Eski Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci'nin de arasında bulunduğu 10 sanığın, Et ve Balık Kurumu Manisa Et Kombinasının özelleştirilmesiyle ilgili olarak "müzayedeye hile ve fesat karıştırdıkları" iddiasıyla yargılanmasına başlandı.
Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar ÖİB Başkan Yardımcısı İsmail Destan, ÖİB Uzmanları Zübeyde Yıldız Koç, Ahmet Küşat Yazıcıoğlu, Zafer Demirkan, Hilal Öztürk, Mehmet Ali Tombul, Sabahattin Sağın, Hukuk Müşavirliği Avukatı Canan Doğan ve avukatları ile şikayetçiler Süheyla Ertosun, Sabahattin Uyar ve Adnan Serpen'in avukatı Rabia Balkanlı katıldı.
Halen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarlığı görevinde bulunan sanık Kilci ile "kurban bağışı kesim ihalelerinde yolsuzluk yapıldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu olan et firması sahibi Mahmut Ay ise ilk celsede hazır bulunmadı.
Duruşmada avukatı hazır bulunan sanıklar Doğan, Öztürk, Tombul, Demirkan ve Sağın savunmalarında, soruşturma aşamasında verdikleri ifadeleri tekrarladıklarını beyan ederek, suçsuz olduklarını söyledi.
Mahkeme, duruşmaya katılmayan Kilci hakkında zorla getirme müzekkeresi düzenlenmesine, başka suçtan tutuklu sanık Ay'ın gelecek celse hazır bulunması için yazı yazılmasına karar verdi.
Avukatı bulunmayan sanıklar için Ankara Barosundan avukat istenmesini ve bu sanıkların savunmalarının avukatları hazır olduğunda alınmasını kararlaştıran mahkeme, duruşmayı erteledi.
İddianamede, Manisa Et Kombinasının 2004'te, sanık Ay'ın sahip olduğu et firmasına devredildiği belirtildi.
Kombinanın özelleştirilmesine ilişkin sözleşmelerde, "alıcı nın 3 yıl içinde, herhangi bir sınai dalında en az 2 milyon dolarlık yatırım yapacağı", "en az 50 personel istihdam edeceği" ve "yatırımları gerçekleştirmeden, 3 yıl sü reyle kombina gayrimenkullerini satamayacağı" koşullarının bulunduğuna dikkatin çekildiği iddianamede, firmanın, kombinayı devralmasından sonra 3 kez sözleşmenin tadili talebinde bulunduğu bildirildi.
Firmanın üçüncü talebi kabul edilerek, kombina gayrimenkullerini devir imkanı getiren tadil edilmiş sözleşmenin ÖİB yetkililerince imzalandığı anlatılan iddianamede, "bu suretle, firmaya, hiçbir yatırım yapmadan, istihdam şartını yerine getirmeden ve 3 yıllık süreyi beklemeden, kombina gayrimenkullerini satma olanağı sağlandığı" kaydedildi.
Tadil müracaatında, cezai şarta 20 gün kala bulunulduğu, Özelleştirme Yüksek Kurulunun ise 8 gün kala karar aldığı ifade edilen iddianamede, böylece firmanın 378 bin ABD doları ceza ödemesinin önüne geçildiği savunuldu.
Firmanın da yeni sözleşmeye dayanarak, Haziran 2005'te tesisi başka firmaya devrettiği kaydedilen iddianamede, net zarar tespitinin mümkün olmadığı ancak ekspertiz raporu esas alındığında, koşulların değiştirilmesiyle 2 milyon 380 bin 464 ABD doları kamu zararına yol açıldığından söz edilebileceği savunuldu.
İddianamede, şikayetçiler Uyar, Serpen ve Ertosun'un, kombinanın "üçüncü şahıslara satılmaması ve devredilmemesi" ile bir diğer maddeyi ağır bularak, ihaleye katılmadıklarını dilekçeyle bildirdikleri ifade edildi.
İddianamede, sanıkların, lehlerine olan 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. maddesi delaletiyle "müzayedeye hile ve fesat karıştırmak" suçunu düzenleyen 366/2. maddesi uyarınca 1'er yıldan 3'er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.
Asliye ceza mahkemesine açılan davanın "görevsizlik" kararıyla Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği bildirildi.