Danıştay 10. Dairesi, özel hastanelerin yaptıkları reklamlarda "haksız rekabete" neden olamayacaklarına hükmetti. Daire, televizyon sunucusunun önündeki bilgisayarın markasının görünmesinin de "gizli reklam" anlamına geldiğini belirtti.
Daire, bu yönde reklam yapan özel hastanelere verilen idari para cezalarını haklı buldu. Bir özel hastanenin, bazı gazetelerin 12 Nisan 2004 tarihli sayılarında yayımlanan ''Prostat buharlaşıyor. Kesintisiz hayat başlıyor'' başlıklı reklamının, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 44 bin 975 TL idari para cezası verildi. Şirket, idari para cezasının iptali istemiyle dava açtı. Ankara 4. İdare Mahkemesi de işlemin iptaline karar verdi.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, uyuşmazlık konusu reklamın, 4077 sayılı Yasa'ya aykırı olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını öne sürerek, idare mahkemesi kararının kanun yararına bozulması isteğiyle Danıştay Başkanlığına başvurdu. Danıştay Başsavcılığı da idare mahkemesi kararının, hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, temyizen kanun yararına bozulmasını istedi.
Dosyayı görüşen Danıştay 10. Dairesi, hastaneye para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vererek, Ankara 4. İdare Mahkemesinin 16 Kasım 2005 tarihli kararını, hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına oy birliğiyle bozdu.
KARARDAN
Dairenin kararında, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da hekimlerin, ilan ve reklam yapmalarının yasak olduğu, Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi'nde de tabip ve diş hekimlerinin kendi reklamlarını yapamayacaklarının öngörüldüğü kaydedildi.
Özel Hastaneler Yönetmeliği'nde de özel hastanelerin diğer hastaneler aleyhine haksız rekabet yaratan davranışlarda bulunamayacaklarının ve bu yönde tanıtım yapamayacaklarının yer aldığı ifade edilen kararda, Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'te, reklamların yasalara, genel ahlaka uygun, doğru, dürüst ve gerçekçi olması gerektiği hükmünün yer aldığı anımsatıldı.
Kararda, bu mevzuat hükümlerine göre, sanatını serbest icra eden tabipler ile sağlık kurum ve kuruluşlarının gazete ve diğer araçlarla yapacakları ilanlara, hasta kabul ettikleri mahal ile muayene gün ve saatleri ile ihtisaslarını ve akademik unvanlarını yazabilecekleri, belirtilen konular dışında ilan ve reklam veremeyecekleri belirtildi.
GİZLİ REKLAM KARARI
Danıştay, televizyonda sunucunun önündeki dizüstü bilgisayarın markasının ekrandan görünmesinin ''gizli/örtülü reklam'' anlamına geldiğine hükmetti.
Özel bir televizyon kanalında yayımlanan bir programda sunucunun önündeki dizüstü bilgisayarda markasının göründüğü, bu yolla bilgisayarın örtülü reklamının yapıldığı gerekçesiyle televizyon kanalına idari para cezası verildi. Televizyon kanalı, cezanın iptali istemiyle Ankara 10. İdare Mahkemesinde dava açtı.
Mahkeme, ''program sunucusunun kullandığı dizüstü bilgisayarın kapağından yer alan markanın firması ile televizyon kanalı arasında programın finansmanının sağlanması yönünde bir ilişki bulunmadığı'' gerekçesiyle idari para cezası verilmesine ilişkin işlemi iptal etti.
Bunun üzerine Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, uyuşmazlık konusu reklamın 4077 sayılı yasaya aykırı olduğunu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını öne sürerek, mahkeme kararının kanun yararına bozulması isteğiyle Danıştaya başvurdu.
Danıştay Başsavcılığı da ''Ülke çapında yayın yapan davacı şirkete ait televizyon kanalında dizüstü bilgisayarın örtülü reklamının yapılmasının kanuna aykırı olduğunu, bu nedenle davacı şirkete idari para cezası verilebileceğini'' ileri sürerek, mahkeme kararının temyizen kanun yararına bozulmasını istedi.
Dosyayı görüşen Danıştay 10. Dairesi, İdare Mahkemesi kararını ''Hükmün hukuki sonuçlarına etkili olmamak üzere'' kanun yararına oy birliğiyle bozdu.
Dairenin kararında, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 16. ve 17. maddelerine işaret edildi.
Kararda ayrıca, Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin İlkeler ve Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğinde ''Reklamların yasalara, genel ahlaka uygun, doğru, dürüst ve gerçekçi olmak zorunda olduğu, biçimi ve yayımlandığı mecra ne olursa olsun bir reklamın 'reklam' olduğu açıkça anlaşılması gerektiği ve örtülü reklam yapılamayacağı'' kurallarına yer verildiği hatırlatıldı.
Kararda, ''Sunucunun önündeki dizüstü bilgisayarın kapağında makul ölçülerden büyük yazılmış bilgisayar markasının kameranın doğrudan kaydedebileceği şekilde yerleştirildiği ve böylece markanın doğrudan görülebilecek şekilde konumlandırıldığının anlaşıldığı'' belirtildi. Bu şekilde bir kullanımın ''gizli/örtülü reklam'' anlamına geldiği vurgulanan kararda, bu nedenle davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı vurgulandı.