Dolar
43,8481
0,17%
Euro
51,7566
0,20%
Sterlin
59,2291
0,24%
Bitcoin
2.977.908
1,39%
BİST-100
13.934,06
0,94%
Gram Altın
7.194,83
2,17%
Gümüş
84,69
7,91%
Faiz
36,29
0,00%

Obama'nın uzaylı açıklamaları, 180 yıl önce Bilecik ve Adapazarı çevresinde yaşanan ve hiç aydınlatılamayan gök olayını ve yaşananları hatırlattı

Osmanlı İmparatorluğu'nda 1846'nın 12 Ocak gecesi çok ilginç bir olay meydana geldi. Gece duman şeklinde bir çiği andıran hava durumunu garip karşılayan köylüler sabah gözlerini açtıklarında adeta bir 'Mucize'ye tanık oldular. Kış günü, taş toprak her taraf normalde nisanda açan buğday başaklarıyla dolmuş ve birkaç gün içinde hasat edilecek hale gelmişti. Halk, dağ-bayır demeden topladıkları buğdaya benzer maddeyi un haline getirmiş ve ekmek yapmıştı. Ekmeğin tadı da hiç fena değildi. Yapılan kısa araştırmanın sonucunda karar veren köylüler, "Bu olağanüstü hadise padişahımızın biz kullarına olan sonsuz şefkatine karşı Allah'ın bir hediyesidir" deyip afiyetle yediler.

22.02.2026 05:18Güncelleme: 22.02.2026 05:37
Obama'nın uzaylı açıklamaları, 180 yıl önce Bilecik ve Adapazarı çevresinde yaşanan ve hiç aydınlatılamayan gök olayını ve yaşananları hatırlattı
16px
32px

Burak ARTUNER

1846'nın 12 Ocak gününü her zamanki gibi sıradan bir kış günü olarak yaşamıştı. Ancak aynı günün gecesi meydana gelen ve dünya tarihinde ilk defa yaşanan bir hadise bu sıra dışılığı ortadan kaldıracaktı. Osmanlı arşiv belgelerine yansıyan bu ilginç vaka şöyle gelişti:

Bilecik kaymakamlığının sınırları içinde yer alan neredeyse tüm köylere o gece, duman şeklinde çiğ ile beraber gökten buğdaya benzer bir şey yağmıştı. Bölgenin taşı toprağı bir anda gökten yağan bu buğday başaklarıyla dolmuş ve birkaç gün içinde olgunlaşıp hasat edilecek hale gelmişti. Bu olağanüstü ve bir o kadar da sevindirici haber, fakir halkı mutluluğa boğdu. Hemen çoluğunu çocuğunu toplayıp ele geçirdiği kapkaçak ve çuvallarla herkes dağ tepe bu buğdayları toplamaya başladı. O yıllarda buğdaydan yapılan has ekmeği sadece zenginler yiyebiliyordu. Fakir halk mısır ekmeği, daha fukara olanlar ise arpa ekmeği yemekten bezmişlerdi. Gökten yağan bu mucize buğdaya "Kudret Buğdayı" adı da verildi. Halk bu olayı, Allah'ın bir ihsanı olarak yorumlayıp gökten yağan buğdayı sadece karınlarını doyurmaya yarayacak bir madde değil, Yaradan'ın sevdiği kullarına mucizevi bir ikramı olarak değerlendirdi. Bu olağanüstü hadise kısa süre içinde mülki amirlerce de duyuldu. Hemen kaymakam, bu rivayetlerin doğru olup olmadığını araştırmak için kudret buğdayı yağdığı iddia edilen bölgeye incelemelerde bulunmak üzere bir memur gönderdi. Gökten yağan buğdaydan mutlaka numune getirmesi de sıkıca tembih edildi. 

Stranger Things'ten bir sahne.

NUMUNE PADİŞAH'A GÖNDERİLDİ, ÖVGÜ DE UNUTULMADI

Nihayet meclis, numune buğdayları ve pişirilmiş bir ekmeği padişah hazretleri ve devlet adamları görsün diye İstanbul'a göndermeye  karar verdi. Meclis, kararını ve olaya ilişkin ayrıntıları içeren resmi yazısında bu mucizevi hadiseden padişaha pay çıkartmayı da ihmal etmemişti. O yıllarda Osmanlı tahtında bulunan Sultan Abdülmecid'e hitaben kaleme alınan yazıda, "Bu olağanüstü hadise Allah'ın ihsanının. sonsuz olduğunu açıkça göstermiştir. Hadisenin sizin devrinizde meydana gelmesindeki hikmet, padişahımızın biz kullarına olan sonsuz şefkatine karşı Allah'ın bir hediyesidir" deniliyordu.

1900'lü yıllar Adapazarı.

İKİNCİ DALGA ADAPAZARI'NI SEVİNCE BOĞDU 

Birinci kudret buğdayı mucizesinin yarattığı şaşkınlık ve söylentiler henüz durulmadan aynı yılın şubat ayının 20'sinde bu kez Adapazarı'ndan bir haber geldi. İzmit Kaymakamı Mustafa Arif Bey, resmi bir yazıyla bazı köylere yağmurlarla birlikte 'kudret buğdayı' yağdığını hükümete bildirdi. Bu yeni hadiseyle Adapazarlılar da hem Allah'ın sevgili kulları oldukları, hem de geçimlerini sağlayacak bedava buğdaya kavuştukları için sevince boğuldular.

Görülmek üzere merkeze bir çuval kudret buğdayı numunesi göndermeyi de ihmal etmediler. Gerek Bilecik gerekse Adapazarı ve civarlarından gelen bu numuneler başbakanlık
tarafından padişaha arz olundu. Fakir halkı ekonomik yönden rahatlatıp, zenginler gibi iyi ekmek yemelerini sağlayan olay, Osmanlı tarihindeki en ilginç konulardan biriydi. Ancak yöneticilerin dalkavukluğu yüzünden hadisenin gerçek mahiyeti araştırılmadı ve 'Sultan Abdülmecid'in kullarına olan sonsuz şefkatine karşı Allah'ın bir hediyesi olan 'Kudret Buğdayı'nı afiyetle yediler. 

1900'lerin başı  İstanbul sokaklarında ekmek satıcıları.

İLKİ HAZRETİ MUSA'YA GÖNDERİLDİ

Bu isme ilham kaynağı olan ve Kuran'da da bahsi geçen bir olay vardı: Mısır'da firavunların hakimiyeti altında yaşayan İsrailoğulları, yani Yahudiler yönetimin ağır baskılarından bezmişlerdi. Yakup ve Yusuf peygamberlerin torunları, baskılardan kurtulmak ve özgürlüklerine kavuşmak için atalarının ülkesi olan bugünkü Nablus, Eriha ve Kudüs civarını içine alan Ken'an ülkesine gitmek istiyorlardı. Ancak firavunlar buna izin vermediler. Hazreti Musa'nın İsrailoğullarına peygamber olarak gönderilmesi, ezilmiş kavim için bir kurtuluş ümidi, dayanışma ve kenetlenme duygusunu beraberinde getirdi. Nihayet Yahudiler peygamberleriyle birlikte Mısır'dan kaçtılar. Ancak yolda buyruklarını dinlemedikleri Musa peygamberin bedduasını aldılar ve Tih çölüne düştüler. 40 yıl kadar çölde kalan Yahudilere, Allah merhamet edip gökten 'menne' denilen bir tür helva ve 'selva' denilen bıldırcın eti indirdi. İndirilen bu yiyecekler adlarının başına 'kudret' kelimesi konularak anıldı. İşte bu hadiseden dolayı Anadolu halkı da gökten Allah'ın gönderdiği buğdayı 'kudret buğdayı' olarak adlandırdı.

Bilecik Meclisi'nden Başbakanlık'a giden 'Kudret Buğdayı' yazısı.

İŞTE OSMANLI ARŞİVLERİNE GİREN YAZIŞMALAR

Bilecik Meclisi'nden Başbakanlık'a gönderilen belgede şöyle deniliyor: "Mübarek makamınıza arz olunur ki, Bilecik kaymakamlığı dahilindeki kazalardan Sekür'ün iki köyünde ve Eskişehir, İnönü, Seydi Gazi ve Seferihisar kazalarının hemen hemen tüm köylerinde kudret buğdayı zuhur etti. Halk ve fukaradan muhtaç olanlar bu buğdayı toplayıp, el değirmeniyle un yapıp, ekmek pişirip yedikleri ve geçimlerini sağladıkları kesin olarak haber alındı. Adı geçen buğday ve o buğdaydan pişirilen ekmek numunesi bize de ulaştı ve tahlil ettik. Kudret buğdayının ne şekilde yağdığı ve nasıl yetiştiği hususunda çeşitli rivayetler nakledilince Seydi Gazi kazasına incelemelerde bulunmak üzere adam gönderdik. Soruşturma yapıldı ve bir hayli numune getirildi. Soruşturma sonunda kudret buğdayının gece duman gibi çiğden hasıl olarak taş, toprak üzerinde birkaç gün zarfında yetişip olgunlaştığı anlaşıldı. Muhtaç durumda olan halkın, çoluk çocuk dağlara çıkıp buğdayları topladıkları, sac üzerinde kavurup ardından el değirmeninde un yapıp ekmek pişirerek yedikleri öğrenildi. Numune olarak getirtilen buğdaydan el değirmeni olmadığından havanda döverek un elde ettik ve hamur yapıp fırında iki ekmek pişirip hepimiz yedik. Bu husus görülmüş şey olmadığından ve adı geçen buğday kudret buğdayı diye şöhret bulduğundan, numune olarak bir torbaya koyduk ve bir de pişirdiğimiz ekmeği ilâve ettik. Yüce başbakanlık makamınıza gönderiyoruz. Buğday hadisesi Allah'ın kudretinin nasıl nihayetsiz olduğunu göstermiştir. Muhakkak ki padişahımızın bize karşı çok merhametli oluşundan dolayı Allah'ın kendisine hediyesidir. Her zaman olduğu gibi Allah'ın gölgesi padişahımıza dua etmekteyiz. Ferman efendimizindir. 12 Ocak 1846. Bilecik meclisi azaları ile Rum, Ermeni ve Katolik milletinin temsilcileri."

Başbakanlıktan Padişah'ın özel kalemine giden yazı

Başbakanlıktan padişahın özel kalemine ise şu belge iletildi: "Bilecik kaymakamlığı sınırları içinde olan Sekür, Eskişehir, Inönü, Seydi Gazi ve Seferihisar kazalarının köylerinde 'kudret buğdayı' zuhur etmişti. Fukaranın buğdayı toplayıp, un yapıp ekmek pişirerek geçindikleri haber alınınca işin aslı araştırıldı. Kudret buğdayı ve pişirilmiş ekmek numunesini gönderdiklerini Bilecik meclisi mazbata ile bildirmişti. Padişahımızın görmesi için hepsini arz ediyorum. Ferman efendimizindir."

Padişahın özel kaleminden ise "Sunduğunuz tüm yazı ve numuneler padişahımıza arz olunmuş ve görülmüştür. Tekrar size iade ediyorum" yanıtı verildi.

patronlardunyasi.com