Dolar
43,2823
0,21%
Euro
50,2023
-0,10%
Sterlin
57,9245
-0,09%
Bitcoin
4.128.113
0,17%
BİST-100
12.668,52
1,70%
Gram Altın
6.395,184
-0,08%
Gümüş
90,17
-2,30%
Faiz
36,45
0,00%

Prenses Süreyya’nın Pehlevi hanedanını saran laneti

İran’ın devrik Şah’ı Rıza Pehlevi’nin çocuğu olmadığı için Süreyya ile boşanması o dönem dünyada tepki çekmişti. Hatta Şah devrildiğinde “Süreyya’nın laneti’ yorumları yapıldı. Bugünlerde ise iktidara göz koyan Şah’ın oğlunun itibar görmemesi yine bu laneti gündeme getirdi

17.01.2026 06:36Güncelleme: 17.01.2026 06:40
Prenses Süreyya’nın Pehlevi hanedanını saran laneti
16px
32px

Şah’ın ikinci eşi Süreyya da farklı ve renkli bir kişilikti. Annesi Eva Karl, Moskova doğumlu bir Alman, babası Halil İsfendiyari de İranlı bir diplomattı. Süreyya’nın hayatı İran ile Avrupa arasında geçiyordu. 1951’de eski zamanların görkemine denk bir törenle evlendiler.

Her adımları, her hareketleri ilgi görüyordu. Haberleri Avrupa basınının magazin sayfalarını süslüyordu. Ama bir sorunları vardı. Süreyya’nın çocuğu olmuyordu. İran’da erkek veliaht meselesi devlet meselesiydi. Şah, iktidarını sürdürebilmek için aşkından vazgeçti.

1958’de boşandılar. Ancak Süreyya’nın laneti Pehlevi Ailesi’nin yakasını bırakmadı.

FARAH İLE GELEN VELİAHT

Hürriyet'ten Musa Kesler'in haberine göre, 1959’da Şah, mimarlık öğrencisi Farah Diba ile evlendi.

Güzelliği, zarafeti ve endamıyla dikkat çeken Farah, kısa sürede yalnızca eş değil, rejimin ‘modern yüzü’ oldu. Şah’ın çocuk arzusu da yerine geldi.

Dört çocukları oldu. 1960’ta doğan ilk çocukları bugün İran’da olaylar devam ederken ABD’den Trump’a hitap eden açıklamalarıyla gündemde olan Rıza Pehlevi’ydi. Onun ardından Farahnaz, Ali Rıza ve Leyla doğdu. Farah; sanat, eğitim ve kadın hakları projeleriyle öne çıktı.

Ancak saray ne kadar modernleşirse modernleşsin, toplumla arasındaki mesafe kapanmadı. Halkın derdi ve gündemi başka Şah’ın ve Farah’ın gündemi bambaşkaydı.

DEVRİM VE SÜRGÜN

1971’de Pers İmparatorluğu’nun 2500. Yılı kutlamaları için yaptıkları tören hiç unutulmadı. Dünyanın dört bir tarafından devlet adamları, ‘krallar’, ‘prensesler’ davet edildi. Milyonlarca dolar harcanarak şatafatlı, görkemli ve de bol israflı ziyafetler verildi, merasimler yapıldı.

Halkın yokluk ve sefalet içinde olması bu şatafata mâni değildi. Nitekim biriken enerjiyle 1979’da Humeyni’nin ‘İran İslam Devrimi’ geldiğinde Şah’ın şatafatından eser yoktu. Sağlığı da iyi değildi. Kanserle mücadele ediyordu; ABD ve diğer müttefikleri de onu kurtaramayacaktı.

Ülkeyi terk etti. Mısır, Fas, Panama ve son olarak yeniden Mısır… Sürekli yer değiştiren bir sürgün hayatı başladı. 27 Temmuz 1980’de Kahire’de hayatını kaybetti. Cenazesi sakin ve sessiz bir törenle defnedildi.

patronlardunyasi.com

benzer haberler
ABD'den 11 kişilik heyet, Grönland meselesini görüşmek için Danimarka'yı ziyaret etti
ABD'den 11 kişilik heyet, Grönland meselesini görüşmek için Danimarka'yı ziyaret etti