AKP’nin türban konusunda daha önce yaptığı girişime destek verdiklerini hatırlatan Bahçeli, “Türbanı 13 Eylül’den önce çözelim” önerisini samimi bulmadığı mesajını verdi.
MHP lideri Devlet Bahçeli, son dönemde iktidara yakın gazetelerde yer alan koalisyon ortağı olduğu 57. hükümet döneminde “Talabani ve Barzani’ye silah ve para yardımı yapıldığı” iddiaları ve AKP ile CHP arasındaki “türban polemiği”ne, “Devlet Bahçeli kuralları” ile yanıt verdi.
Bahçeli, Erzurum’da düzenlediği miting sonrasında, güncel siyasi gelişmeler ve ülke gündemine ilişkin sorularımız üzerine şu değerlendirmelerde bulundu:
Talabani-Barzani’ye yardım ettiği iddiaları: İlişki olsun olmasın bu konuda biz bir açıklamada bulunmayız. Şimdi kendi yandaşı bir gazete tarafından bu konu kamuoyuna duyuruluyorsa bu konuyu Başbakan’ın önce Türkiye’ye açıklaması lazım. Başbakan bu açıklamayı yapacak, yapmazsa bunun hesabını sorarız. Biz bu duruma düşecek insanlardan değiliz. Devlet sorumluluğunu üstlenmiş kişi olarak, doğru veya yanlış bilinmez ama devlet arşivinde olan konularda konuşmam. Devlet Bahçeli’nin kuralı budur.
Başbakan’ın “Türbanı 13 Eylül’den önce çözelim” önerisi: İkinci bir kural söylüyorum. “Dibi görünmeyen kuyudan su içmem.” Bunların ne olacakları belli olmaz. Bu ikisinin arasında (CHP-AKP) bir sorun. Biz daha önce öyle bir anayasa değişikliği yapılması noktasında samimi davranarak gerekli adımları TBMM’de attık. Anayasa değişikliği yapıldı. YÖK Kanunu’nun ek 17. maddesinde hükümetin değişiklik yapması lazımdı, ama çıkarmadılar.
Cemaatler siyasete müdahale etmemeli: Manevi iklimde saygınlık bulan mümtaz şahsiyetlerin, siyasetin her aşamasında görülmelerinin doğru olmayacağı kanaatindeyiz. Bazı siyasi hedeflerin de aracısı veya taşıyıcısı olmamaları gerekir. Tarikat ve cemaatlerin her siyasi olayın odağında bulunmaları veya öyle görüntü vermeleri manevi değerlerde çok daha büyük sarsıntılar meydana getiriyor.
Cumhurbaşkanlığı konusunda Gül ile AKP arasında sıkıntı yaşanır mı: Kesin efendim. AKP hafif bir şey olsun kristal bir camın yere düşüşü gibi, tuzla buz olur. Toplayıp bir arada tutamazlar. Başka türlü cam olsa sağından solundan tutturulur da, buzlu cam gibi dağılır bunlar.
Ayşe Sayın/Cumhuriyet