Başbakan Erdoğan'ın dünkü hedefinde Yargıtay Başkanı Gerçeker vardı. Erdoğan, ''Vesayet düzenlerini sürdürmek isteyenlere gerçek demokrasi nedir gösterelim diyoruz. 'Hayır' propagandası yapan yargı bürokrasisi artık haddini de, hukukunu da bilsin istiyoruz'' diye seslendi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, referandum turunun 39. ve son durağı Bursa'da Fomara Meydanı'ndan halka seslendi. Bursalılardan referandumda 'evet' isteyen Erdoğan'ın hedefinde Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker vardı. Gerçeker'in önceki gün yaptığı açıklamaları sert sözlerle eleştiren Erdoğan şöyle konuştu: 'Yeter' diyoruz. Hukuksuzluğa artık yeter, yargıda siyasallaşmaya artık yeter, üstünlerin hukukuna artık yeter. 27 Mayıslar yaşanmasın, 12 Eylüller bir daha olmasın diyoruz. 12 Martlar, 28 Şubatlar bu ülkeye istikamet çizmesin diyoruz. Bürokratik oligarşi artık bitsin diyoruz. Tek yürek halinde 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyoruz.'
YÜREĞİN VARSA CÜPPENİ ÇIKAR
Erdogan, 'Kendileri eleştirildiği zaman isyan ama Anayasa Mahkemesi'ni ve şu anda halka giden bir metni kalkıyor bir siyasi gibi eleştiriyor. Bu nasıl bir yaklaşım? Eğer yüreğin varsa çıkar cübbeni çık meydana. Emekliliği bekleme'' dedi.
Gerçeker'in, 'Bu yasa çıkarsa yürütmeyle yargının arası açılır'' dediğini anımsatan Erdoğan, bu ifadeye çok üzüldüğünü belirterek 'Sen zaten kararını vermişsin. Sen siyasi misin yav?' dedi.
Erdoğan Bursa'da son mitingi yaptıklarını ama Bursa'nın başlangıçlar şehri olduğunu belirterek şöyle devam etti:
'Millet adına yetki kullanan ama millete hesap vermeyen sorumsuzların millete bedel ödetmesi artık sona ersin diyoruz. 'Yargıyı siyasallaştırıyor' iddiasıyla vesayet düzenlerini sürdürmek isteyenlere, yargının demokratikleşmesine direnenlere, gerçek demokrasi nedir gösterelim diyoruz. Yürütmeye seçim yasaklarını hatırlatıp, kendileri 'hayır' propagandası yapan yargı bürokrasisi artık haddini de, hukukunu da bilsin istiyoruz. Sürekli kuvvetler ayrılığından bahsedip yürütmeyi ve yasamayı kuşatma altına almak isteyen çarpık anlayışlar artık son bulsun istiyoruz. '
VAGON DEĞİL LOKOMOTİF OLMAK YAKIŞIR
Türkiye'nİn son dönemdeki dış politikadaki başarılarını anlatan Erdoğan, ''Çünkü tarihin bize emrettiği budur. Çünkü kültürümüzün bize yüklediği budur. Çünkü bizim asil medeniyetimizin, sevgi medeniyetimizin gereği budur. Çünkü bize vagon olmak yakışmaz. Bize lokomotif olmak yakışır'' diye konuştu. Erdoğan, 'Bunlar hayatta bir araya gelemezler, şimdi nasıl bir araya geldiler. Kim var bu hayır cephesinde CHP, MHP, BDP, Türkiye Komünist Partisi, İşçi Partisi, YARSAV var. Bunlar akşam yatarken başka, sabah kalkarken başka konuşur' dedi.
Bir kasetle duman oldun
Antalya'da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile kürsüye çıkan CHP'nin eski Genel Başkanı Deniz Baykal da Erdoğan'ın hedef aldığı bir başka isim oldu. Erdoğan, ''Eski genel başkan, bugün açıklama yapmış. 'Eğer evet çıkarsa Türkiye bölünür.' Senin hayatın zaten hep bunlarla geçti. Bir kasetle duman oldun gittin. Söylemeyecektim, konuşmayacaktım, en sonunda konuşturttu. 'Evet' ile Türkiye bölünürmüş...'
Erdoğan, ''CHP Genel Başkanı, eğer afiş bastıracak para bulamıyorsa gitsin kendi genel sekreterini sorgulasın. Eğer oradan da cevap alamazsa Anayasa Mahkemesi'ne gitsin. CHP'nin paralarının nereye harcandığına, Anayasa Mahkemesi kararını verdi. Gayet güzel bir şekilde belgeledi. Hazine'nin CHP'ye yaptığı yardımdan bir trilyon lira yolsuzluğun hesabını versin CHP'' dedi.
Bizim anketlerde yüzde 55 'Evet'
Başbakan Erdoğan, önceki akşam konuk olduğu Beyaz Tv'de katıldığı programda yaptırdıkları anketlere göre referandum sonucunun yüzde 45-55, 46-54 gibi sonuçlar verdiğini belirtti.
Erdoğan, oturduğu villaya ilişkin eleştirilere de şöyle yanıt verdi: ''Oturduğum evi gezdirsem normal evlerden farkı yok, sadece villa. Evin 7 milyar dolar olduğu söyleniyor. Bu kadar iddialıysalar, kardeşlerime söyleyeyim, yüzde 50'si ile istedikleri villayı rahatlıkla bunlara verir. Ben zaten kiradayım. Ama ben de ev sahibine söyleyeyim, o da o fiyatla rahatlıkla verir. Eğer dürüstseler, namusluysalar, mertseler 3,5 milyon doları versinler, kardeşlerim havada karada verirler. Ama bunlarda o yok. Bunlar sadece iftira atarlar. Bunlar 70'li yılların politikası. '