasında, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği’nin temel prensiplerinin sınır ötesi e-ticarette de korunacağını belirtmişti. Bolat, Ticaret Bakanlığı’nın AB Komisyonu nezdinde yürüttüğü diplomatik ve teknik girişimler sonucunda, A.TR Dolaşım Belgesi eşliğinde AB’ye gönderilen ürünlerin H1 gümrük beyannamesi kapsamında kolaylaştırılmış usulle tercihli rejimden yararlanmaya devam edeceğini duyurmuştu.
TÜRKİYE İÇİN FIRSAT
Konuyu Hürriyet’ten Özge Esen'e değerlendiren Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Ekmekçi, “İlk etapta Türkiye de vergiye tabi olacak gibi görünüyordu. Ancak hem Ticaret Bakanlığı, STK’lar ve ihracatçılarımızın girişimleri sayesinde hem de Gümrük Birliği’nde olmamızın getirdiği haklar kapsamında Türkiye, 150 Euro ve 3 Euro uygulamasından muaf tutuldu. Bu, Türkiye için çok önemli bir fırsat” yorumunu yaptı. Ekmekçi’ye göre, bu fırsatı değerlendirmek için daha atılması gereken adımlar var. Ekmekçi, kapsamlı bir e-ihracat stratejisine ihtiyaç olduğunu da söyledi ve “İhracatın önünün açılmasıyla büyümenin nasıl sağlanacağı konusunda doğru zamanda olduğumuzu düşünüyoruz” diye konuştu.
Avrupa’ya yılda 5 milyar adet e-ticaret gönderisi yapıldığını ve sınır ötesi e-ticaret pazarının 100 milyar dolar olduğunu belirten Ekmekçi, Türkiye’nin Avrupa’ya e-ihracatta 20 milyar dolarlık potansiyele sahip olduğunu söyledi. “Şu anda AB ile olan e-ihracatımız yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde. Gümrük Birliği avantajıyla birlikte bunu 20 milyar dolara çıkarabiliriz” dedi.
KANUN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ
Ekmekçi şöyle devam etti:
“E-ihracat için en önemli satış kanalı pazaryerleri. Türk mallarının hedef kitleye ulaşması için bu pazaryerlerinin yurtdışında reklam tanıtım ve lojistik altyapı yatırımlarını yapması gerekiyor. Şu anda iç piyasada rekabeti düzenlemek için yapılan elektronik ticaret kanunu pazaryerlerine ciddi mali yükler getiriyor. Bu da ihracata ayrılacak kaynakların önüne geçiyor. Bunun değişmesi ile KOBİ’lere fırsat kapısı açılacaktır.”
‘E-İHRACAT İKİYE KATLANABİLİR’
Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten’e göre Türkiye’nin AB’de aldığı önlem çok önemli bir adım. Özellikle Doğu Avrupa’ya yoğun ayakkabı ihracatı yapıldığını hatırlatan İçten, “AB’nin getirdiği yeni vergiden Türkiye’nin muaf olması bizim için olumlu bir gelişme. Bizim e-ihracatımız, geleneksel ihracatımızın yüzde 25’ine ulaştı. Geleneksel ihracatımız içinde AB’nin payı yaklaşık yüzde 50. E-ticaret platformları ve firmalar olarak Doğu Avrupa’da depolar kurarak yapılanmaya gitmiştik. Türkiye’nin muaf olması önümüzü çok açar. 1-2 yıl içinde Avrupa’ya yapılan e-ihracatı ikiye katlayacak potansiyelimiz var. Bölgede kuracağımız yeni depolarla da Avrupa’da daha hızlı şekilde söz sahibi olacağımızı düşünüyorum” dedi.
patronlardunyasi.com