Selçuk Bayraktar ile 4 saat; The New Yorker’dan sonra ilk kez PD Dergi’ye konuştu
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar’la dört saat süren bir söyleşi gerçekleştirdim. Selçuk Bayraktar, 2022’de dünyanın en saygın yayınlarından The New Yorker’a verdiği röportajın ardından Türkiye’de yazılı basına ilk kez PD Dergi’ye konuştu.

Toygun ATİLLA
RÖPÖRTAJIN KAMERA ARKASI
Selçuk Bayraktar röportajımızı 1 Şubat Pazar gününden itibaren Patronlar Dünyası Dergisi’nde ve internet sitemizde okuyacaksınız. Bugün ise bu söyleşinin arka planını paylaşmak istiyorum.
Bu metin bir şirket performans analizi değil.
Bir savunma sanayii raporu da değil.
Bu, bir portre çalışması.
Küresel ölçekte büyüyen bir teknoloji markasının arkasındaki ismin; dünyaya, güce ve sorumluluğa bakışını kendi kelimeleriyle kayda geçirme çabası.

KARANLIK BİR DÜNYADA GÜÇ SAHİBİ OLMAK
Sorumluluğu konuştuk.
Ahlakı konuştuk.
Karanlık bir dünyada güç sahibi olmanın ne anlama geldiğini konuştuk.
Garipçe’de başlayan bir hikâyenin, bugün küresel ölçekte etkisi olan bir güce dönüşmesini konuştuk.
Peki bu dönüşümün merkezinde ne var?
Hırs mı?
Rekabet mi?
Yoksa bir medeniyet tasavvuru mu?
THE NEW YORKER’DAN SONRA İLK KEZ
Selçuk Bayraktar 2022’de The New Yorker’a konuşmuştu. Türkiye’de ise yazılı basına bu kapsamda ilk kez konuştu.
Bu yönüyle bu söyleşi, yalnızca bir röportaj değil; aynı zamanda bir kayıt.
Röportaj boyunca çocukluğunu, Sarıyer Garipçe’yi, Robert Kolej yıllarını, MIT deneyimini anlattı.
Teknofest’i bir “özgüven hamlesi” olarak tanımladı. Küresel ölçekte büyüyen bir şirketin başında olmanın yükünü anlattı.
Röportaj sırasında kurduğu bir cümle uzun süre zihnimde kaldı: “Hepimiz tehlikedeyiz.”
Bu, bir tehdit cümlesi değildi. Bir sorumluluk cümlesiydi.

Bu söyleşi bir başarı dosyası değil.
Bir güç portresi de değil.
Bu, bir karakter kaydı.
1 Şubat Pazar günü PD Dergi’de. https://www.patronlardunyasi.com/pddergi
patronlardunyasi.com















