Son yıllarda toplumların ortak ruh hâlini belirleyen görünmez bir ağırlık var. Herkes bir parça daha gergin, biraz daha sabırsız, daha kolay inciniyor ve daha çabuk tükeniyor. Buna “toplumsal yorgunluk sendromu” diyebiliriz. Bu sendrom bireysel bir tükenmişlik değil; hayatın hızlanmasıyla, değerlerin aşınmasıyla ve dijital dünyanın yüküyle ortaya çıkan kolektif bir yorgunluk hâli.