Toygun ATİLLA
MEHMET ÖZ MODELİ
Bilimsel makaleler artıyor ama sağlık bilgisinin dolaştığı alan değişiyor. Akademik dergilerden televizyon ekranlarına, oradan sosyal medya platformlarına uzanan yeni bir iletişim alanı doğdu. Tıp dünyasının görünürlüğü artık yalnızca akademide şekillenmiyor. Tıpta görünürlük yalnızca akademik dergilerle sınırlı değil. Özellikle ABD’de bazı doktorlar uzun yıllardır medya aracılığıyla geniş kitlelere ulaşan sağlık figürlerine dönüştü.
Bu modelin en bilinen örneklerinden biri kalp cerrahı Mehmet Öz.

Mehmet Öz, 2009 yılında başlayan The Dr. Oz Show ile ABD televizyonlarında 13 sezon boyunca sağlık programı sundu. Program milyonlarca izleyiciye ulaştı ve sağlık konularının televizyon aracılığıyla geniş kitlelere anlatıldığı en bilinen örneklerden biri haline geldi. Televizyonla başlayan bu görünürlük modeli zamanla sosyal medya platformlarına taşındı.
ABD’de bazı doktorlar bugün milyonlarca takipçiye sahip. Örneğin, Mike Varshavski (Doctor Mike) YouTube ve Instagram’da milyonlarca takipçiye ulaşıyor. Sanjay Gupta televizyon ve dijital platformlarda sağlık içerikleri üreten en bilinen hekimlerden biri. Bu doktorlar sağlık konularını: televizyon programlarında YouTube videolarında sosyal medya içeriklerinde geniş kitlelere anlatıyor.

TÜRKİYE'DE DE 'MEHMET ÖZ'LER ÇOĞALDI
Son yıllarda Türkiye’de de doktorların medya ve sosyal medya görünürlüğü dikkat çekiyor. Bunun arkasında yalnızca dijital platformlar değil, sağlık sektöründeki yapısal değişim de bulunuyor.
Türkiye’de özel sağlık sektörünün büyüklüğü son 20 yılda önemli ölçüde arttı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de faaliyet gösteren hastanelerin önemli bir bölümü özel sektör tarafından işletiliyor.
Özel sağlık sektörünün büyümesi sağlık hizmetlerinde rekabeti de artırdı. Rekabetin olduğu alanlarda ise görünürlük önemli hale geliyor. Bu nedenle bazı doktorlar sağlık bilgisini yalnızca akademik platformlarda değil, dijital platformlarda da paylaşmaya başladı.

AVRUPA'DA DOKTORLARIN MEDYA GÖRÜNÜRLÜĞÜ SINIRLI
ABD ve Türkiye’de görülen bu görünürlük modeli Avrupa’da çok daha sınırlı.Bunun temel nedeni sağlık hizmetlerinin reklamına yönelik daha sıkı kurallar.
Örneğin Almanya’da sağlık hizmetlerinin reklamı Heilmittelwerbegesetz adlı yasa ile sınırlandırılıyor. Bu yasa sağlık hizmetlerinin yanıltıcı veya agresif reklamını engellemeyi amaçlıyor. Benzer şekilde Fransa ve birçok Avrupa ülkesinde doktorların reklam faaliyetleri meslek örgütlerinin etik kurallarıyla denetleniyor. Bu nedenle Avrupa’da doktorların medya ve sosyal medya görünürlüğü ABD ve Türkiye'ye kıyasla çok daha sınırlı.

TIP DÜNYASINDAKİ TARTIŞMA
Doktorların medya ve sosyal medyada artan görünürlüğü tıp dünyasında etik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Örneğin American Medical Association, doktorların medya ve sosyal medya aracılığıyla sağlık bilgisi paylaşırken bilimsel kanıtlara dayanması gerektiğini vurguluyor. Uzmanlara göre sağlık sektörünün giderek büyüyen bir ekonomik alan haline gelmesi bu tartışmayı daha da görünür hale getiriyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre küresel sağlık harcamaları bugün yaklaşık 10 trilyon dolar seviyesine ulaşmış durumda. İşte bu rakam bize sağlık sektörünün nasıl ticari bir pazara dönüştüğünün ve rekabetin seviyesinin de ne denli acımasız hale geldiğinin kanıtı gibi...
REKABETİN BEDELİ
İşte, sağlık sektöründeki bu rekabet yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Doktorlar açısından bu rekabet, görünürlük baskısını, hasta kazanma rekabetini,dijital platformlarda öne çıkma ihtiyacını artırabiliyor.
Hastalar açısından ise asıl tartışma sağlık bilgisinin niteliği üzerine yoğunlaşıyor. Sosyal medya algoritmaları çoğu zaman, hızlı, dikkat çekici, kesin ifadeler içeren mesajları öne çıkarıyor.
Oysa bilimsel tıp çoğu zaman, temkinli, veri temelli, sürekli sorgulanan bir süreç üzerine kurulu.
Bu nedenle bazı akademik araştırmalar sosyal medyada yayılan sağlık içeriklerinin önemli bir bölümünün bilimsel doğruluğunun tartışmalı olabileceğini ortaya koyuyor.

Tıbbın görünürlüğü tarih boyunca değişti.
Bir zamanlar bir doktorun meslek dünyasında tanınmasının yolu, bilimsel makaleler, akademik çalışmalar, tıp kongreleriüzerinden geçiyordu. Bugün ise bu alanlara yeni bir unsur eklendi, kitle erişimi.
Sosyal medya ve dijital platformlar bazı doktorların milyonlarca insana ulaşmasını sağlıyor. Bu durum sağlık bilgisinin daha geniş kitlelere ulaşması açısından önemli bir fırsat olarak görülüyor.
Ancak aynı zamanda tıp dünyasında yeni bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.
Bugün birçok uzman şu soruyu soruyor:
Doktorluk yalnızca bir meslek mi, yoksa giderek bir medya rolüne mi dönüşüyor?
YARIN:
Genç doktorların kariyer tercihleri değişiyor.
Tıpta Uzmanlık Sınavı sonuçları bazı branşların giderek daha fazla tercih edildiğini gösteriyor.
İLGİLİ HABER
patronlardunyasi.com