Yıl başında Uludağ’da kayak yapmak, Yeşilçam klasiklerinde güç ve prestijin sembolü sayılırdı. Beyaz örtüyle kaplanan pistler, otel lobilerindeki şömineler ve kalabalık telesiyej kuyrukları kışın değişmez sahneleriydi. 1960’lı, 70’li ve 80’li yıllarda, metrelerce karla kaplı o kayak merkezleri artık neredeyse bir avuç kara hasret kaldı.