Birleşmiş Milletler Çevre Programınca (UNEP) yayımlanan raporda küresel ısınmanın soğutma ihtiyacını artırdığı, mevcut gidişatın devamı halinde soğutma ekipmanı stokunun 2050'de üç katına çıkabileceği belirtildi. UNEP tarafından hazırlanan raporda mevcut gidişata alternatif olarak sunulan ve "Sürdürülebilir Soğutma Yolu" adı verilen stratejiyle 2050’ye kadar dünyadaki soğutma cihazı sayısının yaklaşık yüzde 40, emisyonların ise 2,6 milyar ton karbondioksit eşdeğeri azaltılabileceği vurgulandı. UNEP İcra Direktörü Inger Andersen, "Aşırı sıcaklardan kaynaklanan ölümlerin büyük bir kısmı, kentsel ısı adası etkisinin sıcaklıkları 10 dereceye kadar artırabildiği şehirlerde görülüyor. Yani sokakta yürürken hissettiğimiz o 'beton fırın' etkisi, artık tam anlamıyla bir şehir fırınına dönüşüyor" dedi.
Bilim insanları, küresel ısınmanın El Niño ve La Niña olaylarını çok daha güçlü, düzenli ve öngörülebilir hale getirebileceği konusunda uyarıyor. 2050’ye kadar tropikal Pasifik’in iklim dengesinde kırılma yaşanabileceği ve bu durumun dünya genelinde aşırı yağışlar ile “iklim kırbacı” etkisini tetikleyebileceği belirtiliyor.
İngiltere'deki Reading Üniversitesince yapılan bir araştırmaya göre, küresel ısınma nedeniyle uçakların kalkış esnasında zorlanmaları veya daha uzun süreler yere yakın uçmaları sonucu 2050'ye gelindiğinde havalimanları çevresinde yaşayan daha fazla insan uçak gürültüsüne maruz kalacak.
Yeni Zelanda çevresindeki okyanusların küresel ortalamadan yüzde 34 daha hızlı ısındığı tespit edildi. Buzulların erimesi sonucu 104 milyar dolar değerindeki 219 bin konut, su altında kalma riskiyle karşı karşıya.
Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Celeste Saulo, "Dünyanın su kaynakları giderek artan bir baskı altında. Aynı zamanda suyla ilgili daha aşırı tehlikeler, yaşamlar ve geçim kaynakları üzerinde giderek artan bir etkiye sahip." ifadelerini kullandı.
Ozon tabakasının toparlanması, insan sağlığı ve çevre için olumlu etkiler yaratsa da, iklim değişikliği açısından yeni bir risk oluşturuyor. Reading Üniversitesi öncülüğünde yapılan araştırmaya göre ozon, 2050 yılına kadar karbondioksitin hemen ardından küresel ısınmaya en fazla katkı sağlayan ikinci faktör haline gelecek.