Dolar
43,4156
0,03%
Euro
52,0779
-0,23%
Sterlin
59,8903
-0,31%
Bitcoin
3.850.908
-0,39%
BİST-100
13.328,17
1,69%
Gram Altın
7.390,992
2,28%
Gümüş
114,1
1,71%
Faiz
34,17
-0,38%

Güneş Altunkaş’ın yeni romanı Yedi Günlük Sessizlik, dijital çağın gürültüsünü ve yalnızlığını sorguluyor

Güneş Altunkaş’ın yeni romanı Yedi Günlük Sessizlik, dijital çağın görünürlük takıntısını, aile içi suskunlukları ve kayıp duygusunu çarpıcı bir hikâye üzerinden sorguluyor.

28.01.2026 07:40Güncelleme: 28.01.2026 07:42
Güneş Altunkaş’ın yeni romanı Yedi Günlük Sessizlik, dijital çağın gürültüsünü ve yalnızlığını sorguluyor
16px
32px

Destek Yayınları etiketiyle okurla buluşan Yedi Günlük Sessizlik, hızın, paylaşmanın ve sürekli çevrimiçi olmanın kutsandığı bir dünyada, sessizliğin ne anlama geldiğini yeniden düşünmeye davet ediyor. Roman, annesini kaybettikten sonra babasının hoyratlığı ve dijital dünyanın yapay gürültüsü arasında sıkışıp kalan Cem’in hikâyesi etrafında şekilleniyor.

İşitme ve konuşma engelli bir annenin sessiz ama derin varlığıyla büyüyen Cem, gerçek bağların görüntülerden ve beğenilerden ibaret olmadığını bilen nadir karakterlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Sosyal medyada milyonlara ulaşan “başarı” hikâyeleriyle çevrili bir gençlik grubunun içinde, bilinçli biçimde çevrimdışı kalmayı seçmesi, romanın temel çatışma alanını oluşturuyor.

Yedi Günlük Sessizlik, yalnızca bireysel bir büyüme hikâyesi değil; aynı zamanda aile içi şiddetin, ihmalin ve suskunluğun farklı biçimlerine de dikkat çeken güçlü bir toplumsal anlatı. Roman, bir haftalığına dijital dünyadan uzaklaşmayı kabul eden gençlerin deneyimi üzerinden, “birlikte ama yalnız” olma hâlini ve gerçek temasın giderek nasıl yitirildiğini sorguluyor.

Güneş Altunkaş, yalın ama yoğun diliyle; yas, aşk, vicdan ve farkındalık temalarını bir araya getirirken, okuru rahatsız eden ama tam da bu yüzden gerekli bir soru bırakıyor:

Her şey bu kadar renkliyse, neden kimse mutlu değil?

Modern yaşamın hızına, ekran bağımlılığına ve görünürlük baskısına karşı edebi bir duruş sergileyen Yedi Günlük Sessizlik, özellikle genç yetişkin edebiyatı ve çağdaş Türk romanı okurları için dikkat çekici bir yapıt olarak öne çıkıyor.

Arka Kapak Yazısı:

HERKESİN KONUŞTUĞU BİR DÜNYADA, SESSİZ KALMAK BİR DİRENİŞ MİDİR?

Yedi Günlük Sessizlik, dijital gürültünün, görünür olma zorunluluğunun ve sürekli çevrimiçi olmanın ortasında, içedönük bir cesaret hikâyesi anlatıyor. Annesini kaybetmiş, babasıyla aynı evde ama bambaşka bir yalnızlıkta yaşayan Cem; kelimelerden çok bakışlarla, paylaşımlardan çok hatıralarla yaşayan bir genç. Sosyal medyaya mesafesi, onu çağın dışına iten bir eksiklik değil; aksine her şeyi daha net görmesini sağlayan bir duruş.

Bir parkta başlayan masum bir meydan okuma, yedi gün sürecek bir dijital sessizliğe dönüşür. Telefonlar kapatılır, hesaplar kilitlenir, maskeler düşer. Bildirimlerin sustuğu yerde, bastırılmış duygular, kırılgan ilişkiler ve herkesin kaçtığı gerçekler konuşmaya başlar. Peki sessizlik gerçekten iyileştirici midir, yoksa yüzleşmesi en zor olan şey midir?

Güneş Altunkaş, bu romanda çağımızın en büyük çelişkisini mercek altına alıyor: Bağlantı çağında derin bir yalnızlık. Aile, kayıp, aşk ve dijital bağımlılık temalarını iç içe geçirirken okuru şu soruyla baş başa bırakıyor:

Gerçek hayattan ne zamandır bu kadar uzağız?

Yedi Günlük Sessizlik, susarak anlatanların, görmeden hissedenlerin ve hâlâ “gerçek” bir temas arayanların romanı.

patronlardunyasi.com