22 Mayıs 2012 Salı    Günün tüm haberleri       Gazetelerin birinci sayfaları       Son dakika ekle       Favorilere ekle       Giriş sayfam yap       Künye       İletişim       Reklam       Üyelik   
ANA SAYFA EKONOMİ PATRONLAR BORSA-FİNANS GÜNDEM DÜNYA SPOR MEDYA ELİT YAŞAM KÜLTÜR-SANAT İŞTE BAŞARANLAR OTOMOBİL
Patronlar Dünyası Google  
 
 
Telekom'u bekleyen 'şirket takımı' kâbusu
Telekom u bekleyen  şirket takımı  kâbusu
 
Telekom'un sonu da Meysu, Beslen, Tekel, Tuborg, Nasaş, Kombassan, Paşabahçe gibi mi olacak?
 
13 Şubat 2010 Cumartesi 10:04

Meysu (5 sezon), Beslen (6 sezon), Tekel (5 sezon), Tuborg (8 sezon), Nasaş (5 sezon), Kombassan (5 sezon), Salat (1 sezon), Paşabahçe (5 sezon), Çukurova (11 sezon) ve Eczacıbaşı (17 sezon)... İsimlerini okuduğunuz bu şirketler, son 30 yıllık dönemde iyi sayılabilecek bütçelerle basketbol takımı kurup daha sonra havlu attılar. Eczacıbaşı ve Çukurova dışındakilerin maceraları (ya da hevesleri) ne yazık ki pek uzun soluklu olmadı. Bu süreçte iş dünyasının basketbolla "evlilikleri" ne kendilerine ne de bu spor dalına bir fayda sağladı. Bir benzetme yapmak gerekirse; bu evlilikler, "şiddetli geçimsizlik" nedenleriyle boşanmalarla son buldu! Geçmişe dönüp yaşanan olumsuzlukların nedenlerini hatırlatıp tartışmayacağız; çünkü önümüzde, üzerinde hassasiyetle durmamız gereken son derece güncel bir Türk Telekom örneği var.
 
Avrupa'da hüsran
Son dönemde Ankara basketbolu denildiğinde akla gelen ilk isim Türk Telekom (TT) oluyor. 1997/98 sezonundan itibaren Türk Telekom(*) ismiyle mücadele eden Ankaralılar, son 2-3 sezondur hatırı sayılır bütçelerle yola çıkmasına karşın, ne Türkiye'de ne de Avrupa'da arzuladığı sonuçlara ulaşabiliyorlar. Elde edilen en somut başarı, 2008'de kazanılan Türkiye Kupası. Avrupa'da ise durum tam bir hayal kırıklığı. Son 3 sezondur ULEB (Avrupa) Kupası'nda Türkiye'yi temsil eden Telekom'cular, bu süre zarfında aşağıdan yukarıya çıkacaklarına, yukarıdan aşağıya iniyorlar! Daha açık bir ifadeyle, tecrübe kazandıkça daha iyi olacaklarına daha kötüye gidiyorlar, üstelik de sahip oldukları ekonomik güce rağmen! Bu teorik yaklaşımı sayısal verilerle desteklersek, Ankaralıların 2007/08 sezonunda maç kazanma oranı % 83'ken, bu oran bir sezon sonra % 41'e düştü. 2009/10 sezonu itibariyle de %33.

Üç sezondur öncelikli hedef olan son sekize kalmayı başaramayan TT, bir Avrupa macerasını daha yine hayal kırıklığıyla sonuçlandırmak üzere. Aslında hem ilk turda hem de ikinci turda kura şansı Ankaralıların yanındaydı. Ancak ilk turu İspanyolların kıyağıyla son anda geçen Serkan ve arkadaşları, ikinci turda oynadıkları 3 maçın 3'ünü(**) de kaybedip, elenme noktasına geldiler. Halbuki 10 milyon doların üzerindeki bütçesiyle ULEB Kupası'nın en pahalı takımlarından bir tanesi konumundaki TT'den, kendisinden daha zayıf rakipler karşısında daha iyi bir performans sergilemesi bekleniyordu. Arzu edilen sonuçların gelmemesi 3 temel nedene dayandırılabilir. Bunlardan bir tanesi, yıllardır 1. ligte oynayan TT'nin hâlâ altyapısından A takımına, sorumluluk yükleyebileceği oyuncu çıkaramaması. İkinci neden, yanlış coach seçimleri. Yıllardır Ercüment Sunter'den vazgeçemeyen TT, bu sezon başında Murat Özyer tercihiyle de çok büyük bir hata yaptı. Nitekim TT-Özyer birlikteliği çok uzun sürmedi. Özyer'in yerine geçen Meriç Çakıroğlu da doğru bir hamle olmadı.
 
Şirket takımları küçülüyor

Üçüncü ve en can yakan hata ise oyunculara ödenen astronomik transfer ücretleri. Örneklendirirsek; oynadıkları pozisyonlar itibariyle son derece düz oyuncular olan Dudley ve Lang, 1 sezon için 1 milyon doların üzerinde para alıyorlar. Serkan ve Tutku'nun yıllık ücretleri de iki ABD'lininkinden farklı değil. Hüseyin, Bekir, Mallet, Wilson gibi TT'nin diğer oyuncularının ücretlerinin de 800 ile 500 bin dolar arasında olduğu konuşuluyor. Doğrusunu söylemek gerekirse; Avrupa'da hiçbir takımının kasasından bu oyuncular için bu kadar yüksek ücretler çıkmaz! Çıktığında da sportif başarının gelmeyeceği bilinmeli. Ortada boşa harcanan çok büyük paraların olduğu bir gerçek. Aslında bu sorun TT ile sınırlı kalmayıp, diğer Türk takımları için de geçerli. İşte bu olumsuzluk, ülkemizde takım kurarak basketbola yatırım yapan şirketleri kısa zamanda soğutuyor. Muhtemelen TT'ciler, "Bu kadar para harcadık, ortada hiçbir başarı yok" şeklinde düşünüp, belki Tekel, Paşabahçe, Tuborg gibi basketbol şubelerini "şok" bir kararla kapatmazlar ama 2000'li yılların başındaki Tofaş örneğindeki gibi küçülebilirler. Ligdeki takımların gidişatı, bu küçülme varsayımını doğrular nitelikte.

Son birkaç sezondur TT ve Efes dışındaki şirket takımları eskisi kadar bonkör davranmazken, dikkat çekici gelişme ise herhangi bir ticari kaygısı olmayan belediyelerin bu işe soyunması! 2000'li yılların başında belediyelere ait tek bir takım bile yokken, 2009/10 sezonu itibariyle şimdi bu sayı 5 oldu. Türkiye'ye has böyle bir tabloya, Avrupa'nın önde gelen basketbol liglerinin hiçbirinde rastlamak mümkün değil. Anlayacağınız, gidişat hiç de iyi değil. İşte tüm bu atılan yanlış adımlar, belki ülke sınırları içindeki rekabette pek ortaya çıkmıyor ama söz konusu Avrupa kupaları olduğunda, ne yazık ki peruk düşüyor kel görünüyor! Bakalım yanlışlarımızdan ne zaman vazgeçmesini öğreneceğiz?
 
(*) 1997/98 sezonundan önce Türk Telekom, PTT ismiyle basketbol liginde oynuyordu.
(**) Önce İspanya'da G.Canaria'ya 73-65 yenilen TT, daha sonra Ankara'da oynadığı iki maçta Çek Nymburg (97-92) ve Sırp Kızılyıldız'a (89-67) mağlup oldu.

Cem Çetin/Referans


 
Patronlar Dünyası'nı Facebook'ta Beğen
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

  Bu kategorideki diğer haberler


Galatasaray çeyrek final şansını zora soktu

Fenerbahçe Ülker farklı kazandı

Basketbolda Fenerbahçe, Euroleague'e veda etti
»  Fenerbahçe Ülker büyük fark yedi
»  Potada derbinin galibi Fenerbahçe Ülker
»  Fikstür belli oldu
»  Fenerbahçe Ülker farkla galip
»  Yıldırım, Galatasaraylılarla tartıştı
»  Galatasaray'da bir istifa daha
»  Cansun: Nalga skandalı yönetime komplodur
»  'Cenderenin içinde kaldım'
»  İşte Galatasaray'a verilen ceza
»  G. Saray'da Başkan Yardımcısı Şardan istifa etti
»  Aslan intihar etti
»  Olaylı derbiyi kim kazandı?
»  Potada derbide olaylar çıktı
»  Efes Pilsen 3. yenilgisini aldı
»  Fenerbahçe Avrupa'da galip
»  Fenerbahçe ikinci galibiyetini aldı
»  FB Ülker farklı yenildi
»  Özilhan: Aziz Yıldırım, haddini aşmış
»  En büyük kupa sahibini buldu
»  12 Dev Adam havlu attı
»  İyi başladık, sonunu getiremedik
 
  Yazarlar
Güngör Uras

Meyve suları ithal ‘konsantre’den yapılıyor
 
Yaman Törüner

İnsan alışveriş yapan hayvandır
 
Süleyman Yaşar

İki bakan arasında tansiyon niye yükseldi?
 
Eser Karakaş

Kayın ormanında iş kazaları (!) darbeler
 
Ali Ağaoğlu

Dolar 1.85 TL’yi aşar mı?
 
İbrahim Öztürk

MÜSİAD'ın hikâyesi Türkiye'nin hikâyesi
 
Deniz Gökçe

Grexit iyi olur diyen de var!
 
Esin Gedik

32 yıllık hobi, müzelik oldu
 
Metin Münir

Fil ayağı ağacının altında
 
Elif Ergu

Böyle giderse yerli ilaç üreticisi kalmaz
 
  En Popüler Haberler
 
  Anket
Türbülans bitti mi?
Evet
Hayır
  Hava Durumu
  İstanbul
Salı Çarşamba Perşembe
23 / 15 °C 22 / 14 °C 23 / 14 °C
 
 
  Üye Girişi
  Üye Adı :
  Şifre :
 
Üye Ol
Şifremi Unuttum
 
 
ANA SAYFA   |   GÜNÜN TÜM HABERLERİ   |   ARŞİV   |   ZİYARETÇİ DEFTERİ   |   KÜNYE   |   REKLAM   |   İLETİŞİM   |   RSS   |   iGoogle

Patronlar Dünyası'nda yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Patronlar Dünyası sorumlu tutulamaz. Tasarım, Programlama ve Barındırma